Edebi Akımlar

Tarih: 26 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

edebi akımlar, konu anlatımıÇalışmamız boyunca pek çok şekilde tanımlandığını gördüğümüz edebi akımların düşünce etrafında toplanmış şair ve yazarların ortak düşünme biçiminden çok daha öte bir sistem olduğu söylenmelidir. “Edebi akımlar, edebiyatta görüş, duyuş, anlayış bakımlarından başkalık gösterme, bu başkalıklardan hareket ederek açılan çığırlar anlamına gelir. Toplumsal düzenin ve onun değişiminin bir gereği olarak, dünya görüşü ve sanat anlayışı bakımından birleşen kişilerin, eserleriyle ortaya koydukları ve sürdürdükleri ilkelerin toplamından doğan tutarlılığa edebiyat akımı denmiştir.

Karaalioğlu, çağların edebiyat zevklerinin bu akımlardan kolaylıkla anlaşılabileceğini, kendi çalışmasında incelediği edebiyat akımlarının bugünün modern edebiyatını kurduğunu ifade etmiştir. Bu nedenle de edebiyat akımlarının bir ulusun kalkınmasında nedenli eltili olduğunun öncelikle anlaşılmasını ve bu edebiyat okullarının (akımlarının) gözden geçirilmesini zorunlu görmüştür. Her edebi akımın aynı güçte olmadığını fakat güçlü bir akımın bağlı bulunduğu ulusun yaşantısına yeni bir anlam, yeni bir aydınlık getirdiğini ifade etmiştir.

Edebi akımların öğretiminin genç beyinler üzerinde birçok olumlu etkide bulunduğunu, yeni yetişen gençlerin dimağlarını zenginleştirdiğini, görüş ufuklarını genişlettiğini ifade etmiştir. Bunların yanı sıra doğayı sevdirip gerçekleri gözler önüne sermek, gelecekleri sezdirmek için işe edebiyattan, edebiyat akımlarından başlamak gerektiğine inanmamız gerektiğini söylemiştir.

Romantizm / Coşumculuk Akımı

Tarih: 10 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

romantizm nedir, temsilcileriRomantizm on sekizinci yüzyıl sonunda başlayan, klasik edebiyatın yerine geçen duygu ve hayale fazla yer veren edebiyat çığırıdır. Romantizm sözlüklere göre on sekizinci yüzyıl sonunda başlayan ve duygu ile düşe aşırı yer veren edebiyat çığırıdır. Romantizmin on dokuzuncu yüzyılın başından ortalarına kadara yarım asırlık dönemde hemen hemen bütün Avrupa’da hâkim bir sanat akımı olmuştur. Ancak romantizmin İngiltere’deki başlangıcını on sekizinci yüzyılın başına, Almanya’dakini ise aynı yüzyılın ortalarına kadar götürmek mümkündür. Romantizm Fransa ve diğer Avrupa ülkelerine sıçrayarak on dokuzuncu yüzyılın başından
itibaren sanat ve edebiyat dünyasına hâkim olmuştur.

Victor Hugo, Cromwell’in Ön sözünde romantizm akımına dair şunları söylemiştir: Açıkça söyleyelim. Zamanı geldi artık, çağımızda özgürlüğün ışık gibi, her yere girip de dünyada doğuştan en özgür şeye, düşünce olgularına girememesi yadırgatıcı olur. Kuramları, yazınbilimi, dizgeleri yıkalım. Sanatın yüzünü örten bu köhne alçı kaplamaları sökelim! Ne kural, ne de örnek vardır ya da yalnızca tüm sanata egemen doğanın genel yasalarından ve her oluşum için, her konuya özgü var oluş koşullarından kaynaklanan özel yasalardan başka kural yoktur… Tiyatro bir bakış açısıdır. Dünyada tarihte, yaşamda insana da var olanların tümü oraya yansımalıdır, yansıyabilir de ama sanatın sihirli değneğiyle.

Romantizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Karaalioğlu (1980), romantizmin klasizme tepki olarak doğduğunu, Victor Hugo ile sistemli bir şekil aldıktan sonra bütün Avrupa ve İngiltere’de çok geliştiği klasisizmle süregelen Grek ve Latin taklitçiliğini bırakılarak, Shakspeare, Goethe, Schiller hayranlığının başlandığını belirtir. Romantizm genel olarak iki dönem arz eder.

  Yukarı çık!