Romantizm / Coşumculuk Akımı

Tarih: 10 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

romantizm nedir, temsilcileriRomantizm on sekizinci yüzyıl sonunda başlayan, klasik edebiyatın yerine geçen duygu ve hayale fazla yer veren edebiyat çığırıdır. Romantizm sözlüklere göre on sekizinci yüzyıl sonunda başlayan ve duygu ile düşe aşırı yer veren edebiyat çığırıdır. Romantizmin on dokuzuncu yüzyılın başından ortalarına kadara yarım asırlık dönemde hemen hemen bütün Avrupa’da hâkim bir sanat akımı olmuştur. Ancak romantizmin İngiltere’deki başlangıcını on sekizinci yüzyılın başına, Almanya’dakini ise aynı yüzyılın ortalarına kadar götürmek mümkündür. Romantizm Fransa ve diğer Avrupa ülkelerine sıçrayarak on dokuzuncu yüzyılın başından
itibaren sanat ve edebiyat dünyasına hâkim olmuştur.

Victor Hugo, Cromwell’in Ön sözünde romantizm akımına dair şunları söylemiştir: Açıkça söyleyelim. Zamanı geldi artık, çağımızda özgürlüğün ışık gibi, her yere girip de dünyada doğuştan en özgür şeye, düşünce olgularına girememesi yadırgatıcı olur. Kuramları, yazınbilimi, dizgeleri yıkalım. Sanatın yüzünü örten bu köhne alçı kaplamaları sökelim! Ne kural, ne de örnek vardır ya da yalnızca tüm sanata egemen doğanın genel yasalarından ve her oluşum için, her konuya özgü var oluş koşullarından kaynaklanan özel yasalardan başka kural yoktur… Tiyatro bir bakış açısıdır. Dünyada tarihte, yaşamda insana da var olanların tümü oraya yansımalıdır, yansıyabilir de ama sanatın sihirli değneğiyle.

Romantizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Karaalioğlu (1980), romantizmin klasizme tepki olarak doğduğunu, Victor Hugo ile sistemli bir şekil aldıktan sonra bütün Avrupa ve İngiltere’de çok geliştiği klasisizmle süregelen Grek ve Latin taklitçiliğini bırakılarak, Shakspeare, Goethe, Schiller hayranlığının başlandığını belirtir. Romantizm genel olarak iki dönem arz eder.

Klasisizm / Kuralcılık Akımı

Tarih: 9 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

klasisizm nedir, temsilcileriKlasisizm edebiyat akımını ve temsilcilerini açıklamaya, öncelikle klasik kelimesinin kökenine bakarak başlayalım. Klasik kelimesi, köken itibariyle “seçme” anlamındaki Latince ‘classicus’tan gelmektedir. Kelime gerek Batı dillerinde gerek Türkçede farklı kişiler ve farklı dönemlerde farklı anlamlarda kullanılmıştır. Yine bir edebiyat terimi olarak, önce on yedinci yüzyılın ikinci yarısında yetişen büyük Fransız şairleri için birinci sınıf yazar yerine kullanıldığı ; fakat edebi akımla ilgili olarak klasik kelimesinin daha geniş anlam kazandığı belirtilir. Klasisizmin tarifini klasik özelliklere sahip edebiyat akımı olarak yapan Gözler, üzerinden yıllar geçmesine rağmen değerini kaybetmeyen ayrıca her çağ için örnek değeri kendi özünde taşıyan ve akli güzellik ilkelerine dayandığı gibi Eski Roma ve Yunan yazarlarının akılcı bir açıdan taklidi bir yönü bulunan eserler klasik adını alır demektedir.

Klasik edebiyatın doğuşu, dünyada dönemin Fransa’sında yaşanan siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerin bir sonucu, bir yansıması olarak da gösterilebilir. Klasik edebiyat 1598 yılından 1715 yılına kadar olan süreci işaret eder, bu uzun soluklu süreç, ortaya koyulan edebi hareketleri anlamak ve anlamlandırmak adına dönem dönem incelenebilir. İktidarın tutumu, ülkenin siyasi ve sosyal yapısındaki şekillenmeler; dönemlerin şair yazar ve düşünürlerin tutum ve duruşlarını etkilemiş, her dönemin kendine ait özelliklerinin oluşmasına neden olmuştur.

Klasisizmin Ortaya Çıkışındaki Nedenler

Edebi akımların ortaya çıkışı birbirini tamamlayan ve birbirini etkileyen ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Siyasi, sosyal ve kültürel nedenler olarak sınıflandırılan bu nedenler akımlara ve buna bağlı olarak farklı coğrafyalarda kendi kimliği bünyesinde çeşitlilik göstermiştir. Fransa’da yaşanan din savaşlarının, iktidar belirsizliğinin yarattığı düzensizlik halkı ve aydınları bir düzen arayışına itmiştir.

  Yukarı çık!