Türk oğlu Türk Papa Eftim

Tarih: 14 Ağustos 2012  |   Bölüm: Tarih, Türkçülük  |   Yorumlar: 4 yorum  |   Yazar:

Papa Eftim Kimdir?

1884 yılında, Yozgat’ın Akdağmadeni kazasının istanbulloğlu mahallesinde doğdu. Babasının adı Karahisarlı Oğullarından Baraş’tır. ilk ve orta öğrenimini Akdağmadeni’nde yaptı. Zekâsı ve çalışkanlığı sayesinde hocası Şevki Efendi’nin dikkatini çekti. Arkadaşlarının Kuran ezberlemelerine imrenerek incil’i ezberledi. 21 yaşında iken Ruhban mesleğine girdi.

1908’de Ankara’ya gelerek babasının mesleği olan, manifaturacılığa başladı.1912 ‘de Diyagoz,i9i5’te seçimle papaz oldu ve Akdağmadeni’ne döndü.1918’de Keskin Metropolit Vekili iken Fener Patirkhanesi’ni protesto ederek “Müstakil Türk Ortodoks Patrikhanesini kurdu ve ölümüne kadar başında kaldı.

Papa Eftim, Fener Patrikhanesinin dini siyasete alet ettiğini fark etmesinden sonra 65 yıl onlarla mücadele etti.

“Ben Türk dostu değil, Türkoğlu Türk Eftim’im” diyen Papa Eftim, Mart 1968’de, 84 yaşındayken vefat etti.

“Mutlaka Kazanacağız”

Büyük Taarruz’dan önce, meclis binası önünde Yunan Mezalimine karşı yapılan yığılışta, Gazi Başbuğ Papa Eftim’in de konuşmasını istedi. Hazırlıksız olduğunu söyleyerek konuşmak istemeyen Eftim, Paşa’nın “içinden geldiği gibi konuş” demesi üzerine, hemen koşarak meclisin bahçe duvarına çıkmış, Patrikhanenin ihanetini, Türk Ortodoksların mal ve canlarıyla Milli Mücadelede olduklarını haykırmış, Hz.Davut ile Goryat’ın savaşını örnek göstererek;

“Düşmanlarımızın herşeyi var. Bizim silah ve cephanemiz yok; amma göğsümüzde imanımız var. Mutlaka kazanacağız! Fener Patrikhanesinin ihanet mumunu söndüreceğiz; muzaffer olacağız!” demişti.

*Yukarıdaki resimde Papa Eftim, bu konuşmayı yaparken görünmektedir.

Hesap Soruyoruz!

Türk Ortodoks Kilisesi’nin kurucusu Papa Eftim Erenerol, Milli Mücadele’nin devamı müddetince Ankara saflarında hizmet etmiş,Lozan müzakereleri sırasında Patrikhanenin, Türk hudutları içinde kalıp-kalmaması tartışılırken, başbakan Rauf Orbay’a bir rapor sunmuştu.Rauf Beğ, bu raporu özel bir kuryeyle Lozan’a göndermişti.Doktor Rıza Nur, hatıralarında bu bilgilerin, kendileri için tarihi ve değerli mesnet teşkil ettiğini kaydeder ve der ki:

Fener Patrikhanesi’nin nasıl ihanet ve fesat yuvası olduğunu bu rapordan daha vecizizah etmek imkânsızdır. Osmanlı idaresinde asırlarca sadakat ve samimiyetle yaşamış, bu memleketin öz evlatlarından kendilerini ayırmamış, Türklerle beraber gülmüş, beraber ağlamış ve denilebilir ki Hristiyan Türk olarak kalmış ve şimdi zerresine rastlanmıyan sadık tebeanın son mümessillerinden olan Yozgad’ın Akdağmadeni’nde doğmuş bu zatın, her kısmı tarihi değeri müspet vesikalara bağlı ifşaatı, Fener Patrikhanesi’nin istikbalde de Türklüğü yıkıcı ve ezici her hareketin yanı başında, Bizans ruhunun, Megalo-İdea’nın, Büyük Yunanistan rüyasının bağrımızda beslediğimiz tahrikçisi olduğunu anlatır.HerTürk ibretle okumalı ve uyanık olmalıdır!”

  Yukarı çık!