Elveda Gülsarı (Cengiz Aytmatov)

Tarih: 4 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: 9 yorum  |   Yazar:

elveda gülsarıCins ve ünlü bir yorga olan Gülsarı adındaki atın doğumundan, yaşlanarak ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat macerası, romanın ana konusu gibi görünür. Tanabay gençliğinde hareketli bir hayat yaşamış, rejimin uygulamalarını hayata geçirebilmek için uğraşmış, iyi niyetli çalışkan bir adamdır. İkinci Dünya Savaşından dönünce mesleği olan demircilikle uğraşan Tanabay, çok sevdiği, saygı duyduğu Çora’nın ısrarı üzerine yılkıcılığa (at çobanlığı) başlar.

Devraldığı sürüde Gülsarı isminde eşine ender rastlanacak çok değerli bir taypalma yorga at vardır. Tanabay bu atla bütün yarışlarda birinci gelir. Onun adını yörede duyurur. Bir gün bu at merkezden Çoranın yerine yeni tayin olan sekreterin bineği olamk üzere Tanabay’dan istenir. Tanabay önceleri dirense de vermek zorunda kalır. Lakin at her seferinde kaçıp eski sahibini bulmaktadır. Sekreterin adamları ata olmadık zulümler uygularlar, ayaklarına demir prangalar vururlar, eziyet ederler. Tanabay her şeye rağmen canla başla çalışarak sekreterliğin verdiği görevleri yerine getirmeye çalışır.

Bir defasında ondan yanına yardımcı gençler alarak koyun sürüleri ile uğraşması istenir. Tanabay kabul eder, Dağlarda, yaylalarda zor durumlarda kalır, işte burada eskilerin kullandıkları keçe çadırların çobanlık için ne kadar uygun olduğunu anlarken, gençliğinde bu çadırların kullanılmasına gösterdiği muhalefetten dolayı utanır. Ona koyunların kuzulayacakları zaman kullanması için tahsis edilen ağıl’ın viran durumda olması, hava şartlarının bozukluğu, yardım için yanına verilen gençlerin işi bırakıp gitmeleri, her seferinde daha fazla ürün isteyen merkez yöneticilerinin sorunlara ilgisiz kalmaları Tanabay’ın moralini bozar.

Dişi Kurdun Rüyaları (Cengiz Aytmatov)

Tarih: 4 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: 3 yorum  |   Yazar:

dişi kurdun rüyalarıDişi kurt Akbar ve erkek kurt Taşçaynar Isık Göl’ün kıyılarına kadar inen sıradağlardaki bir inde yaşamaktadırlar. Bir helikopter onların yaşadığı yerin yakınına inmeye çalışır. Bu küçük sarsıntı ile yuvarlanan kayalar onların yaşadığı kovuğun önüne doğru yuvarlanır. Akbar gebe olduğu için eşi Taşçaynar daha çok dışarıda dolaşmaktadır.

Bir gün Taşçaynar şafak vaktinde yuvadan ayrılır, geç vakit, başka bir dişi kurdun kokusu vücuduna sinmiş olarak döner. Akbar, Taşçaynar’ı bağışlamaz. Yaşadıkları bozkırda üstünlükleri göstermeleri zamanı geldiğinde birçok amansız dövüşten sonra Isık Göl dolaylarında fethettikleri toprakların kendilerine ait olduğunu kabul ettirirler. Bölgenin hâkimi olurlar.

İlkbaharda yavruları dünyaya gelir. Akbar üç yavru doğurur. Akbar ve Taşçaynar bir sabah üç yavruyu da alarak bozkırın sarhoş edici çiçeklerle dolu uzak bir bölgesine giderler. Orada ilk kez bir insanla karşılaşırlar ve olay nerdeyse faciayla sonuçlanabilecek bir hâl alır.

Cengiz Han’a Küsen Bulut (Cengiz Aytmatov)

Tarih: 4 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: 7 yorum  |   Yazar:

cengiz hana küsen bulutTansıkbayev adındaki askeri savcıya küçük bir aktarma istasyonundan Abutalip Kuttubayev hakkında ihbar gelir. Bu ihbar ona ciddi bir araştırma konusu olmaktan ziyade ikinci derecede önemli bilgi olarak sunulmuştur.

Kuttubayev eski bir savaş esiridir. O zamanlar düşmana teslim olmak zorunda kaldıklarında silahlarını kendilerine çevirip intihar etmeleri emredilmiştir onlara. Böyle davranarak iktidara bağlılıklarını kanıtlamış olacaklardır. Teslim olanlar ise bu suçunun cezasını bütün gelecek kuşaklara ve her zaman ibret olacak şekilde görmelidirler. Teslim olmak yerine intihar etmedikleri için zaten büyük bir suç işlemiş sayılıyorlardı bunlar.

Bu hainler Stalin’in rızası olmadan bağımsızlığını ilan etmeye kalkışan Yugoslavya’nın yolundan gitmek istiyorlardı. Bundan daha büyük suç olur muydu?

Abutalip Kuttubayev’in anıları arasında Yugoslav partizanların İngilizlerle buluşması da yer alıyordu. Demek ki bugünki iddiaları doğrulayacak bir dava olacaktı bu.

Cemile (Cengiz Aytmatov)

Tarih: 4 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: 6 yorum  |   Yazar:

cemileKitap iki hikayeden oluşmaktadır.

Cemile

Bu hikaye bir Kırgız köyünde, savaş zamanında yaşanan bir aşkı anlatmaktadır. Hikayeyi olayın baş kahramanı Cemile’nin kocası Sadık’ın kardeşi anlatmaktadır. Cemile köyün en güzel kızlarındandır. Güzel vücudu ile bütün gençlerin gözdesidir. Cemile erkek gibi yetiştiğinden, ağzı çok sıkı laf yapan, en zor işlerin üstesinden gelebilen, cesur biridir. Cemile bir at bakıcısının kızı olduğu için çok iyi at kullanmaktadır. Bir ilkbahar günü Sadık Cemile’yi geçememiş, bu O’na pek ağır gelmiş ve bu yüzden Cemile’yi kaçırmıştır. Yani sevişerek evlenmemişlerdir.

Savaş başlayınca, ancak dört ay beraber yaşayabilmişler ve Sadık askere alınmıştır. Uzun süredir savaşta olan kocasından ayrı kalan Cemile’yi yalnız kaldığı için köyün gençlerinin sarkıntılıklarına maruz kalmıştır. Sadık gönderdiği mektuplarda Cemile’ye çok az yer vermektedir. Cemile de kocasının bu yaptığına az da olsa bozulmaktadır. Cemile her gün kayını ile istasyona tahıl taşımaktadır. Onlara yardım için de Danyar adlı adam da katılır. Danyar, cepheden gelmiş bir savaş gazisidir. Tek ayağı topaldır, Cemile gelişen olaylar doğrultusunda Danyar’a aşık olur ve herşeyi göze alarak beraber kaçarlar.

  Yukarı çık!