Testi Kırıldıktan Sonra (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

Hoca, çocuğunu testiyle suya göndermeden önce bir güzelce döver, sonra da eline testiyi verir, suya gönderir.

Komşuları: Hoca Efendi, testi kırılmadan çocuğu niye dövüyorsun?

Testi kırıldıktan sonra dayak kaç para eder, der Hoca.

Yerlilere Sor (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

Hoca uzak bir kasabaya gider. Çarşıda dolaşırken karşıdan gelen biri:

– Hoca Efendi, bugün günlerden nedir? diye sorar.

Hoca biraz düşünür ve:

Ben buranın yabancısıyım. Sen onu yerlilerine sor, der.

Hocanın Kuzusu (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

Hocanın bir kınalı kuzusu varmış. Dostları Hocaya:

– Hoca, bugünlerde kıyamet kopacakmış. Öl-meden senin şu kuzuyu kızartma yapıp da bir yesek, eylensek, derler. Hoca razılık gösterir. Su başına giderler.
Hoca, sen çevirmeyi yapıncaya kadar biz de bir az suya girelim.

Nasrettin Hoca kuzuyu çevirme yapmağa baş lar, ötekiler de suya girer. Bir az sonra Hoca, dost larının soyundukları rubaları toplayıp yakar. Sudan çıktıktan sonra dostları rubalarını arar, bu lamaz,

Hoca:

– Ben onları yaktım, der. Bu dünyaya çıplak geldik, çıplak da gideceğiz. Gelin şimdi çevirmeyi yeyip eylenelim, der.
Bir gün Hoca kasabaya gidiyormuş. Köy-deşlerinden birleri: “Hoca, bana şunu al”, başkaları: “Hoca, bana bunu al” diye ısmarlamağa başlar, ama hiç biri çıkarıp Hocaya para vermez. Köy-lülerden sadece biri: “Hoca al şu parayı da bana bir düdük al” der.

Hoca düdüğü alır, köye dönüşünde köydeşleri ısmarladıklarını alıp almadığını Hocaya sorar. Hoca da düdüğü çıkarıp parayı verene uzatır:

– İşte, al düdüğü, der. Parayı veren düdüğü çalar.

Kazan Bakır Doğurmuş (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Komşusunun kazanında Hocanın gözü kalır. Bir gün gider komşusundan kazanı ister. İşini bitirir, komşusuna çevirirken kazanın içine bir de küçük bakır koyar.
Komşusu küçük bakırı görünce hayretle sorar.

– Hoca Efendi, bu bakır ne? der.

Hoca:

– Senin kazan doğurdu, der.

Aradan zaman geçer. Hoca komşusundan kazanı yine ister. Komşusu da kazanı verir.

Günler, haftalar geçer. Hoca kazanı sahibine çevirmez.

Kazan sahibi Hocanın kapısını çalar:

– Hoca Efendi, kazanı almağa geldim, der.

Hoca:

Vallahi komşu, sizlere ömür, kazan öldü, der.

Aman, Hoca Efendi, hiç kazan ölür mü? Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne niye inanmıyorsun? der ve Hoca komşusunun kazanını vermez.

  Yukarı çık!