Attila İlhan ve Edebiyat Hocası Hüseyin Nihal Atsız

Tarih: 23 Nisan 2012  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

Attila İlhan, uzunca bir zaman edebiyat hocası olan ATSIZ‘ı, neler yaşadığını kabataslak ifade ediyor.

Attila İlhan

1941’di galiba, İzmir’deki bir liseden komünistlikten dolayı kovuldum. Belge aldığım için hiçbir yerde okuyamıyordum. Özel bir lisede okuyabilir mi diye, beni İstanbul’a yolladılar. Boğaziçi Lisesi’ne geldim. Boğaziçi Lisesi’nde edebiyat hocam kimdi, biliyor musunuz? Nihâl Atsız idi. Ben, “eyvah” dedim, “bu adam beni hemen mimleyecek ve perişan edecek.”

Ne bekliyorum biliyor musunuz, bir Hitler bekliyordum ben. Geldi, hiç de öyle bir adam görmedim ben. Derli toplu, aklı başında, işini ciddiye alan bir adamdı. Her çocuğun İstiklâl Marşı‘nı baştan aşağı ezbere bilmesini isterdi. Onu yapamadın mı, sıfırı alıp oturuyordun.

Ve sınıfta bu işi yapan tek adam

Aruz Ölçüsü (Aruz Vezni)

Tarih: 27 Mart 2012  |   Bölüm: Dil / Türkçe, Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Divan şiirinde kullanılan ölçüye aruz ölçüsü denir. Arap şiirinden alınmıştır. Türk edebiyatında aruzla yazılan ilk eser Kutadgu Bilig’dir. (Şehname vezniyle)

Türkçe kelimelerden çok Arapça ve Farsça kelimelere uygun bir ölçüdür. Türkçe kelimelerle en iyi Mehmet Âkif, Tevfik Fikret ve Yahya Kemal tarafından uygulanmıştır. Şiirde ahengi sağlamak esastır.

Mısralardaki hecelerin açıklı-kapalılık bakımından denk olmasına ve belirli kalıpların kullanılmasına dayanır.

Dizelerde alt alta gelen heceler aynı değerde (açık ya da kapalı) olmalıdır.

Nasrettin Hoca / Hayatı – Kişiliği ve Fıkraları

Tarih: 24 Mart 2012  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: 34 yorum  |   Yazar:

nasrettin hoca kimdir, hayatı13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başı arasında yaşadığı düşünülen, düşünceye yönelik mizah anlayışının en önemli örneklerini sunan bir zekâ abidesi; fıkraları dilden dile pelesenk olan büyük bir halk bilgesi, kurnazlığın ve hazır cevap olmanın en güzel örneklerini sergileyen bir düşünür ve aynı zamanda etkili bir hatip, toplum eğitmeni…

Birçok ilde kendisini benimseyen halk tarafından adına türbeler inşa ettirilen ve herkesin bağrına basıp, ondan akıl danıştığı bir aksakal olan Nasrettin hoca Selçuklular döneminde Konya ve Akşehir civarında yaşadığı düşünülen büyük bir bilgindir. Gülünç ve aynı zamanda düşündürücü sözleriyle insanları kendisine hayran bırakan aksakallı Nasrettin hoca, tarihimizde gelmiş geçmiş en önemli fıkra kaynaklarından biridir.

Onun fıkra anlayışı, öyle basit bir espri ile insanları güldürmekten çok, hem düşündürüp hem güldürmeyi amaçlayan kurnazlık temellidir.

Türk halk bilgesi ve fıkra kahramanı

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde 1208 yılında doğdu, 1284 yılında Akşehir’de öldü Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun’dur. Önce Sivrihisar’da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu’ya dönerek köy imamı oldu. 1237′de Akşehir’e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim’in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu.

Ben Edebiyat Öğretmeniniz Nihâl Atsız

Tarih: 18 Mart 2012  |   Bölüm: Edebiyat, Kitap  |   Yorumlar: 4 yorum  |   Yazar:

Ders zili çaldı. Ilık bir sonbahar günüydü. Haydarpaşa Lisesi’nin denize bakan büyük anfilerinden birindeydik. Sınıf kapısının üzerindeki beyaz bir kâğıtta, çini mürekkebiyle IV-D yazılıydı. Lisenin ilk sınıfı… Bizim deyimimizle «dokuzuncu sınıf». Daha böyle 15 kadar dokuzuncu sınıf vardı.

Dersimiz edebiyattı. O öğrenim yılının ilk edebiyat dersi.

Az sonra sınıf kapısından içeri orta boylu, dolgunca, gri elbiseli bir zat girdi. Kırk beş yaşlarında vardı. Sağ elinde, kilit kısmı içe dönük olarak tutulmuş siyah bir çanta taşıyordu.

Hep birden ayağa kalktık.

— Buyurun, oturun!

Kürsüye çıktı. Çantasından kitaplarını ve not defterini, ceketinin cebinden cep saatini çıkardı. Saati, karşısına gelecek şekilde, kürsünün üzerine yerleştirdi.

  Yukarı çık!