Cümlenin Öğeleri

Tarih: 9 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

cümlenin öğeleriKelimelerin ve kelime gruplarının, edatların, bağlaçların birbirleriyle ilgili hâ­le getirilmesi, bunlara ihtiyaca göre çeşitli çekim eklerinin eklenmesi bir yargı el­de etmek ve anlamlı bir ifade ortaya koymak içindir. Dünya gazetesi, şairin hastahaneye yatırıldığını yazıyordu cümlesinde Dünya gazetesi öznesi ile şairin has-tahaneye yatırıldığı nesnesi içinde bulunan kelimeleri birbirine bağlayan çekim ekleridir, -si iyelik eki, gazeteyi, dünya sözüne bağlarken şair -in kelimesindeki –in eki, yatırıldığ -ı kelimesindeki -ı iyelik ekiyle ilgi kurar, yatırmak, -e yönelme durumu ekini almış olan hastahane biçimine, yazıyordu yüklemi ise -i yükleme durumu ekiyle yatırıldığı kelimesine başlanır. Bu ekler birer çekim ekidir. Böyle bir örgü içinde kurulan cümlede uyumlu ve mantıklı bir diziliş görülür.

Bir ifadenin elde edilmesinde öncelikle çekimli fiile ihtiyaç vardır. Bu, doğ­rudan bir fiil olabileceği gibi, yardımcı fiil veya isim soyundan bir kelime de ola­bilir. Çekimli fiil veya yargı taşıyan isim, cümlede yüklemi temsil eder. Çekimli bir şekil olmadan cümle kurulamaz. Bu sebeple cümlenin en önemli öğesi yüklem­dir. Yüklem isim de olsa, çekimli olmalıdır. Yüklem, devrik kullanımlar dışında genel olarak cümlenin sonunda bulunur. Yüklemin meydana gelmesini sağlayan özne ise, başta yer alır. Bu iki temel öge arasında da tümleçler bulunur.

Cümlenin belli başlı öğelerine aşağıdaki bağlantılara dokunarak ulaşabilirsiniz:

Yüklem
Özne
Dolaylı Tümleç
Zarf Tümleci

Zarf Tümleci / Cümlenin Öğeleri

Tarih: 4 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

cümlenin öğeleriCümlede yüklemin anlamını zaman, durum, tarz, nicelik (azlık, çokluk), se­bep, ölçü ve soru anlamları katarak tamamlayan tümleçlere zarf tümleci deriz. Son yıllarda cümle bilgisi ile ilgilenenler, bunları birer tümleç değil de doğrudan “zarf” diye adlandırıyorlar.

Vazonun çatlak olduğunu ancak eve geldiğinde anlamıştı. Bu cümlede gel­diğinde her ne kadar bulunma durumu ekiyle kurulmuş bir fiilimsi olarak görülü­yorsa da, anlamıştı yüklemini zaman bakımından sınırlayan, anlamını değiştiren bir zarf tümlecidir, geldiğinde yerine geldiği zaman zari tümlecini koyduğumuzda anlamda bir değişiklik olmaz.

Tren geldikçe rahatsız edilmiş bin suratla ortaya çı­kan istasyon memuru, işi biter bitmez, derhal odasına çekilirdi örneğinde biter bitmez ve derhal zarfları çekilirdi yüklemini tarz açısından sınırlamaktadır. Bu cümlede geldikçe kelimesi de zarftır. Ancak sınırlandırdığı rahatsız edilmiş fiili bu cümlede surat kelimesinin sıfatı olmuştur. Dilimizde, bu şekilde zarf fiil ekleriyle (-dıkça I -dikçe, -ınca / -ince, -arak / -erek) kurulmuş tümleçler çok yaygındır.

Oldukça zengin. Hiç evlenmemiş. Çok iyi yüzüyor, iyice pişir. Dostça davranalım örneklerinde görülen, sıfatın ve fiilin anlamını değiştiren oldukça, hiç, çok iyi, iyice, dostça kelimelerinden tutun da aşağıda örneklerini verdiğimiz zarf grup­larına kadar çeşitli yapıdaki şekiller, eğer yüklemin veya cümledeki bir fiilimsinin anlamını tarz, zaman, sebep, nicelik (azlık, çokluk), ölçü bakımlarından sınırlıyor­larsa, zarf tümleçleri sayılırlar.

  Yukarı çık!