Halifeliğin Kaldırılması

Tarih: 9 Mayıs 2013  |   Bölüm: Tarih  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

halifeliğin kaldırılması

Mustafa Kemal, hilâfetin kalkmasını ve bu sıfatla Abdülmecid’in Türkiye Cumhuriyeti’nde bulunmasını önlemek istiyordu. Bu bakımdan hazineden Abdülmecid’in para istemesini çok sert bir tepkiyle karşılamıştı.

Başvekil İsmet Paşa, Halife Abdülmecid Efendi’nin başkâtibini Ankara’ya göndermiş, bazı isteklerde bulunmuş olması yolundaki bilgileri İzmir’de bulunan Mustafa Kemal’e bir telgrafla yollaması üzerine Mustafa Kemal bu duruma çok kızmıştı.

Mustafa Kemal, bu bilgileri kendine veren Başvekil İnönü’ye vermiş olduğu cevapta, halifenin ve bütün dünyanın kesin olarak gerçekte halife ve hilâfet makamının ne din ne de siyaset bakımından hiçbir anlamı olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin, böyle boş şeylerle, mevcudiyetini, istiklâlini tehlikeye atmayacağını, hilâfet makamının yalnız tarihî bir hatıra olduğunu belirtmişti.6 Atatürk’ün 22 Ocak 1924 tarihinde İsmet İnönü’ye yazdığı cevaptan da anlaşıldığı üzere, Abdülmecid’in hilâfet hazinesi tabiri Atatürk’ü çok kızdırmıştır. Çünkü, gerçekte böyle bir şey yoktu ve yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin halktan topladığı vergilerle teşekkül eden bir bütçe mevcuttu.

1 Mart 1924’te ise, Mustafa Kemal Millet Meclisi’ni açış konuşmasında, İslâm dininin siyasî sahadan uzaklaştırılması ve onun yüceltilmesini savunmuştur.7 Mustafa Kemal, bu sıralardaki hazırlıklarını hilâfeti kaldırmak üzerine yapmaktaydı. Henüz 1924 Şubatı’nın sonlarında iken bütçe konuşmaları sırasında halifeye ait tahsisat ve giderler münasebetiyle ihtilâlci konuşmalar başlamıştı. Prof. Yusuf Akçura ve daha sonra, Balıkesir’de mücadele yıllarında “İzmir’e Doğru” gazetesini çıkaran Vasıf Çınar, Sultanlıktan sonra hilâfetin ilgası gerektiği yolunda bir konuşma yapmıştı.

  Yukarı çık!