Sanal Kuşak

Tarih: 21 Nisan 2013  |   Bölüm: Kültür  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

sanal kuşakBu gün de gözlemleyebildiğimiz gibi, gençlerimizin elinden telefon gibi teknolojik aletler düşmüyor. Aslında teknoloji faydalı bir buluş olup, hayatımızı kolaylaştırıyor. Fakat bunları amaç dışı kullandığımızda asosyallik kaçınılmaz oluyor.

Geçen gün bir yazı okumuştum. Tuz ve sigara bağımlılık yönünde yarışmaktalarmış. İleride bu yarışta teknolojik aletleri görmek hiç şaşırtıcı olmaz.

Televizyon, telefon ve bilgisayar gibi teknolojik aygıtların başında geçireceğimiz zamanı türlü etkinlikler yaparak değerlendirebiliriz. Çünkü ileride bu bahsettiklerimiz bizim kültür kaybımıza yol açabilir. Biz, hiçbir zaman kullanmayın bu aletleri demiyoruz ama bir amaç doğrultusunda, çizgiyi aşmadan kullanmalıyız.

Televizyon izlemekte ne var diyeceksiniz. Şimdiki gençlerde özentilik, hayranlık ve sanallığın dibine vurmuş bir kuşak yetişmekte. Tabiki bunları durdurmak bizim elimizde. Bu tür araçları gereksinim duyduğumuzda kullanarak kontrolü ele alabiliriz.

Facebook Profilinize Kim Bakmış Öğrenin!

Tarih: 9 Mart 2012  |   Bölüm: Teknoloji  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

facebook profilime kimler bakmışBazı insanlar, hâlâ böyle bir konunun derdindeler. Profilime kim baktı acaba diye merak eden binlerce insan, onların bu isteklerini suistimal etmek amacıyla açılan bazı gruplara / uygulamalara üye oldukları anda bütün kişisel bilgilerini o kişilerin eline emanet ediyorlar.

Açılan bu kötü niyetli grupların en az 10 katı kadar “Bunlar kandırmacadır, dolandırıcıdır.” diye gruplar, sayfalar açıldı. Feysbuk açıklama yaptı, insanlar kendi profillerinde bunu paylaştılar. Ama kimse buna kulak asmıyor ve “Profilinize kimlerin baktığını hemen öğrenin!” sözünün cazibesine kapılarak, gelen isteklere sazan gibi atlıyorlar. Bu ahmak insanlar hem profiline kimlerin baktığını göremiyorlar hem de her gün kendi istekleri dışında profillerinde spam (cinsellik, bel fıtığı vs. gereksiz reklamlar) içerik görüyorlar.

Windows 7 – Starter’in Eksiklikleri

Tarih: 8 Mart 2012  |   Bölüm: Teknoloji  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

windows 7 starterWindows Vista’yı çıkardığından beri, yaptığı yeniliklere gıcık oluyorum. XP, muhteşem ötesi bir işletim sistemi olarak oturmuştu. Ve benim gibi bir bilgisayar müptelası, biyonik bir yaratık için bile tüm ihtiyaçları giderebilecek düzeyde oturaklı bir işletim sistemiydi. Gel gelelim Windows 7’nin hazırlık aşaması niteliğindeki Vista ortaya çıktıktan ve Windows’la birlikte yazılım üreticilerinin sanki bizi zorla Vista‘ya geçmeye zorluyorlarmış gibi yapmaları yüzünden XP’ye olan bağlılığım kat be kat arttı.

Windows 7’nin starter sürümünü, kendiliğinden yüklü bir bilgisayarda bir süre kullanmak zorunda kaldım. Ve aşağıda sıralayacağım bazı sıkıntıların, bu işletim sistemini çekilmez kıldığını gördüm.

Bunlardan birincisi, arka plan resmini değiştirmek mümkün değil kardeşim. Bu nasıl bir saçmalık ya? Telefonların bile arka planına hareketli nesneler koyulabiliyorken, koskoca 2 gb‘lık ramle çalışan bir bilgisayarın arka planını değiştirememek, onun bilgisayarlık özelliğini elinden alıyor gibi bence. Gerçi bunun için bir yama var; ama yine de insan kendiliğinden bu özellik olsun, yamaya falan bulaşmayalım istiyor.

Netbook ile Web Tasarımı Yapan Çılgın Türk

Tarih: 2 Mart 2012  |   Bölüm: Teknoloji  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

asus, netbukEvet, bu benim. Netbuk kullanarak beyince.net’in bütün kablolarını uygun yerlere bağlayabilmek, görüntüsünü düzenlemek, tozunu almak, silmek, süpürmek vs. için Asus Eee Pc Seashell marka netbuk bilgisayar kullanıyorum. Yapılması imkânsız değil kuşkusuz; fakat çılgınca. Çünkü fotoşop’u çalıştırdıktan sonra başka bir şeyle uğraşmak bir işkence hâline dönüyor. Bunun gibi yüklü programlarla çalışmak, bir netbuk için akla zarar bir hata. Ama seviyorum çılgınlığı…

Aslında isteyerek değil, bir zaruretten ötürü bunu yapmak durumundayım. Tek çekirdeği olmayan bir bilgisayarla web tasarım yapmayı kim ister ki? 🙂 Bir kedim bile yok moduna girer insan. Bastığı yerleri tuş diyerek geçmez gerekirse. Bilgisayarının kıymetini anlar, onun yokluğunda. Seviyormuşum keratayı, ne kahrımızı çekiyormuş falan der. Değer, kıymet bilir yani. Ama böyle yazdığına bakmaz, kucağında gezdirir bu mereti. Sabrını sınarsın, gözlerini bozmayı göze alırsın, Amazon’da rafting yapan insanın aldığı hazzı alırsın. İnsan-ı kamil olursun vesselam.

  Yukarı çık!