Hristiyan Türklerin Kökeni ve Tarihi

Tarih: 20 Temmuz 2012  |   Bölüm: Din  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

ortodoks türklerOsmanlı arşiv belgelerinde Karamanlılara, “Zimmiyân-i Karaman” ya da “Karamaniyân” denilmektedir. Karamanlılar ise kendilerine “Anadolu Hıristiyanı” veya “Anodululular”, konuştukları dile de, “Yavan Türkçe”, “Sade Türkçe”, “Anadolu lisanı” derler.

Karamanlıların menşe’i hakkındaki görüşler farklıdır. Dr. Robert Anhegger, bunların iki kökten geldiğini söylemektedir:

1) Bizans zamanından kalma Hıristiyan Türkler.

2) Yunanca yerine Türkçe’yi benimseyen Hıristiyanlar.

Karamanlıların Türk menşe’li olduklarını savunan bir yazar bu görüşünü şu şekilde ispatlamaya çalışmaktadır:

1) Osmanlı Devleti; bütün eski Yunanistan ülkesini ve Yunan dili konuşulan memleketleri, sınırları içine almış; Yunan dili konuşan cemaatler yüzyıllarca beraber yaşadıkları Türklerden, bir kelime Türkçe öğrenmek mecburiyetini hissetmemişler iken, aynı idarî ve siyasî şartlar altında yaşamış olan Trakya ve Anadolu’daki Ortodoks ve Rum cemaatlerinin bir kelime Yunanca bilmeyerek Türkçeyi bütün saflığı ile konuşmakta olmaları,

2) İncil’in Türk diline çevrilmiş olması, Türkçenin Ortodoks kilisesi ibadet ve âyinine sokulması, Türk papaz sınıfının tesis edilmiş olması.

3) Türk dilinin yazılması için Yunan harflerinin değiştirilerek kullanılmış olması ispat etmektedir ki, Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşamış olan bu Hıristiyanların asılları Türk’tür.

S. A. Hüdaverdoğlu-Theodotos ise, Karamanlıların menşe’ itibariyle Grek olduklarını, Türklerin tehditleri sonucu dillerini değiştirmek zorunda kaldıklarını iddia etmektedir.

Başkurt / Türk Kahramanları

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurt isyanları, rus mücadelesiCesurluğu ile destanlaşan Yulayoğlu (Yulayev) Salauat, Başkurtların en sevdiği kahraman oldu. Onun hakkında pek çok destan ve şarkı yazıldı. Saluata yazılan şiirler ve şarkılar kitap haline getirildi ve hayatı roman ve tiyatro halinde yazıldı.

Başkurtların kahramanlarına bu sevgisi onun heykelini Başkurt Devlet Başkanlığı binasının önüne diktirdi. Heykeltraş S. Tavasiyev ve mimar İ. Gaynitdinov’un yaptıkları sanat şaheseri Salauat Abidesi, Devlet Başkanlığı’nın önünde, Ak İdil’in kenarında hakim bir tepeden bütün Ufa’yı seyretmekte ve Başkurt kahramanlığını ve yüreğini dost düşman tüm dünyaya ilan etmektedir.

Salavat’tan Sonra Başkurdistan

Başkurtların sürekli olarak dayanışma içinde oldukları Kazak Hanlığı’nın da Rus hakimiyetine girmesi ve Başkurtlar ile Kazakların arasına Rus ordusu ve Rus göçmenlerin yerleştirilmesi Başkurdistan’da Rusların, rahat bir nefes almalarını sağladı. Salavat Yulayoğlu’ndan sonra bağımsızlık ve isyan hareketleri lojistik desteklerinden mahrum kaldığı için eskisi gibi büyük çapta yapılamaz oldu.

Ruslar bu sakin dönemlerinden yararlanarak Başkurtlardan asker toplamaya başladılar. Kendi arzusuyla Rus ordusuna katılan Başkurtlar çok eskilerden beri vardı ve Ruslar bunları değerlendiriyorlardı. Ancak 1756-63 yılları arasında Rus tarihine “yedi yıl savaşları” olarak geçecek olan Alman savaşında Başkurtlardan 12 alay kuruldu. Cesaretleriyle dikkat çeken Başkurtlar, orduda normal Rus askerleri gibi silah ve teçhizata sahip değillerdi.

Başkurt İsyanları ve Direnişi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurt türkleriBölgeye gönderilen General Urusov ise Nisan ayında Moskova’ya gönderdiği raporda, “Karasakal’a karşı gönderdiğimiz asker hiç bir şey yapamıyor. Karasakal her geçen gün durumunu kuvvetlendiriyor” diye yazmaktaydı. Haziran ayındaki raporunda ise “Karasakal ve askerleri Rus ordusunun geldiğini görünce Yayık nehrinin güneyine çekildi.

Onu Binbaşı Pavlekskiy Tobol nehrine kadar takip etti.” demekteydi. Temmuz ayında ise General Urusov Moskova’ya şu bilgileri gönderir “Karasakal taraftarlarının kovalıyor ve cezalandırıyoruz. Bugüne kadar 170 kişiyi idam ettik, 1862 kişiyi esir aldık ve 1 735 kişiyi de Baltık’a sürgüne gönderdik”.

Karasakal geri çekilerek Kazak Ordu Cuz hanlarına sığında. Kazak hanları Abılay ve Barak onu hürmetle karşıladılar ve emrine 2.000 asker verdiler.

Karasakal’ın Kazak tarafına çekilmesinden sonra da bağımsızlık hareketi iki yıl bastırılamadı. Ruslar olayları durdurduktan sonra Orenburg ve Menzele şehirlerinde iki askeri mahkeme kurdular. Buralara götürülen binlerce Başkurt isyana katılma suçuyla yargılanıp dehşet verici cezalara çarptırıldılar.

Kaburga kemiklerinin kırılması, ateşle yakılma, şişleme, başlarına çivi çakma, burun kulak kesme gibi acımasız muamelelere maruz kaldılar. Bu mahkemelerde sonunda 18.134 kişi öldürüldü, 3.236 kişi hapse mahkum edildi, 5.983 kişi ise köle olarak satıldı. Rıçkov’un verdiği bilgilere göre genel kayıpların, idam edilenlerin ve köle olarak satılanların toplam sayısı 28.190 kişiydi.

Başkurdistan Devleti Hakkında Bilgi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurtlarAynı yıl Başkurtların Rus ordusuna askere alınması kanunu çıkarıldı fakat uygulanamadı. Başkurtlar Rus ordusuna asker vermiyorlardı. Hemen komşu Türk ili Kazan’da ise baskılar çok ağırdı. 1725 yılında askerlik, vergi ve dini baskılardan kaçan çok sayıda Tatar Başkurdistan’a sığınıyordu.

1649-1735 yıllar arası Başkurtlar adeta bir iç muhtariyete sahiptiler. 1729 yılında “zulüm yapmama, rehine (amanat) almama” hususunda kanun yayınlandı. 1729 yılında ise vergi düzenlemeleriyle ilgili kanun yayınlandı. 1733 yılında Başkurtlar için Orenburg’da idari bir komite kuruldu. Komite üç kişiden oluşuyordu ve iki üye Başkurtlar tarafından belirleniyordu.

Komite öncelikle Başkurt Tarhanlarının kaydını yaptı. Bundan sonra Başkurtlar savaş dönemlerinde Han unvanı verilen bir kişinin etrafında toplanıyorlardı ancak savaş bittikten sonra Hanın hiçbir hükmü kalmıyordu. Barış dönemlerinde yılda bir kez olmak üzere Başkurt Kurultayı toplanıyordu ama günlük hayatta her Başkurt kendi beyine bağlıydı ve kurultaylara rağmen herhangi bir hükümet oluşumuna gidilmesi yasaklanmıştı.

  Yukarı çık!