Sovyet Dönemi Nedir?

Tarih: 19 Temmuz 2013  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

sovyetler birliği1905 ile 1917 arasında genel olarak “Müslümanlık” çerçevesi içinde birlikte siyasî faaliyetlerde bulunmaya çalışan Çarlık Rusyası’ndaki Türklerin 1917 ile 1920 yılları arasında çeşitli Türk yurtlarında kurdukları muhtariyet hükümetleri ve bağımsız cumhuriyetler Bolşevik güçleri tarafından silah zoruyla birer birer ortadan kaldırıldı.

Lenin ve Stalin’in 20 Kasım 1917’de ilan ettikleri Rusya’daki bütün Müslümanlara yönelik özgürlük ve kendi kaderini kendileri belirleme çağrısının bir aldatmaca olduğu, zaten 1917 sonlarında ilk Türk muhtariyet hükümetleri ilan edilmesinden 4 ay gibi kısa bir süre sonra ortaya çıktı.

Sovyetler Birliği ya da SSCB olarak da bilinir, Rusya İmparatorluğu’nın 1917’deki Büyük Ekim Devrimi’yle yıkılmasından sonra aynı topraklar üzerinde kurulan ve 1991’e değin varlığını koruyan devlet. Avrupa’nın doğu kesimiyle, Asya’nın kuzey kesimi boyunca yayılan SSCB, son yıllarında 22.403.000 km²’lik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi.

Nüfus bakımından da 293.047.571 (Haziran 1991) kişiyle 3. sırada yer alıyordu. Aynı zamanda dünyanın başlıca siyasî ve askerî güçlerinden biri olan Sovyetler Birliği, batısında Norveç, Finlandiya, Baltık Denizi, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan ve Romanya, güneyinde Karadeniz, Türkiye, İran, Afganistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Moğolistan ve Kuzey Kore yer alıyordu. Kuzey ve doğu sınırlarını ise Kuzey Buz Denizi ve Büyük Okyanus çiziyordu. Birliğin başkenti Moskova, para birimi ise Sovyet Rublesiydi.

Başkurt / Türk Kahramanları

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurt isyanları, rus mücadelesiCesurluğu ile destanlaşan Yulayoğlu (Yulayev) Salauat, Başkurtların en sevdiği kahraman oldu. Onun hakkında pek çok destan ve şarkı yazıldı. Saluata yazılan şiirler ve şarkılar kitap haline getirildi ve hayatı roman ve tiyatro halinde yazıldı.

Başkurtların kahramanlarına bu sevgisi onun heykelini Başkurt Devlet Başkanlığı binasının önüne diktirdi. Heykeltraş S. Tavasiyev ve mimar İ. Gaynitdinov’un yaptıkları sanat şaheseri Salauat Abidesi, Devlet Başkanlığı’nın önünde, Ak İdil’in kenarında hakim bir tepeden bütün Ufa’yı seyretmekte ve Başkurt kahramanlığını ve yüreğini dost düşman tüm dünyaya ilan etmektedir.

Salavat’tan Sonra Başkurdistan

Başkurtların sürekli olarak dayanışma içinde oldukları Kazak Hanlığı’nın da Rus hakimiyetine girmesi ve Başkurtlar ile Kazakların arasına Rus ordusu ve Rus göçmenlerin yerleştirilmesi Başkurdistan’da Rusların, rahat bir nefes almalarını sağladı. Salavat Yulayoğlu’ndan sonra bağımsızlık ve isyan hareketleri lojistik desteklerinden mahrum kaldığı için eskisi gibi büyük çapta yapılamaz oldu.

Ruslar bu sakin dönemlerinden yararlanarak Başkurtlardan asker toplamaya başladılar. Kendi arzusuyla Rus ordusuna katılan Başkurtlar çok eskilerden beri vardı ve Ruslar bunları değerlendiriyorlardı. Ancak 1756-63 yılları arasında Rus tarihine “yedi yıl savaşları” olarak geçecek olan Alman savaşında Başkurtlardan 12 alay kuruldu. Cesaretleriyle dikkat çeken Başkurtlar, orduda normal Rus askerleri gibi silah ve teçhizata sahip değillerdi.

Başkurt İsyanları ve Direnişi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurt türkleriBölgeye gönderilen General Urusov ise Nisan ayında Moskova’ya gönderdiği raporda, “Karasakal’a karşı gönderdiğimiz asker hiç bir şey yapamıyor. Karasakal her geçen gün durumunu kuvvetlendiriyor” diye yazmaktaydı. Haziran ayındaki raporunda ise “Karasakal ve askerleri Rus ordusunun geldiğini görünce Yayık nehrinin güneyine çekildi.

Onu Binbaşı Pavlekskiy Tobol nehrine kadar takip etti.” demekteydi. Temmuz ayında ise General Urusov Moskova’ya şu bilgileri gönderir “Karasakal taraftarlarının kovalıyor ve cezalandırıyoruz. Bugüne kadar 170 kişiyi idam ettik, 1862 kişiyi esir aldık ve 1 735 kişiyi de Baltık’a sürgüne gönderdik”.

Karasakal geri çekilerek Kazak Ordu Cuz hanlarına sığında. Kazak hanları Abılay ve Barak onu hürmetle karşıladılar ve emrine 2.000 asker verdiler.

Karasakal’ın Kazak tarafına çekilmesinden sonra da bağımsızlık hareketi iki yıl bastırılamadı. Ruslar olayları durdurduktan sonra Orenburg ve Menzele şehirlerinde iki askeri mahkeme kurdular. Buralara götürülen binlerce Başkurt isyana katılma suçuyla yargılanıp dehşet verici cezalara çarptırıldılar.

Kaburga kemiklerinin kırılması, ateşle yakılma, şişleme, başlarına çivi çakma, burun kulak kesme gibi acımasız muamelelere maruz kaldılar. Bu mahkemelerde sonunda 18.134 kişi öldürüldü, 3.236 kişi hapse mahkum edildi, 5.983 kişi ise köle olarak satıldı. Rıçkov’un verdiği bilgilere göre genel kayıpların, idam edilenlerin ve köle olarak satılanların toplam sayısı 28.190 kişiydi.

Başkurdistan Devleti Hakkında Bilgi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurtlarAynı yıl Başkurtların Rus ordusuna askere alınması kanunu çıkarıldı fakat uygulanamadı. Başkurtlar Rus ordusuna asker vermiyorlardı. Hemen komşu Türk ili Kazan’da ise baskılar çok ağırdı. 1725 yılında askerlik, vergi ve dini baskılardan kaçan çok sayıda Tatar Başkurdistan’a sığınıyordu.

1649-1735 yıllar arası Başkurtlar adeta bir iç muhtariyete sahiptiler. 1729 yılında “zulüm yapmama, rehine (amanat) almama” hususunda kanun yayınlandı. 1729 yılında ise vergi düzenlemeleriyle ilgili kanun yayınlandı. 1733 yılında Başkurtlar için Orenburg’da idari bir komite kuruldu. Komite üç kişiden oluşuyordu ve iki üye Başkurtlar tarafından belirleniyordu.

Komite öncelikle Başkurt Tarhanlarının kaydını yaptı. Bundan sonra Başkurtlar savaş dönemlerinde Han unvanı verilen bir kişinin etrafında toplanıyorlardı ancak savaş bittikten sonra Hanın hiçbir hükmü kalmıyordu. Barış dönemlerinde yılda bir kez olmak üzere Başkurt Kurultayı toplanıyordu ama günlük hayatta her Başkurt kendi beyine bağlıydı ve kurultaylara rağmen herhangi bir hükümet oluşumuna gidilmesi yasaklanmıştı.

  Yukarı çık!