Bu nedir? Bu sayfadan Sosyal İmleme bağlantılarını kullanarak Türkistan’ın Parçalanmasında Rusya Faktörü yazısını bir sosyal imleme sitesine kaydedebilirsiniz, veya E-posta formunu kullanarak yazıyı bir arkadaşınıza tavsiye edebilirsiniz.

Sosyal İmleme

Bu içeriği beğendiyseniz, aşağıdaki bağlantılarla feysbuk veya twitter üzerinden paylaşabilirsiniz. Ayrıca yazıyı başka ortamlarda paylaşmak için doğrudan adres çubuğundaki bağlantıyı da kullanabilirsiniz.

  • Facebook'ta paylaş!
  • Twitter'da paylaş!


  • Yandaki form aracılığıyla herhangi bir kişiyle yazının bağlantısını içeren bir e-posta paylaşabilirsiniz. Formu doldurup, gönder butonuna tıkladıktan sonra sayfa yeniden yüklendiğinde e-postanız gönderilmiş demektir.

E-posta

E-posta ile paylaş
20 Temmuz 2013

Türkistan’ın Parçalanmasında Rusya Faktörü

Kategori: Tarih

türkistanın parçalanması1917 devriminden önce, Orta Asya’da (en azından kültürel konularda) birlik mevcuttu. Baymirza Hayit, 1925’ten önce Orta Asya halkının Türkistanlılar (Türkistan halkı) olarak adlandırıldığını belirtmektedir. Sonradan bu halklar farklı ünitelere bölünmüşlerdir.

Ruslar için Müslüman (yada Türk) bir birlik tehlikeliydi. Bu nedenle, Ruslar bu tehdidi Ruslaştırma ve Böl Yönet politikası ile ortadan kaldırmayı istemişlerdir. Sovyetleri basmacı hareketi ile tehdit eden Orta Asya’nın gücünü zayıflatmak amacıyla 1925’teki Moskova planı ile (daha sonraki bazı değişikliklerle birlikte) Sovyetler bölgeyi tek tek ünitelere ayırmışlardı. Bölgede yaşayanlara resmi birer milliyet verilmiştir.

Bu yapay bir bölünme olmuştur. Kabile veya Klanların (boyların) isimleri Özbek, Kazak, Tatar gibi, sıklıkla kullanılmıştır. Sovyetler Birliği idarecileri bu halkların aynı kökenden geldikleri gerçeğini mümkün olduğunca örtmeye ve bir çok küçük ulus yaratmaya çalışmışlardır.

Türk Cumhuriyetlerinin halkları da bu yolla eğitilmiştir. Özbek, Kazak, Azeri, vb. olma bilinci Türk halkları arasında artmıştır. Critchlow Orta Asya halkından belirli sayıda sıradan kişilerle yapılan görüşmelerde, Orta Asya’daki her cumhuriyetin halkının kendilerini Türkistanlı yada Türk olmak yerine bireysel cumhuriyetlerin kimlikleri ile tanımladıklarını ortaya çıkarmıştır.

Ayrıca bu makalenin yazarı tarafından 1993 yılında gerçekleştirilen ankette Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye’ye eğitim için gelen öğrenciler Türkiye ile kendilerini birleştiren en önemli faktörün din olduğunu vurgulamışlar, Türklüğe ikinci planda yer vermişlerdir. Bu da Critchlow’un görüşünü teyit etmektedir. Buna ek olarak cumhuriyetlerin halkları arasında kimi düşmanca tavırlar da bulunmaktadır.

Özbekler ve Kırgızlar arasındaki sorunlar buna örnek teşkil etmektedir. Ayrıca Semerkant ve Buhara’daki Tacik halkının çoğunluktaki Özbekler tarafından ayırıma tabi tutuldukları iddia edilmektedir. Yine Ahıska Türkleri dışlanmaktadır. Bölge halkı tarafından “Türk” terimi genellikle Türkiye vatandaşlarını ifade etmek için kullanılmaktadır.


Geri Dön: Türkistan’ın Parçalanmasında Rusya Faktörü