Bu nedir? Bu sayfadan Sosyal İmleme bağlantılarını kullanarak Egzistansiyalizm / Varoluşçuluk Akımı yazısını bir sosyal imleme sitesine kaydedebilirsiniz, veya E-posta formunu kullanarak yazıyı bir arkadaşınıza tavsiye edebilirsiniz.

Sosyal İmleme

Bu içeriği beğendiyseniz, aşağıdaki bağlantılarla feysbuk veya twitter üzerinden paylaşabilirsiniz. Ayrıca yazıyı başka ortamlarda paylaşmak için doğrudan adres çubuğundaki bağlantıyı da kullanabilirsiniz.

  • Facebook'ta paylaş!
  • Twitter'da paylaş!


  • Yandaki form aracılığıyla herhangi bir kişiyle yazının bağlantısını içeren bir e-posta paylaşabilirsiniz. Formu doldurup, gönder butonuna tıkladıktan sonra sayfa yeniden yüklendiğinde e-postanız gönderilmiş demektir.

E-posta

E-posta ile paylaş
23 Ekim 2015

Egzistansiyalizm / Varoluşçuluk Akımı

Kategori: Edebiyat

egzistansiyalizm nedirEgzistansiyalizm (varoluşçuluk), insanın önce var olduğunu, daha sonra hareketleri, davaranışlarıyla kendini yarattığını ileri süren bir felsefe doktrinidir. Peyami Safa İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra doğan egzistansiyalizmin güzel sanatlar üzerinde tesiri yok gibidir yalnız edebiyatta bilhassa romanda egzistansiyalist denebilecek birkaç yazar ve esere rastlanmıştır der.

Bu akımın kurucusu Alman metafizikçi Heidegger olarak gösterilse de kendisinin bu sıfatı reddettiği söylenir. Egzistansiyalistlerin çıkış noktası Dostoyevski’nin ‘tanrı olamasaydı her şey mubah olacaktı’ sözüdür. Bu anlayışa göre, tanrı bulunmadığı için insan özgür olmak zorundadır.

Egzistansiyalizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Egzistansiyalizm felsefede gelişen ve felsefi temelli bir akımdır. Jean Paul Sartre, varoluşçuluğu tanımlar ve dine yaklaşımları bakımından iki ayrı koldan geliştiği tezini öne sürer.

Hristiyan Varoluşçular: Kierkegaard, Karl Jaspers, Unamuno, Maurice Blondeli Henri Bergson…. Allah’ı inkâr etmeyen dine bağlı bir felsefe oluştururlar. İnsanın kendisini tanıması ve hür iradesi ile yapacağı seçimlerin sağlıklı olması Allah’ın varlığına inanması ile mümkündür. Hiçlik duygusunu yaşamaması ve yalnızlık duymaması için Allah’ın varlığını hissetmek gerektiğine inanırlar.

Ateist Varoluşcular: Tanrıya inanmayan varoluşcular Nietzsche Heidegger, Jean Paul Sartre, Simone de Beauvoir, Albert Camus gibi filozof ve yazarlardır. Tanrı‘ya inanmadıkları gibi, tarihe, geçmişe ve geleceğe de inanmazlar. Allah’ın varlığına inanmanın insana sorumluluklarını unutturacağını düşünürler.

Bu felsefenin beşiğinde büyüyen egzistansiyalist edebiyat ise “… karamsar ve bunalım edebiyatıdır. Çünkü dünya saçma ve iğrenç; deniz soğuk ve kara; sevgili kirli ve besinli bir yemek dolabıdır. Sahipsiz, tanrısız, yardımcısız insan adeta kapalı bir oda veya hücreye benzeyen bu dünyada yaşamak zorundadır.

Dünya edebiyatında bu akım örnekleyen sanatçılara; Friedrich Hölderlin (1770- 1843), Sören Kierkegard (1813-1885), Friedrich Wilhem Nietzche (1844-1900), Paul Claudel (1868-1955), Andre Gide (1869-1951), Paul Valery (1871-1945), Robet Fros (1875-1963), William Faulkner (1897-1963), Andre Malraux (1901-1976), Jean Paul Sartre (1905-1980), Alberto Camus (1913-1960), Simone de Beauvoir (1908-1986) örnek olarak gösterilir.

Türk edebiyatında egzistansiyalizm. Türk edebiyatında doğrudan egzistansiyalist olarak adlandırılan yazar isimleriyle ya da örnek metinlerle karşılaşılamamıştır.


Geri Dön: Egzistansiyalizm / Varoluşçuluk Akımı