Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)

Tarih: 7 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

dokuzuncu hariciye koğuşuYazarın küçüklüğünden beri çektiği hastalık onu hastahanelerden tiksindirmiştir. Fakat durumu ciddiyetini korumaktadır. Annesi ile kenar mahallelerin birinde virane ahşap bir evde yaşamaktadır.

Bir gün ameliyat olması gerektiğini öğrenip hastahaneden döndüğünde evde annesini bulamaz ama odanın halinden annesinin şiddetli bir baş ağrısı geçirdiğini anlar. O sırada annesi gelir. Yazar ise annesini üzmemek için ona gerçekleri anlatmaz. Kendi doktaruna gidip ona gözükmesi gerektiğini söyler. Annesi yazarın Erenköye gideceğini öğrenince paşanında onu merak ettiğini söyler. Ertesi gün yazar önce paşaya gider. Paşa ilk olarak sağlık durumunun nasıl olduğunu sorar yazar da kaçamak cevaplar vererek olayı geçiştirir. Daha sonra odaya Nüzhet gelir yazardan getirmesini istediği kitapları alır.

Fatih – Harbiye (Peyami Safa)

Tarih: 7 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Neriman’la Şinasi çocukluk arkadaşlarıdır. Tanıdıkları ilk karşıt cins birbirleridir. İlk başta ikisi de birbirlerini seviyorlardı. Okula beraber gidip geliyorlardı. Üniversite de bile beraberdiler. Neriman’ın babası Faiz Bey’dir ve Şinasi’yi de çok sevmektedir. Bazı geceler Faiz Bey’in evinde saz çalarlar ve sohbet ederlerdi. Herkese bir gün Şinasi ile Neriman’ın evleneceğini düşünüyordu.

Giderek Neriman Şinasi’den soğumaya başladı. Neriman oturduğu mevki olan Fatih’i, sevmemektedir. Çünkü Fatih, doğuyu, gelişmemişliği ve eskiyi temsil ediyordu. Oturduğu mahalle çok eskiydi ve evler de virane gibiydi. Bir gün Macit denilen yakışıklı, zengin ve kibar birisiyle tanışır. Macit Harbiye’de oturuyordu. Harbiye, gelişmişliği ve batıyı simgeliyordu. Macit ile bir kaç sefer Şinasi’den habersiz buluşurlar. Bir gün Macit Neriman’a balo davetiyesi verir ve baloya davet eder. Nerman baloya gitmeyi çok istemektedir.

Saray ve Ötesi (Halit Ziya Uşaklıgil)

Tarih: 7 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

II.Abdülhamit’in tahtan indirilmesinden sonra yönetim de değişmiştir. Yeni Padişah 5. Sultan Mehmet Reşat’tır. Yönetimle beraber yönetici kadro da değişmiş ve Osmanlı Devletinde Meşrutiyet dönemi başlamıştır.

Reşat Efendi’nin beşinci Sultan Mehmet namıyla cülüsü üzerine saray mabeyn başkatipliğine atanan Uşaklıgil, sarayı Meşrutiyet yönetimine uygun bir biçimde düzenlemek amacındadır. Başkatip olmasından dolayı padişahla her zaman yüzyüzedir. Sarayda olup bitenleri, padişahın günlük faaliyetlerini, nelerden hoşlandığını, nelere tepki göstereceğini, kısaca davranış biçimini çok iyi bilmektedir. Sarayda olup biten herşeyle yakından ilgilendiği için , padişahtan önceki söz sahibidir. Yani başkatip durum incelemesi yaparak, konunun padişahı nasıl etkileyeceği veya söz konusu durum karşısında ne gibi bir sonucun çıkacağını değerlendilir.

Mai ve Siyah (Halit Ziya Uşaklıgil)

Tarih: 7 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

mai ve siyahA. Cemil, çok doğru, iyi kalpli bir avukatın oğludur. Annesi ise erdemli bir kadındır. Öğrenimine resmi okullarda başlar. Öğrenimi sırasında babası vefat eder. Okulu bitirir bitirmez kız kardeşine ve annesine bakmak zorunda kalır. Fakat elinden fazla bir iş gelmemektedir. Bu dönemde gecesini gündüzüne katarak Fransızca kitap tercümesi yapar fakat emeğinin karşılığını alamaz. Yabancı dil bildiği için sadece evlerde ders vermektedir. Bir de şiir yazmaktan başka bir becerisi yoktur.

Ders verdiği öğrencilerin yaptığı şımarıklıklar onu bezdirmiş ve bu işi bırakmasına sebep olmuştur. Gittikçe umutsuzluğa kapılmıştır. Hüseyin Nazmi’nin kız kardeşi Lamia’yla evlenecek midir? Edebiyatımıza yeni bir yön verebilecek midir? En sonunda Mirat-i Suun adlı gazetede iş bulur ve gazetede tercümeler yapmaya başlar. Hayatı az çok düzene girmeye başlar.

Hatta gazete sahibinin oğlu Vehbi Efendi, A.Cemil’in kız kardeşi İkbal ile evlenir. O zaman Süleymaniye’de eski bir evde oturan A.Cemil kız kardeşini bahtiyar görmek hevesiyle, güzel bir düğün yapar. Ama bu evlilik, o zamanın evlenme şartları yüzünden başarılı olmaz. Evlenenler daha önceden birbirlerini tanımadıkları için, bağdaşamazlar. Vehbi Efendi gayet kaba, boyuna içen, küstah bir kimsedir. Bir gece Vehbi Efendi hamile olan İkbal’i öyle hırpalar, öyle bir tekme atar ki, zavallı kadın çocuğunu düşürür. A.Cemil çıldırmış gibidir, onu Ali Şekip zor zapt etmektedir. Kız kardeşini ölümden kurtarması lazımdır. Aldığı bütün tedbirlere karşı İkbal’ı ölümün pençesinden kurtaramaz.

  Yukarı çık!