Empresyonizm / İzlenimcilik Akımı

Tarih: 16 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

empresyonizm nedir, özellikleriEmpresyonizm, izlenimlerin bıraktığı etkileri olduğu gibi göstermeyi amaç edinen sanat akımıdır. Bu akımın en önemli etkileri resim sanatında olmuştur. Empresyonizm, dış dünyayı realizm, natüralizm ve parnasizimde olduğu gibi gerçek çizgileriyle ve objektif olarak sanata taşımayı değil, dış dünya tabiat ve objelerin; insan ve sanatkâr üzerinde bıraktığı intibalar çerçevesinde yansıtmayı ele alır.

Empresyonizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Empresyonizm on dokuzuncu yüzyılın sonlarında Fransa’da doğmuş, oradan Avrupa’ya ve Avrupa dışı ülkelere yayılmıştır. Bu akım on dokuzuncu yüzyılda dış âlemi bırakarak içi âlemi anlatmayı gaye edinmiştir.

Karaalioğlu (1980), empresyonizmle ekspresyonizm arasındaki farkı şöyle açıklar: Ekspresyonizm, objektiflik bahanesiyle dış âlemi tamamen ortadan kaldırmak gayesinde olduğu halde; empresyonizm, sübjektivist olarak dış âlemin bir kısmını vuzuhsuz olarak muhafaza eder. Dünya Edebiyatından empresyonist eser veren isimler arsında Paul Verlaine (1844-1896), Arthur Rimbaut (1854-1891), Rainer Maria Rilke (1875-1926) gösterilmiştir.

Ünanimizm

Tarih: 15 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

ünanimizm nedir, özellikleriÜnanimizm yirminci yüzyılın başında Jules Romains tarafından kurulan, bireylere değer vermeyerek topluluğu meydana getiren tek ruhu konu alan edebiyat akımıdır. Bazı yazarlar tarafından hümanizm yerine de kullanılmıştır. Ünanimizmin ortaya çıkışındaki nedenler. sembolizmin aşırı bireyciliği yerine toplumsal değerlerin önemsenmesi gerektiğinden yola çıkan ünanimistler bu görüşleriyle hayalcı sembolistlere karşı bir görüş olarak ortaya çıkarlar.

Karaalioğlu (1980), ünanimist şairin görevinin; ruhlardaki sırları güneş ışığına çıkarmak, verimsiz hülyaları, bencilliği yıkmak, olduğunu ifade eder. Romantiklerin savundukları yalnızlığın ünanimistler aslında kuruntu olduğunu ve insanın isterse iç ve dış zenginlikleriyle topluma katılabileceğini, kuvvetli heyecanların etkisiyle toplulukların ruhunun birden canlanabileceğini ifade eder. Ünanimizmin savunucusu Jules Romains’in 1908’de yayınladığı şiir kitabında ünanimizm için şunlar söylenmektedir:

Şimdiye kadar bireysel ruhu, hayatın şaheseri ve yeryüzünün zirvesi olarak düşünüyorduk. Hâlbuki yüzyıllardan beri, derinden derine, sessiz bir hayat süren topluluklar, insanların meydana getirdiği en küçük ve en büyük topluluklar, gruplar kalabalıklar, köyler en sonunda insanüstü varlıklarını ispat etmiş durumdadırlar… Bazı kimseler (Zola, Verhaeren.) bunu sezmiş ve anlamışlardır.

Sembolizm / Simgecilik Akımı

Tarih: 14 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

sembolizm nedir, özellikleriSembolizm ya da yazın akımları özel sayısındaki kullanımıyla simgecilik açıklıktan kaçınıp sembollü anlatımlara yer veren, müziğin belirsizliğine özenen edebiyat akımıdır. Sembolizmin bildirisi 1886 yılında, Jean Moreas tarafından hazırlanır. Moreas makalesinde sembolizmden önce edebiyat dünyasında yer etmiş, belli bir temayülden sonra gözden düşmüş edebi akımlara değinerek; yeni edebi akımlarının edebiyatın gelişmesiyle ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu belirtir.

Moreas, makalesinde adını ‘Simgecilik’ olarak önerdikleri bu yeni edebi akımın uzun bir kuluçka döneminden sonra kabuğunu çatlatacağını ifade eder. Biz daha önce, yaratıcı aklın sanattaki bu yeni eğilimini, usa en uygun biçimde belirleyebilecek yetkin bir terim olarak simgecilik’i önerdik. Tutulmalıdır bize kalırsa bu adlandırma. Sembolizmin bildirisi sembolizmin ilkeleriyle tanıtıldığı bir bildiri olmaktan uzaktır. Daha çok, Fransa’da doğan bu yeni edebi akımın oluşum sürecine ve nedenlerine, akımın geliştirilmesi için neye ihtiyaç duyulduğuna yer verilmiştir. Özellikle şiir alanında gelişen sembolist edebi akımın; şiir türünün ilkelerini, açıklayan ve sembolist şiiri tanıtan “ArtPoetigue” (Şiir Sanatı) ile Paul Verlaine’dir.

Bruntirere, her türlü sembol bir açıklamadır, der. Litre’ye göre ise bir sembol bir başka şeyin yerine kullanılan bir mecaz veya hayaldir. Albert Camus ise sembolist bir eseri anlamak kadar güç bir şey yoktur, bir sembol kullananı her zaman aşar ve ona gerçekte belirttiğine inandığından daha fazlasını söylettirir. Karaalioğlu, sembolizmi andıran, edebiyat akımlarından birinin de obskürizm(kapalılık) olduğunu bu akımın yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkan bir sanat akımı olduğunu belirtir. Gölgecilik de denen bu sanat akımı, gayesine varmak için karşısındakinin hayalini işletecek tarzda kapalı anlatış araçları kullanarak kelimelerin sadece müziği ile bunların uyandırdığı duyguları önemsemiştir. Doğa, canlı sütunları bazen karışık sesler çıkardığı b.ir mabettir. İnsan burada kendisini, gizli bakışlarla gözleyen sembol ormanları arasından geçer.

Parnasizm / Şiirde Gerçekçilik Akımı

Tarih: 13 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

parnasizm nedir, özellikleriFransızca ‘parnasse’ (şiir) kelimesi, Yunanistan’daki bir dağın (parnassos) adından gelmektedir. İnanışa göre, Apollon’un başkanlık ettiği şiir ve müziğin ilham perileri bu dağda bulunmaktır.

Realizmin ve natüralizmin roman ve tiyatroya getirdiği esaslarla romantik görüşe cephe aldığı bir dönemde; şiirin normal şeklinde devam etmekte olduğu ifade edilir. Parnasizm öyle bir ortamda realist ve natüralist esasları şiire aktarmak amacıyla romantizme karşı bir tepki olarak doğmuştur.

Parnasizmin ilke ve özelliklerinin realizme ve natüralizme benzer olmasının nedeninin de bu olduğu ifade edilir. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında romantik şiir anlayışına tepki olarak doğan parnasizmin; 1900’lerde sona erdiği, adını 1866’da yayımlanan ‘Le Parnasse Contemporain (Çağdaş Parnaslar)’ isimli şiir dergisinden aldığı, realizm ve natüralizmin de şiirdeki adı olduğu ifade edilir.

Parnasizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Çetişli (2010), realizm ve natüralizmin şiirdeki adı olan parnasizmin, realizm ve natüralizmle aynı sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel şartlarda aynı düşünce zemininde doğup geliştiğini belirtir. Dünya edebiyatında parnasizmin temsilcileri olarak; Th.Gauthier (181-1872), Theeodore de Banville (1823-1891), Leconte de Lisle (1818-1905), François Coppee (1842-1972), Jose Maria de Heredia (1842-1905) gösterilmiştir.

  Yukarı çık!