23 Nisan Bayramı Şiirleri

Tarih: 11 Nisan 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

en güzel 23 nisan şiirleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şiirleri, çocukların okuyacağı iki üç kıtalık genelde kısa şiirleri içermektedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün milletin egemenliğini ilân ettiği gün olan 23 Nisan, daha sonra bütün Türk çocuklarına armağan edilmiştir. Bu önemli gün, hem bu yönüyle millî bir bayram hem de çocuklarımızın kıymetinin bilinmesi için bir fırsattır. Bu yalnızca çocukları bir günlüğüne büyük makamlara oturtarak anlaşılamayacak derecede büyük bir bayramdır. Türk çocuklarının geleceğin ışığı olmaları için onların elinden tutmak için bir hatırlatmadır.

TBMM’de ilan edildiği günden beri 23 Nisan her yıl coşkuyla kutlanmaktadır. Bu bayramı anlatan, günün anlam ve önemine uygun çok sayıda şiir yazılmıştır. Aşağıda bu şiirlerden en güzel ve etkili olanları sıralanmıştır. İstediklerinizi törenlerde ve kutlamalarda kullanabilirsiniz:

Şiir Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

Tarih: 7 Mayıs 2013  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

şiir nedir, özellikleriŞiir bir edebiyat türüdür: En yaygın şekli ile “vezinli ve kafiyeli söz” veya “nesrin zıddı olan mısra sanatı” diye tanımlanır. Ancak bunlar kesin tanımlamalar değildir. Bugüne kadar şiirin pek çok tanımı yapılmış, fakat bu konuda değişmez bir sonuca varılamamıştır. Bu durum bize şiir kavramının tek bir tanımın sınırları içine sığmayacağını gösterir.

Yahya Kemal, “Şiir kalpden gelen bir hadisenin lisan hâlinde tecellî edişidir” der. Burada iki kelime bizi şiire yaklaştırır: duygu ve dil. Bu güne kadar yapılan şiir tanımlarının çoğunda “his” önemli yer tutar. Recaizâde Mahmud Ekrem şiiri “fikir, his ve hayal“den ibaret kabul eder.

Dil ise şiirin hem ham maddesi, hem de kaynağıdır. Ancak dil, diğer güzel sanatların ham maddeleri gibi, sanatkârın eline şekilsiz ve anlamsız bir yığın olarak gelmez. Taşa ilk olarak heykeltıraş şekil verir; dağınık renkleri ilk defa ressam düzenler, karışık sesleri musikişinas belli bir sıraya koyar. Ancak dil, şairin eline işlenmiş olarak gelir. Şairin malzemesi taş, renk ve ses gibi sadece sanatkârın kullandığı malzeme değildir, bütün bir milletin kullandığı, malzemedir. Millet bu malzemeyi yüzyıllar boyu kullanmış, işlemiş ve geliştirmiştir. Şiirin malzemesi yaşayan, canlı ve şekil almış bir varlıktır.

Ancak şair dili halkın, kullandığı şekli ile şiirine almaz. Şiir dili alelade konuşma dilinden farklıdır. Bu farklılık kullanılan kelimelerden değil; kelimelerin, anlamından ayn olarak ahengine, telkin kudretine, ses varlığına, çağnşım gücüne göre seçilmelerinden gelir. Şair, kelimelerin seslerini belli bir maksat için “Orkestrasyon” denilen bir grup lengüistik olay içinde ele alır. Orkestrasyon dildeki ses kalıplarının, eş veya birbirleriyle ilgili ses değerlerinin tekrarlanışının ve manalı seslerin kullanılışının, ses taklitlerinin bir sistem içinde yeniden ele alınması ve sıralanmasıdır. Bu yolla günlük hayatta kullanılan kelimeler bir sanat malzemesi hâline gelir.

Sanat malzemesi hâline gelen kelimelerin musikisi şiir için önemlidir. Şiirde musikinin tuttuğu yerin önemini belirtmek için bazı tenkitçiler “musikide nota ne ise edebiyatta şiir odur” derler. Bu noktaya dikkat eden Yahya Kemal “şiir, ritim yani nazım sanatı olduğu için güfteden önce bir bestedir. Mısralarında nağme hissedilmeyen bir manzume sadece bir güftedir ki, onu nesir sahasına atarız. Mısra mısra bir beste olan manzume ise asıl şiirdir” diyor.

  Yukarı çık!