Özne / Cümlenin Öğeleri

Tarih: 7 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

cümlenin öğeleriCümlede anlatılan işi, hareketi yapan veya bildiren, bir olayı bir durumu üzerine alan kişiye, herhangi bir duruma özne denir, özne kılanı veya olanı tem­sil eder. Bu uğraşma onun sinirlerini yıpratmıştı. Vapur Kızkulesi açıklanndan geçti. Doktor güvertede bekliyordu. Rüzgâr solumuzdan esiyor. Bu örnek cümle­lerde bu uğraşma, vapur, doktor ve rüzgâr öznedir.

Özne tek başına bir kelime olabileceği gibi çeşitli tamlamalardan kurulmuş ke­lime grupları da olabilir. Yanımızdan yelkenli bir mavna geçiyordu. Gündüz keçileri otlatan çoban şimdi köye dönüyordu. Dalgalı tepelerden, küçük derelerden geçen yol, bazen parça parça görünüyor, bazen yeşillikler arasında kayboluyordu.

Örnek cümlelerin ilkindeki yelkenli bir mavna öznesi sıfat tamlamasıdır.

Örnek cümledeki yelkenli bir mavna, keçileri otlatan çoban, dalgalı tepeler­den, küçük derelerden geçen yol özneleri isimlerin başlarına çeşitli sıfatların geti­rilmesiyle kurulmuş gruplardır.

Özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi yalnızca birer çekimli fiil olan yüklemlerle ilgili olmaz, cümledeki fiilimsilerle de ilgili olabilir. Kadınlar sessiz se­dasız çoraplarını örerek yük hayvanlarının yanında konuşmadan yürüyorlardı. Bu örnekte özne olan kadınlar cümlenin yüklemi olan yürüyorlardı biçimiyle il­gili olduğu gibi zarf görevinde bir fiilimsi olan örerek kelimesiyle de ilgilidir.

Bir cümlede birden çok özne olabilir. Cümledeki yüklemlere bakıp yüklemin bildirdiği işi yapanlar belirlenerek özne bulunur. Vapur yanaşıyor, yolcular ayağa kalkıyor, süvari ise, sürekli iskeleyi gözlüyordu. Bu cümlede vapur, yolcular ve süvari kelimeleri birer öznedir; bağlı olduklan fiiller ise, yanaşıyor, kalkıyor ve gözlüyordu yüklemleridir.

Nesne / Cümlenin Öğeleri

Tarih: 6 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

cümlenin öğeleriNesneler geçişli fiillerin anlamını tamamlayan ve onlarla sıkı ilişkiler içinde bulunan, yalın veya yükleme durumu eki alan, isim soyundan kelimelerdir. Bir kere odamın kapısını açmadı. Hakem sporcuları saha dışına çıkardı cümlelerinde odamın kapısını ve sporcuları nesneleri belirtili nesnedir.

Nesneler belirtili veya belirtisiz diye iki grupta toplanır. Belirtisiz nesne -t (i, u, ü) yükleme durumu eki almaz. Birkaç kilo meyve aldı. Örneğinde birkaç kilo meyve cümlenin belirtisiz nesnesidir. Belirtili nesne ise, -ı (-i, -u, -ü) yükleme du­rumu ekini alır. Sınıfın çalışkanlarını gösteriyordu örneğinde sınıfın çalışkanlarını belirtili nesnesinde yer alan yükleme durumu eki, gösteriyordu fitli ile doğrudan ilgilidir. – Bu örnekte nesne iyelik eki aldığı için araya zamir n’si girmiştir. Öğren­ci kapıyı çaldı örneğinde ise kapı kelimesi ünlüyle bittiği için yükleme durumu ekinden önce araya y girmiştir.

Nesneler birer isim olduklarından bunları niteleyen çeşitli sıfatlar olabilir. Ye­ni doğan yavruyu sevecekti örneğinde yavru belirtili nesnesi yeni doğan sıfatıyla daha belirtili hâle getirilmiştir. Bu sıfatların sayısı birden çok olabilir, ipek perde­li, kristal avizeli odasını kapalı tutuyordu. Nesne bir tamlama biçiminde de olabi­lir. Komşular köşkün sahibesini merak ediyorlardı.

Nesne yalnızca yüklemle değil, cümledeki fiilimsilerle de ilgili olur. Ancak bu fiilimsilerde geçişlilik özelliği vardır. Gözlerini kalabalığın ortasına diken çocuk, kucağına atılacağı insanı arıyordu örneğinde gözlerini nesnesi arıyordu yüklemiy-le değil, sıfat görevinde kullanılan diken fiilimsi biçimiyle ilgilidir. O, heyecanını anlatacak kelime bulamıyordu. Bu cümlede de heyecanını nesnesi bir fiilimsi olan anlatacak sözüne bağlanmıştır.

Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı) / Cümlenin Öğeleri

Tarih: 5 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

cümlenin öğeleriYüklem ve özne dışında kalan öğeler tümleç genel başlığı altında toplanır. Bunlardan nesne, durum eklerinden -i ekini, dolaylı tümleçler ise, -e, -de -den durum eklerini alır. Yüklemle doğrudan ilgili olan nesnedir, -e, -de, -den durum eklerini alan tümleçler yüklemle dolaylı olarak ilgili olduklarından bunlara dolay­lı tümleçler veya yer tamlayıcıları denir.

Dolaylı tümleçler yalnızca yüklem durumundaki fiilin değil, cümledeki çe­kimli fiillerin, fiilimsilerin (mastarlar, zarf – fiiller ve sıfat – fiiller) anlamlarını yer, açısından tamamlayan kelimeler veya kelime gruplarıdır.

Bazı gramerciler, dolaylı tümleçlere, ağır basan yer bildirme özelliklerinden dolayı yer tamlayıcısı adını verirler, -de bulunma durumu eki almış tümleçlere bu terim daha uygun düşer. Biz okul kitaplarında da kullanıldığını göz önüne alarak dolaylı tümleç terimine de yer verdik.

Cümlede ister zamir, ister isim, ister sıfat olsun genellikle dolaylı tümleç olabi­lir. Fiillerin isimleştirilmiş şekilleri de cümlede dolaylı tümleç durumunda bulunur. Doktor bize geldi. Şu yaşlıdan sor. iş olacağına vanr örneklerinde görüldüğü gibi -e yönelme durumu eki biz zamirine, -a yönelme durumu eki – acak ekiyle isimleş­tirilmiş olmak fiiline ve yaşlı sıfatına gelerek birer dolaylı tümleç yapmıştır.

Dolaylı tümleç yapan eklerden birini alan sıfat, artık isimleşmiş olur. Gemi açıkta seyrediyor.

Zarf Tümleci / Cümlenin Öğeleri

Tarih: 4 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

cümlenin öğeleriCümlede yüklemin anlamını zaman, durum, tarz, nicelik (azlık, çokluk), se­bep, ölçü ve soru anlamları katarak tamamlayan tümleçlere zarf tümleci deriz. Son yıllarda cümle bilgisi ile ilgilenenler, bunları birer tümleç değil de doğrudan “zarf” diye adlandırıyorlar.

Vazonun çatlak olduğunu ancak eve geldiğinde anlamıştı. Bu cümlede gel­diğinde her ne kadar bulunma durumu ekiyle kurulmuş bir fiilimsi olarak görülü­yorsa da, anlamıştı yüklemini zaman bakımından sınırlayan, anlamını değiştiren bir zarf tümlecidir, geldiğinde yerine geldiği zaman zari tümlecini koyduğumuzda anlamda bir değişiklik olmaz.

Tren geldikçe rahatsız edilmiş bin suratla ortaya çı­kan istasyon memuru, işi biter bitmez, derhal odasına çekilirdi örneğinde biter bitmez ve derhal zarfları çekilirdi yüklemini tarz açısından sınırlamaktadır. Bu cümlede geldikçe kelimesi de zarftır. Ancak sınırlandırdığı rahatsız edilmiş fiili bu cümlede surat kelimesinin sıfatı olmuştur. Dilimizde, bu şekilde zarf fiil ekleriyle (-dıkça I -dikçe, -ınca / -ince, -arak / -erek) kurulmuş tümleçler çok yaygındır.

Oldukça zengin. Hiç evlenmemiş. Çok iyi yüzüyor, iyice pişir. Dostça davranalım örneklerinde görülen, sıfatın ve fiilin anlamını değiştiren oldukça, hiç, çok iyi, iyice, dostça kelimelerinden tutun da aşağıda örneklerini verdiğimiz zarf grup­larına kadar çeşitli yapıdaki şekiller, eğer yüklemin veya cümledeki bir fiilimsinin anlamını tarz, zaman, sebep, nicelik (azlık, çokluk), ölçü bakımlarından sınırlıyor­larsa, zarf tümleçleri sayılırlar.

"..." Yılında Neler Oldu? Anlamli Sozler Astroloji Atalarimizdan Sozler Atatürk Atatürk Devrimleri Atatürk İnkılapları Atsız Atsız Resimleri Aşk Sözleri Bilgili Sozler Bitkisel Yağ Bitkisel Yağlar Bitkisel Yağlar ve Faydaları Bitkisel Yağların Faydaları Bitkisel Yağların Kullanılışı Bitkisel Yağların Kullanımı Bitkisel Yağların Yararları Biyografi Biyografiler Bozkurt Resimleri Burç Burç Hakkında Bilgi Burçlar Burçlar Hakkında Bilgi Burçlar Hakkında Bilgiler Burçlar ve Özellikleri Burçların Uyumu Burçların Özellikleri Burç Nedir Burç Uyumları Burç Özellikleri Cumhuriyet Damar sözler Derin Sozler Devlet Din Duvar Kağıtları Edebi Akımlar Edebi Akımlar Konu Anlatımı Edebi Akımların Temsilcileri Edebiyat Edebiyat Akımları Edebiyat Akımları Nelerdir Edebiyat Konu Anlatımı Erkek Burcu Etkileyici sözler Fotoğraf Fıkra Görsel Görseller Güzel Sözler Hayati Hoca Fıkraları Hoca Fıkrası Hristiyanlık Hristiyan Türkler Hristiyan Türk Olur mu Hüseyin Nihal Atsız Irkçı Resimler Kadın Burcu Kafiye Kafiye Nedir Kafiye Çeşitleri Kaliteli Masaüstü Resimleri Kimdir Kim Kimdir Kitap Komik Fıkra Komik Sözler Komik Özlü Sözler Kültür Kısa Fıkra Kısa Nasreddin Hoca Fıkrası Milliyetçi Resimler Müslüman Olmayan Türkler Nasreddin Hoca Fıkraları Nasreddin Hoca Fıkrası Nasrettin Hoca Nasrettin Hoca Eserleri Nasrettin Hoca Fıkra Nasrettin Hoca Fıkraları Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa Nasrettin Hoca Fıkraları Resimli Nasrettin Hoca Fıkrası Nasrettin Hoca Hayatı Nasrettin Hoca Hikayeleri Nasrettin Hoca Komik Fıkralar Nasrettin Hocanın Fıkraları Nasrettin Hoca Oyunları Ogretici Sozler Ortodoks Ortodoks Türkler Osmanlı Ozlu Ozlu Soz Ozlusozler Resim Roman Roman Özeti Rusya Rüya Tabirleri Sanatçıların Biyografileri Sene Sene Tarih Sovyetler Birliği Soz Tarih Tarihte Bu Sene Tarihte Bu Yıl Tarot Türk Türk Edebiyatında Edebi Akımlar Türkiye Türk Kültürü Türklük Fotoları Türklükle ilgili Fotoğraflar Türklükle ilgili Resimler Türklük Üzerine Fotolar Türklük Üzerine Resimler Türk Tarihi Türkçe Türkçü Fotolar Türkçü Fotoğraflar Türkçü Görseller Türkçü Masaüstü Resimleri Türkçü Resimler Unlu Sozler Uyak Uyak Nedir Uyak Çeşitleri Vecizeler Vecize Sözler Yazarların Biyografileri Yağların Faydaları Yağların Yararları Yağların Çeşitleri Yağların Önemi Yaşam Öyküsü Yıl Yıl Tarih Çin Özdeyişler Özlü Cümleler Özlü Sözler Özlü Sözler Mevlana Ülke Ünlülerin Biyografileri Ünlülerin Sözleri Ünlü Sözleri İman Şairlerin Biyografileri
  Yukarı çık!