Harf İnkılabı / Dil Devrimi

Tarih: 27 Mayıs 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

dil devrimi, harf inkılabıHarf İnkılâbı’na kadar olan sürede, yazı konusunda pek çok tartışma olmuştu. Sovyetler Birliği, kendi toplumundaki uluslararası Latin alfabesinin kabul edilmesini savunuyordu. 1 Mayıs 1925’te Azerbaycan’da Latin alfabesi kabul edilmişti. Sovyetlerin bu Latinleştirme siyasetinin amacı, İslâmlığın etkisini azaltmak ve Arap yazısı kullanan Türkiye Türkleri ile bağları koparmaktı.

Meclis’te, yeni harflerin kabul edileceği ana kadar bu konuda girişimler olmuştur. Yazının Latinleşmesi fikri ilk defa 1923 İzmir İktisat Kongresi’nde ortaya atılmıştı. 1927’de Türkiye’de genel nüfus, 13.642.870, okuma yazma bilenlerin sayısı 1.111.000 olup, okuma yazma oranı nüfusa göre yüzde 10.6 idi.

İnkılâba 1927 yılında karar verildi. 8 Ocak 1928’de, Ankara Türk Ocağı’nda Adliye Vekili Mahmut Esat Bozkurt, Latin harflerinin ulusun dilini güzelleştireceği yolunda bir konferans verdi. Bir hafta sonra, Dil Kurumu üyesi Köse Raif Paşazade Fuat ve Hamdullah Suphi Tanrıöver Latin harflerinin benimsenmesini ileri sürdüler. Bu arada bu konuda çalışmalar da hızlandırılmıştı. 25 Nisan 1928’de Milliyet gazetesinde Latin harflerinin kabulü konusunda ilerlemelerin olduğu açıklanıyordu.

25 Mayıs 1928’de Alfabe Kurulu Vekiller Heyeti’nin onaylanması ile kuruldu. Alfabe Kurulu ilk toplantısını, 26 Haziran 1928’de yapmıştı. 1927 Aralığı ile 1928 Mayısı arasında, Ahmet Cevat (Emre) bu konuda Atatürk’ün görüşünü yansıtan bir seri yazılar yazmıştı.

Atatürk halkın içine girerek, Latin harflerini benimsetmek için büyük çaba göstermiştir. Bunun için, 23 Ağustos 1928’de Tekirdağ’a gitmiş ve Tekirdağlıların şimdiden yeni Türk harflerini okuyup yazabilmelerinden memnunluk duymuştu.

Atatürk, 9 Ağustos 1928 akşamı Sarayburnu’nda halka bu inkılâbı açıkladıktan sonra, Dolmabahçe’de ders verilmeye başlanmıştı. 16 Ağustos 1928’de, CHP merkezinde yapılan toplantıda her mahallede bir dershane açılması kararlaştırıldı. Mustafa Kemal, Başöğretmen sanını aldı. Türk basını bütün bu çalışmalardan halkı haberdar etmekteydi. Gazeteler, yeni harfleri ve imlâ esaslarını yaymaya başladılar. Türkiye’nin bütün şehir ve kasabaları ve köylerinde halk yeni harfleri öğrenmeye başladı.

Sözcükte Anlam

Tarih: 16 Ağustos 2012  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

  1. sözcükte anlamGerçek Anlam

Bir sözcüğü duyduğumuzda aklımıza gelen ilk anlamı onun gerçek(temel) anlamıdır. Başka bir ifadeyle bir sözcüğün herkes tarafından bilinen anlamı.

Örnek:

Ders çalışırken yüzüme bakıp gülmeye başladı.

(cümlesinde bütün sözcükler gerçek anlamlıdır.)

 

  1. Mecaz Anlam

Bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir.

Örnek:

Yeni gelen öğrenci sınıfa çabuk ısındı.

(ısındı sözcüğü mecaz anlamlıdır. “Alıştı” anlamında kullanılmıştır.)

 

Seninle açık konuşayım.

(açık sözcüğü “anlaşılır” anlamında kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır.)

 

Ayağını yorganına göre uzat.

(ayak ve yorgan sözcükleri mecaz anlamlıdır.)

Yapısına Göre Sözcükler

Tarih: 16 Ağustos 2012  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 16 yorum  |   Yazar:

yapısına göre sözcüklerYapısına göre sözcükler 3 e ayrılır. Basit sözcük, türemiş sözcük ve birleşik sözcük.

 

  1. Basit Sözcükler

Herhangi bir yapım eki almamış sözcüklerdir. Başka bir ifadeyle kök halindeki veya çekim eki almış sözcüklerdir.

Örnek:

ağaç, çiçek, yollar, eve, akıl, sıra….

 

  1. Türemiş Sözcükler

Yapım eki almış sözcüklerdir.

Örnek:

Ağaçlık, kitaplık, sevgi, gözlükçü, akılsız…

 

  1. Birleşik sözcükler

Birden fazla sözcüğün bir kavramı karşılamasıyla oluşan sözcüğe birleşik sözcük denir. Kimi birleşik sözcükler ayrı kimisi bitişik yazılır.

Ekler (Çekim ve Yapım Ekleri)

Tarih: 16 Ağustos 2012  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 106 yorum  |   Yazar:

yapım ve çekim ekleriEkler işlevleri bakımından ikiye ayrılır: Yapım ekleri, çekim ekleri.

  1. Yapım Ekleri

Eklendiği sözcüğün anlamını değiştiren eklerdir. Bir sözcükten yeni anlamlı başka sözcük türetir. Yapım ekleri dörde ayrılır:

  1. İsimden isim yapım ekleri

“-cı, -lık, -lı, -ce, -daş….”

Örnek:

İz-ci, diş-çi, aş-çı

Ön-lük, diz-lik, boş-luk

Akıl-lı, yol-suz, iş-siz

Türk-çe, yurt-taş, vatan-daş….

 

  1. İsimden fiil yapım ekleri

“-la, -laş, -lan, -a, -l…..”

Örnek:

Baş-la, buhar-laş, akıl, lan

İnce-l, dar-al, kan-a, yaş-a

 

  1. Fiilden isim yapım ekleri

“-i, ici, -im, gin, -me, -mek, -iş, -en…..”

  Yukarı çık!