Uzay ve Zaman

Tarih: 17 Temmuz 2012  |   Bölüm: Bilim  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Zaman gibi günlük hayatımızın bir parçası olan, bir çırpıda çıkarıp atamayacağımız kavramlar, biz üzerlerinde düşünürken deneyimlerimizin ve yaşantımızın baskısıyla şekillenir. Bu gündelik deneyimler klasik deneyimlerdir. Büyük bir doğruluk derecesiyle, 300 yıldan uzun bir süre önce Newton tarafından temelleri atan fizik yasalarından esinlenirler. Zaman, insanlığın şimdiye kadar karşılaştığı en bilindik ama en az anlaşılan kavramlar arasındadır. Zamandan tasarruf ederiz, zamanı boşa harcamamaya çalışırız, ”vakit nakittir”  deriz. Peki nedir zaman? Yüzyıllar süren gizemden ve derin düşünüşlerden sonra zamanın bazı sırları konusunda epeyce şey öğrenmiş olsak da, pek çoğu hala esrarını koruyor.

Özel ve genel görelilik, zamanın evrenselliğini ve tekliğini paramparça etti. Bu kuramlar, her birimizin Newton’un tanımladığı eski, evrensel ve mutlak zamanın bir parçasını alarak onu kendimizle birlikte taşımakta olduğumuzu gösterdi. Görelilik kuramları bizi şaşırtmıştır çünkü kendi kişisel saatimiz, kendi sezgisel zaman kavramımızla uyum içinde işliyor olsa bile, başka saatlerle karşılaştırdığımızda ortaya bir fark çıkmaktadır. Sizin zamanınızla benim zamanım, aynı olmak zorunda değildir. 

Ders Çalışmaya Çalışmak

Tarih: 18 Mart 2012  |   Bölüm: Eğitim  |   Yorumlar: 3 yorum  |   Yazar:

ders çalışmaya çalışmakDers çalışmak mı zordur, yoksa ders çalışmaya çalışmak mı? Bu ikisi arasında ciddi bir fark var. Çünkü kararsız kişiliğe sahip insanlar, bir işi yapmaya koyulurken, o işi gerçekleştirmekten daha çok yoruluyorlar. Bu tıpkı, kereviz yerken harcanan kalorinin; kerevizle kazandığımız kaloriden daha fazla olması gibidir.

Düzenli ve kararlı bir kişiliği olmayan veya işe koyulmak için gerekli hazırbulunuşluğa sahip olmayan insanlar, ders çalışmak üzere masaya oturana kadar öyle çok enerji ve zaman kaybederler ki… Bu enerjiyi ve zamanı ders çalışmaya harcasalar, filozof olmaları içten bile değildir. Ki bu birçokları için edebiyat yaptıkları güzel bir espri kaynağı olmuştur.

Çoğu zaman ders çalışmam gerektiği aklıma gelir, halletmem gereken onca işin beni beklediği zihnimi kemirip durur da; bir türlü her şeyden elimi çekip derse yoğunlaşmak nasip olmaz bana. Acı bir duygudur; çünkü ders çalışırken bu kadar yorulmam. Önemli olan büyük bir kararlılıkla çalışma masasına oturabilme gücünü göstermektir. Yoksa sürekli “Zaman daralıyor, artık şu derse başlayayım.” gibi cümleler, akıp gittiği hâlde durduramadığınız zamanın sizi esir etmesiyle bir kâbusa dönüşebilir.

  Yukarı çık!