ADSL Modem Şifreleri

Tarih: 14 Ağustos 2014  |   Bölüm: Havadan Sudan  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Belli başlı adsl modemlerinin giriş şifreleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Aztech, Airties, ZyXel markalı modem şifrelerini aşağıdan öğrenebilirsiniz. Modemlerin içerisine girebilmek için gerekli bir adres vardır. Bu adresler de aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Eğer kullandığınız modemin ip numarasını ve şifrelerini aşağıda bulamadıysanız, kullanım kılavuzuna bakın. Kullanım kılavuzunda bu bilgileri bulmanız mümkündür.

modem şifreleri

Kablosuz ağınızın şifresini nasıl değiştireceğinizi öğrenmek istiyorsanız, “Kablosuz Ağ Şifresi Değiştirme” başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Wireless – Kablosuz Ağ Şifresini Değiştirme

Tarih: 14 Ağustos 2014  |   Bölüm: Teknoloji  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

kablosuz ağ şifresini değiştirmeEvinizde kullandığınız wireless kablosuz internet hattınızın şifresini değiştirmeniz, onu bulmaya / kırmaya çalışan insanlara önlem olması açısından önemlidir. Kablosuz modem kullananlar, modemin üzerinde yüklü olan fabrika ayarlarıyla gelen şifreyi değiştirmedikleri takdirde, başkaları kablosuz ağınızın şifresini bulabilir ve sizin hattınız üzerinden internete bağlanabilir. Eğer sınırlı bir aboneliğiniz varsa, kotayı aşıp ek ücret ödeme ihtimali ortaya çıkabilir. Veya sınırsız hat kullananların interneti yavaşlayabilir, adil kullanım kotası aşılacağından yavaş bir internet kullanmaya mecbur kalabilirler.

Kablosuz ağın şifresini modem içerisinden değiştirebilirsiniz. Bunun için bilgisayarın denetim masasındaki ağ bağlantıları ayarlarıyla uğraşmaya çalışmanıza hiç gerek yok. Çünkü bu ayarların hiçbiri, kablosuz ağınızın şifresiniz değiştirmeyi sağlamaz. Onlar sadece proksi / dns ayarlarıyla ilgili yapacağınız değişiklikler içindir. Bunun dışındaki modem ayarlarını, internet explorer gibi bir tarayıcı üzerinden gireceğimiz modemin içerisinden yapmamız gerekiyor.

Şimdi sırayla yapacağımız işlem basamaklarını göstermeye çalışalım:

1) Öncelikle internet explorer, mozilla firefox, google chrome gibi herhangi bir internet tarayıcısını açın. Bazı modemlerin içerisindeki sistemler, yalnızca internet explorer ile çalıştığı için garantiye almak adına ie kullanmanız iyi olur.

Türk Kağanlarının Görev ve Sorumlulukları

Tarih: 3 Temmuz 2014  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

türk kağanlarıTürk hükümdarı bütün devlet teşkilâtının başı ve toplumun lideri olarak, en büyük güç ve yetkileri kendi şahsında topluyordu. Her emri, kanun hükmünde ve değerindeydi. Devletin her kademesindeki görevliler ve bütünüyle halk, bu emirlere uymak zorundaydı. Öte yandan Türk hükümdarı, en büyük yargıç durumundaydı. O, bu sıfatıyla yüksek mahkemeye başkanlık ederdi. Şahsına ve devlete karşı suç işleyenler için tutuklama kararı alabilir; bizzat yargılamasını yapabilir; ölüm dahil çeşitli cezalar verebilirdi.

Türk kağanı, devletin başı olarak iç ve dış siyaseti düzenler; savaş ve barışa karar verir; savaş ve akınlarda ordulara komuta eder; elçiler gönderir, elçiler kabul eder; devlet teşkilâtının her kademesindeki görevlileri tayin eder veya görevlerinden alırdı.

Türk kağanlarının en önemli görevlerinden biri de, Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan bütün toplulukları bir devlet çatısı altında toplamak idi. Bu, ancak kuvvet, yani silâh gücü ile yapılabilmekteydi. Bunun için Türk kağanları, ordular sevk ederek savaşmak, devletleri ortadan kaldırmak, toplulukları itaat altına almak, birlik ve bütünlüğü sağlamak durumundaydılar. Bu durum Göktürk Yazıtlarında “İlliyi (devletli olanı) ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik (itaat altına aldık) şeklinde ifade ediliyordu.

Türk kağanları, sadece Türk topluluklarını değil, yabancı soydan kavimleri de bir devlet çatısı altına toplamayı kendilerine gaye edinmişlerdir. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, onlar daima dünya hâkimiyeti dâvâsı gütmüşlerdir. Çünkü Türk kağanları, dünya hâkimiyetinin Tanrı tarafından bir görev olarak kendilerine verildiğine inanıyorlardı. Bilge Kağan, bu hususta Göktürk yazıtlarında âdeta dünya hâkimiyetini gerçekleştirmiş bir hükümdar gibi şöyle konuşmaktadır: “Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum”. Bu sözler, hiç şüphesiz ulaşılmış olan hedefi değil, ulaşılmak istenilen bir hedefi göstermektedir.

Hüseyin Hatemi

Tarih: 2 Temmuz 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

hüseyin hatemiHüseyin Hatemi esas olarak hukukçudur. Fakat gerek hukukî konularda, gerek sosyal konularda, gerekse dinî konularda çeşitli kitaplarıyla, makaleleri ve bilhassa televizyon konuşmalarıyla fikirlerini beyan etmiştir ve etmektedir. İslâmî konulardaki görüşlerini her fırsatta açıklayan Hüseyin Hatemi, tabiî hukukun ilâhî hukuk olduğunu ileri sürer.
Hüseyin Hatemi’nin, sosyalizm tartışmalarının gündemde olduğu dönemde Nureddin Topçu’nun İslâm sosyalizminden bahsettiği sıralarda bu konuda “İslâm Açısından Sosyalizm” adlı kitabı yazmıştır.

Nureddin Topçu’nun “Önsöz”ü ile çıkan kitapta, maden ve toprak mülkiyeti, zararlı servet yığılmalarının önlenmesi, riba (faiz) yasağı, ticaret serbestisinin Kur’an-ı Kerim’deki sınırları, servetin nasıl kazanıldığı, miras, bağış, sadaka, el emeği cihat şuurunun iktisadî sahaya tesiri, İslâm’ın emperyalist bir güçle uzlaşabilir mi, İslâm emperyalist olabilir mi? Ticarî ve iktisadî faaliyet ve münasebetlerinin düzenlenmesi, içki-kumar-isrâf, altın ve gümüş yasağı ile içtimaî yardım teşkilâtı İslâmî açıdan incelenmiştir.

Hüseyin Hatemi, İslâm’ın ve İslâm düşüncesinin sahip olduğu dinamizmi kavramış, bu düşünceyi sosyalist anlayışa ve onun iktisadî ve toplumsal sorunlarına uygulamıştır. O, aynı zamanda İslâm cemiyetinin ideal düzenini ortaya koymaya çalışmıştır. Yazar, kitabın sonunda şöyle diyor: İslâm, Allah’ın dosdoğru ve eksiksiz yoludur. Marxist teori ile marksist tatbikatı nasıl birbirinden ayırıyorsanız, İslâm’ı da İslâm ülkelerindeki uygulamalardan ayırarak düşünmemiz gerekir. Bu ayırmayı yaparak İslâm’ı incelerseniz, onda en küçük bir kusur bulmanıza hiçbir zaman imkân yoktur. Bu, yalnız “iman”ın değil, aynı zamanda gerçeğin ifadesidir.

Hüseyin Hatemi (d. 12 Aralık 1938, İstanbul, Türkiye) Türk akademisyen, yazar ve hukuk profesörü. 1898’de İran Şahpur’da doğan Ali Asgar Hatemi Bey ile 1910’da İstanbul’da doğan Azerbaycan göçmeni Cemile hanım’ın ikiz çocuklarından biri olarak dünyaya geldi. İkiz kardeşi Hasan Hüsrev Hatemi iç hastalıkları profesörüdür. Tam adı Hüseyin Perviz olduğu halde daha sonradan, ikinci isminin İslam Peygamberi Muhammed’in mektubunu yırtan İran hükümdarıyla aynı adı taşıdığını öğrenince bu ismi mahkeme kararıyla sildirdi.

  Yukarı çık!