Orta Hallisi Yok Mu (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Nasrettin Hocaya sormuşlar:

– Hocam, Arapça bilir misin?

Elbet, bu lisanda oldukça bilgiliyim.

– Çok güzel, efendim, Arapçada file ne derler?

Nasrettin Hoca, bir an düşündükten sonra:

– Aman efendim, demiş, pek yüksekten sormaya başladınız. Şunu biraz alçaltınız, ufağını sorunuz.

Peki, pireye ne derler?

Uzgele, Nasrettin Hoca bu sözün Arapçasını biliyormuş:

Ganem, demiş.

Kuzuya ne diyorlar?

Ona Arabistan’da bir sene bir şey demiyorlar; bir sene sonra yine ganem diyorlar, cevabını vermiş.

Yanlış Anlaşılan Meram (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Nasrettin Hoca bir gün yolda çok yorulmuş. “Ah Yarabbim, ne olur bana bir eşek göndersen de, sırtına binip rahat rahat gitsem!” diye dua etmiş; dinlenmek için yol kenarında bir ağacın gölgesine uzanmış. Derken züppelerden biri öteden beri gelirmiş. Hocayı görünce sırf şirretlik olsun diye:

– Kalk be Hoca, demiş. Ne yatmışın oraya domuz leşi gibi? Tembellik zamanı değil. Al bakalım şu sıpayı sırtına da çıkar şu yokuşu.

Nasrettin Hoca, korkusundan titreyerek hemen fırlamış, koca sıpayı sırtladığı gibi yokuş yukarı tırmanmaya başlamış. Kan ter içinde kalmış. Gözlerini göğe doğru kaldırarak:

Hey Allahım, demiş, ben senden eşek istedim, ama binmek için, sırtıma bindirmek için değil. Yoksa, meramımı yanlış mı anladın?

Bu Bile Az Gelir (Nasrettin Hoca Fıkraları)

Tarih: 26 Mart 2012  |   Bölüm: Gülünç  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

Nasrettin Hocanın zamanında silâh taşımak yasakmış. Bir gün bir yoklama esnasında devriye, Hocanın üstünde koca bir bıçak bulmuş. Çavuş sormuş:

– Bu nedir, herif? Nasrettin Hoca:

– Efendim, kerem buyur, demiş, ben mü-derrisim, derste talebelerin yaptığı hataları bununla kazırım.

Çavuş gürlemiş:

– Yanlış çakı ile kazınır, koca bıçak ile değil.

A efendim, ne diyorsun? Öyle yanlışlar var ki, bu bıçak bile az geliyor.

  Yukarı çık!