Fatih Sultan Mehmet Devri (Osmanlı İmparatorluğu)

Tarih: 26 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmed)

Osmanlılar, kuruluşlarından itibaren önce Anadolu’da daha sonra Balkanlarda, başarılı bir genişleme siyaseti izleyerek, II. Mehmet (Fatih) (1451 – 1481) döneminde bir imparatorluk haline geldiler.

1481 yılına gelindiğinde Anadolu’da siyasi birlik sağlanmış; doğuda Akkoyunlular Devleti, Ramazanoğululan ve Dulkadiroğulları ile komşu olunmuştu. Amasra, Sinop ve Trabzon’un alınmasıyla İpek Yolu’nun Anadolu’da sona erdiği limanlar ele geçirilmişti.

İstanbul’un fethinden sonra Balkanlarda hızlı bir genişleme siyaseti izlenmiş, Mora, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna, Hersek Osmanlı topraklarına katılmıştı. Eflâk Beyliği ve Kırım Hanlığı egemenlik altına alınmıştı.

Çanakkale Boğazı’nın ve Batı Anadolu kıyılarının güvenliğini sağlamak amacıyla donanmaya önem verilmiş: Gökçeada. Semadirek, Taşoz, Bozcaada, Limni, Midilli ve Eğriboz adaları alınmıştı.

İstanbul’un Fethi ve Fatih Sultan Mehmet Devri Hakkında

Tarih: 5 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Ünlü Yunan tarihçilerinden Giritli Georgios Trapezuntios, 1466 yılında, Fatih Sultan Mehmed hakkında şunları yazmıştır:

“Sultan Mehmed, şüphesiz Kirus’tan, Büyük İskender’den ve Sezar’dan daha büyüktür. Hatta, tek kelimeyle söylemek istersek, gelmiş geçmiş hükümdarların en büyüğüdür. Roma İmparatorluğu; Putperest, Hıristiyan ve Ortodoks dönemlerini yaşamıştır. Şimdi, Müslüman dönemi başlıyor. Roma’nın sonuncu imparatorluk hanedanı Osmanoğullarıdır. Kimse şüphe etmez ki, Sultan Mehmed bugün Roma İmparatorudur. Zira, imparatorluğun taht şehrini tutan kimse, bugüne kadar imparator sayılmıştır.

Büyük Konstantin’den ve 1150 yılından beri de Roma İmparatorluğunun taht şehri İstanbul’dur. Sultan Mehmed’in bu şehre hakim olmasını kılıç kuvvetine bağlayanlar yanılırlar. Bu, şüphesiz ki Allah’ın takdiridir. Romalıların meşru imparatoru, bütün dünyanın imparatorudur. Sultan Mehmed de bu sıfata layıktır. Son bin yıl içinde, Yunan aleminin tanıdığı en iyi Yunanca bilenlerden birisi de odur”.

İlk Türk Roketleri

Fatih, bilgiye ve bilginlere çok önem vermiş, çağının teknolojisini sürekli takip edip geliştirmiştir. İstanbul’un dev gibi kuvvetli surlarını yıkan güçlü topların yanısıra savaşta üstünlük sağlayan yeni silahlar da Fatih devrinde kullanılmıştır.

Roketlerin 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanan bir silah olduğu zannedilir.

Halbuki, Fatih Sultan Mehmed’in 1478 yılındaki İşkodra kuşatmasında, ilk defa yangın roketi kullanıldı. O zamana kadar görülmemiş olan bu müthiş silah, zeytinyağı, kükürt, balmumu ve bilinmeyen başka maddelerin birbirine karıştırılmasıyla yapılıyordu. Venedik belgelerine göre, geceleri kuyruklu yıldız gibi gidiyor, ince bir ses çıkarıyordu. Üzerine düştüğü her şeyi yakıyor, hatta söylentiye göre kuyuların suyunu bile kurutuyordu.

1480 yılındaki Rodos kuşatmasında, Türk savaş tekniğinin yeni bir harikası görüldü. Bu defa, patlayıcı tahrip roketleri ortaya çıkmıştı. Rodos halkı, roketlerden korunmak için kale ve kilise mahzenlerine iniyordu. Kaleyi korumakla görevli askerler bile zaman zaman aynı şekilde mahzenlere kaçışıyorlardı.

Böylece, dünyanın ancak 19. yüzyılda kullanmaya başladığı roketler, Türk icadı olarak, ta XV. yüzyılda kullanılıyordu.

  Yukarı çık!