Hayrani Ilgar ile Söyleşi

Tarih: 15 Ağustos 2012  |   Bölüm: Edebiyat, Türkçülük  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

hayrani ılgarTürkçü büyüklerimizden, Atsız Ata ile aynı dergide yazma fırsatı bulmuş, Türk Tarihi ile ilgili kitaplar yazan ve yazmaya da devam eden Hayrani Ilgar hocamız ile görüştük, elini öptük. Bizi en iyi şekilde ağırlayan ve anılarından bahseden Hayrani Hoca ile yaptığımız söyleşiden bazı kesitleri sizlerle de paylaşmak istedik.

Genç Atsız: 80 sonrası Türkçü dergi çıkaran tek yazarsınız…

Hayrani Ilgar: O dönem memurdum. Komünizmle Mücadele Derneği’nin başkanlığını yaptım. Cesaret isteyen bir işti. Devlet memuru olmama rağmen böyle bir dernekte yer almıştım. Aynı dernekten Nazi Almanyası’nda da olduğu için ihbar ile İnönü hükümeti tarafından takibe alındık. Sonuçta bir şey bulamadılar. Sonra İzmir’de dergi ve gazeteler çıkardım. Aynı anda 3 gazeteye yazılar yazdığım oldu.

( Hayrani Hoca daha sonra yazdığı kitapları anlatıyor…)

Hayrani Ilgar: Çok uzun zaman belge ve kaynak biriktirdim. Tek bir kaynağı değil, pek çok kaynağı araştırdım. Araştırma yaparken sadece bir kaynaktan değil, pek çok kaynaktan yararlanılmalıdır. Türk kahramanları üzerine kitaplar yazdım. Fuarda gezerken diyanetin bölümünde tanıtılan kitapların içerisinde romanlar da olduğunu gördüm. Görevlilere, hangi konuda kitap yazdığımı anlattım. Kendileri kitabı yayınlar mı diye sordum. “Tabi ki ” dediler. Yetkililere yazdıklarımı gönderdim. Kurul, basım kararı aldı. Gerekli işlemler yapıldı. Ancak bir yıl hiç ses çıkmadı. Bir yıl sonra yine fuarda aynı görevli genci gördüm. Beni hatırlayıp hatırlamadığını sordum. Hatırladığını söyledi. Kitabımı matbaada basıma almışlarken son anda gelen bir emir ile basmaktan vazgeçmişler. Genç bana ” Senin çok büyük bir düşmanın var” dedi. Kim olduğunu sorduğumda öğrendiğim kişi, bana ve Atsız Ata’ya bir süre önce “Allahsız” diyen biriydi…

Genç Atsız: Kitaplarınızı hangi konularda yazdınız?

Hayrani Ilgar: Diyanete verdiğim kitap, Abbasiler zamanında yaşayan bir Türk olan Afşın ile ilgiliydi. Afşın, daha sonradan Arap entrikası sonucu hapiste hayatını kaybetmiş. Kitabın sonunda ağlayanlar oldu. Kafkasya’da yaşayan bir Türk kahramanı üzerine de yazdım.

(Kısa bir süre din konusunda söyleştik…)

  Yukarı çık!