Ortodoks Türklerin Tarihine Bir Bakış

Tarih: 21 Temmuz 2012  |   Bölüm: Din  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

ortodoks türklerin tarihiNe hikmettir ki, Rum da Ermeni de Hıristiyan olduğu takdirde, Hıristiyanı yine Hıristiyan etmeye çalışırlar. Nadirattan olarak, vakti ile bir Rum hekim de merami (işi, çıkarı) için Ermeni olmuş ise de, encam, Ermeniden olduğu kızı da Rum tarzına tebdil eylemiştir (döndürmüş).

Bunu demekten meram budur ki, bunlar mucibsiz şeylerdir. Sevaptan hatası ziyadedir, hiçbir vakitte ne Ermeni Rum ne de Rum Ermeni olabilir. Kezalik, Yahudi de siyah Arabı yumakla ağartmanın ihtimali var ise, milliyetin de tebdili asandır (kolaydır).

Mezhepçe meselâ ruhaniyet birliği olabilir, ancak milliyetin karışması mümkün olur mevaddan (şeylerden) değildir”35 Misailidis, kendi dindaşları olan Karamanlı Türkleri’nin, Türk örf ve âdetlerine uygun bir hayat sürdüklerini ortaya koymaktadır. Kitabının birçok yerinde bu husus açıkca görülmektedir. “Benim hanem, asrımızın Türkleri tarzı selâmlık ve haremliğe münkasım (ayrılmış) olduğundan”36 şeklindeki ifade bunlardan sadece bir tanesidir. Türkün hoşgörüsü, mertliği ve misafirperverliği yaşanan huzurun teminatı olarak görülmektedir. Yazarın bu konuda anlattıkları da son derece samimi ifadeler olarak kabul edilebilir.

Müslüman Olmayan Türkler

Tarih: 21 Temmuz 2012  |   Bölüm: Din  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

müslüman olmayan türklerBazı bölgelere göre, Nevşehir bölgesinde Rumca (Yunanca) konuşulmasını isteyenlerle Türkçe konuşulmasını isteyenler arasında çok şiddetli çekişmeler olmuştur. Yazılı belgelerde Anadolu Hıristiyanlarının anadilinin Yunanca olduğu tezine karşı, 1914 yılı Nevşehir Salnamesi’nde (Bugünkü Türkçe ile) şunları okuyoruz:

“Bu salnameyi bizim Anadolu lisanında (Türkçe) yayınlıyoruz ve kullandığımız Türkçeye karşı ileri sürülen tenkitlere cevap olarak şunu soruyoruz: Yeterince Rumca bilenler ve bilmeyenler arasındaki oran nedir?”

Karamanlılar arasındaki bu Rumluk, Türklük tartışmaları ve “mübadele” ile neticelenen bu gerçek karşısında, “Temaşa-i Dünya ve Cefakâru Cefakeş’i yayına hazırlayan Robert Anhegger’in kitabın sonundaki yorumu şöyledir:

Türk Ortodoks Patrikhanesi

Tarih: 21 Temmuz 2012  |   Bölüm: Din  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

hristiyan türklerin tarihiTürk Ortodokslarına, Karamanlılar adının verildiğine dair Osmanlılar dönemine ait birkaç kayıt üzerinde duralım: Adından yukarıda bahsettiğimiz ve 1553’lerde İstanbul’u ve Anadolu’yu dolaşan Alman seyyahı Hans Dernschwam, o sırada İstanbul’da, Yedikule yakınındaki bir mahallede oturan ve Caramonos denilen bir topluluktan bahseder.

Dernschwam’a göre; “bunlar Karaman’dan gelmişlerdi”. Dinleri Hıristiyan olup, Ortodoks mezhebindendirler. Fakat kiliselerinde âyinlerini Yunan dilinde yapmayıp, Türkçe konuşurlar.” Bu ifadelere ilâve olarak Semavi Eyice’nin tesbitleri de şöyledir:

Yedikule yakınında, Samatya’da 1955’te yanan Hagios Konstantinos Kilisesi, öteden beri Karamanlılara aitti. İstanbul’da ölen Karamanlıların çoğu, surlar dışındaki “Balık Manastırı”na gömülmüş veya başka bir yerdeki mezar taşları topluca buraya taşınmıştır. Bunların Grek harfli Türkçe mezar taşları bugün manastırın avlusunda bol miktarda bulunmaktadır”.

Avram Galanti, Anadoluda’ki Ortodoksların Türkçeden başka dil bilmediklerini şöyle anlatır: “Türkçe konuşan Selçukîlerin, on ikinci asırdan itibaren bulundukları yerlerde ve bilâhare Osmanlı Türklerine geçen yerlerde yaşamış Ortodoks Rumların lisanları Türkçe idi. Bunlar Yunanca bilmediklerinden, dinî eserlerini Yunan yazısı ile Türkçe yazarlar ve dolayısıyla âyinlerini Türkçe yaparlardı.”

Hristiyan Türkler Kimlerdir?

Tarih: 21 Temmuz 2012  |   Bölüm: Din  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

hristiyan türklerTürkler arasındaki Hıristiyanlık faaliyetleri Balkanlar ve Orta Asya’da yoğunluk kazanır.Bu sahadaki faaliyetlerin daha etkili olduğu ve Hıristiyanlığın buradaki Türk boyları arasında daha fazla kabul gördüğü anlaşılmaktadır.

Balkanlara, Karadeniz’in kuzeyinden geçerek gelen Bulgar, Avar, Peçenek, Uz, (Kuman) Kıpçakların, millî şuur yerine kabile şuuruna sahip olmaları, Bizans İmparatorluğu’nun işine gelmiş, asırlarca bu Türk boylarını birbirine düşman etmiş ve birbirine kırdırmıştır. Bizans, Türkleri birbirine düşürüp perişan ettikten sonra onları esir almış ve Hıristiyanlaştırıp; Balkanlar’a ve Anadolu’ya yerleştirmiştir.

Türklerin, Anadolu’ya ilk adım atışları, Selçuklu Sultanı Alp Arslan’dan beşyüz elli yıl kadar önce gerçekleşmiştir. İlk gelenler de Bulgar Türkleridir. 530’da Bizans orduları tarafından bozguna uğratılan Bulgarların bir kısmı Anadolu’ya geçirilerek Trabzon havalisi ile Çoruh ve Yukarı Fırat bölgelerine yerleştirildiler.

  Yukarı çık!