Hikmet Kıvılcımlı

Tarih: 18 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

hikmet kıvılcımlıHikmet Kıvılcımlı “Tarih tezi: Tarih öncesi-tarih-devrim-sosyalizm, İstanbul 1976” adlı kitabında tarih ve medeniyet tarihine dair fikirlerini beyan etmiştir. O, fikirlerini hem İbn Haldun’un hem Engels’in etkisiyle geliştirmeye çalışmıştır. Ona göre, insanlık tarihi, medeniyetten önceki yazısız tarih dönemi ile yazılı tarih dönemlerine ayrılır. Yazılı tarih dönemi, Sümerler öncesinden Batı Roma’nın yıkılışına kadar antika (kadim) tarih ve modern tarih (kapitalist tarih) dönemlerine ayrılır. Antika tarih dönemi barbar toplulukların medeniyete geçiş tarihlerinin tarihidir.

Bu geçiş, barbarların medenilere egemenlik kurmalarıyla gerçekleşir. İşte bu, “tarihsel devrimdir.” Bu medeniyetlerde sınıflar mücadelesi vardır. Burada barbar-medeni mücadelesi başlar ve yozlaşan medeniyet çöker. Onun yerine yeni bir medeniyet çıkar, yahut eski medeniyet barbarların etkisiyle Rönesans’a kavuşur. Barbarlar çoban-göçebe durumunda iseler özgün bir medeniyet yaratamazlar. Ama doğruluk, yiğitlik, eşitlik gibi faziletler sayesinde eski medeniyeti diriltirler. Macarlar ve Cermenler, Hıristiyanlaşarak Roma, Türkler ve Moğollar da İslâmlaşarak İslâm medeniyetlerini dirilttiler. Barbarlar ileri durumda iseler özgün bir medeniyet meydana getirirler. Akad, Elam, Fenike, Mısır, Hint, Çin, Roma ve İslâm medeniyetleri özgündür.

H. Kıvılcımlı, bugünkü Türkiye’yi anlamak için, onun, içinden çıktığı Osmanlı tarihine inmek gereğini vurgular. Osmanlı tarihinin maddesi ise İslâm medeniyeti Rönesansı’dır. O da diğerleri gibi kentten çıkmış bir “Antika” (kadim) medeniyetler Kıvılcımlı’ya göre hangi çağda olursa olsun, insan toplumunu daima “üretici güçler” harekete geçirmiştir. Bunlar ise teknik, coğrafya, tarih ve insandır.

  Yukarı çık!