Bu nedir? Bu sayfadan Sosyal İmleme bağlantılarını kullanarak Suriye Selçukluları Devleti yazısını bir sosyal imleme sitesine kaydedebilirsiniz, veya E-posta formunu kullanarak yazıyı bir arkadaşınıza tavsiye edebilirsiniz.

Sosyal İmleme

Bu içeriği beğendiyseniz, aşağıdaki bağlantılarla feysbuk veya twitter üzerinden paylaşabilirsiniz. Ayrıca yazıyı başka ortamlarda paylaşmak için doğrudan adres çubuğundaki bağlantıyı da kullanabilirsiniz.

  • Facebook'ta paylaş!
  • Twitter'da paylaş!


  • Yandaki form aracılığıyla herhangi bir kişiyle yazının bağlantısını içeren bir e-posta paylaşabilirsiniz. Formu doldurup, gönder butonuna tıkladıktan sonra sayfa yeniden yüklendiğinde e-postanız gönderilmiş demektir.

E-posta

E-posta ile paylaş
13 Aralık 2012

Suriye Selçukluları Devleti

Kategori: Tarih

suriye selçukluları devletiMelikşâh’ın, kardeşi Tutuş’u Şam’a melik tayiniyle kurulan Suriye Selçukluları (1078-1117) devletinin ömrü kısa ve bazı Haçlı savaşları dışında tarihî ehemmiyeti pek az olmuştur. Esasen Tutuş da kendisinden önce Atsız’ın idaresinde Yavgulu Türkmenlerinin fethettiği yerlere hâkim olmuştur. Atsız’ı öldürdükten, ve Şam’ı aldıktan sonra Haleb’i ele geçirmeğe çalışan Tutuş burada ve Antakya üzerinde önce Arap emîri Müslim bin Kureyş ile, sonra da Türkiye Sultanı Süleymanşâh’-m Müslim’i bertaraf etmesiyle onunla çarpışmaya girişmiş ve Süleyman’ı öldürdükten sonra (1086) oraya gelen Melikşâh, Halep, Antakya ve Ur-fa’yı sıra ile Ak-sungur, Yağı-sıyan ve Bozan’a iktâ edince de Tutuş Şam ile kalmıştır. Mısır Fâtımîlerine karşı hâkimiyetini genişletmeğe çalışan Tutuş Melikşâh’m ölümü üzerine sultanlığını ilân etmiş; komşusu Ak-sungur, Yağı-sıyan, Bozan ve Gür-buğa’yı mağlûb ederek Şimali Suriye, Şarkî Anadolu ve Elcezire bölgelerini devletine ilhak ettikten sonra Selçuk tahtını elde etmek için, Terken Hatun ile işbirliği yaparak, Berkya-ruk üzerine yürümüş; fakat Rey civarında vukubulan savaşta, idaresizliği ve sert muamelesi ile beylerini kırdığı için, bozguna uğramış ve hayatım da 1095 de kaybetmiştir.

Tutuş’un ölümünden sonra bir oğlu Rıdvân Haleb’e ve diğer oğlu Dukak kale kumandanı Sav-tekin ve halkın davetiyle Şam’a sahip olmuştur. İki kardeş arasındaki mücâdelelerden faydalanan Mısır Şi’îleri Kudüs ve Filistin’i işgal ile burada Tutuş’un tabii olarak Artuk beyden sonra kalan oğullarını oradan attılar. Rıdvân kardeşi Dukak’ı, 1097 de, mağlûb edince ona metbuluğunu tanıttı.

Bu mücâdele sırasında Mısırlıların yardımını almak maksadiyle bir ay kadar hutbe Mısır Halifesi namına okunmuştur. Bu iç mücâdele sırasında idi, ki Haçlılar da Suriye’ye gelmiş ve 1098 de Antakya’yı işgâl etmişti. Bu sebeple Rıdvân artık Türk bejderi ile birlikte Haçlılarla savaşıyor; bazen galip ve bazen de mağlûb oluyordu. Dukak, 1104 Haziranında, Ölünce Atabeg Tuğ-tekin onun bir yaşındaki oğlu Tutuş’u, sonra da kardeşi Ertaş’ı Şam meliki yaptı. Rıdvân’m 1113 de ölümüyle de yerme oğlu Alp Arslan geçirildi. Durum pek karışık olduğu ve atabeği Ceııâhüddevle Hüseyin Bâtmîler tarafından öldürüldüğü için Tuğ-tekin Şam’dan Haleb’e dâvet edildi ve iktidarı ele aldı.

Haçlı istilâsı ve iç çekişmelere bir de Bâtmîlerin çıkardığı fesat eklendi. Suriye’de yerleşen Bâtmîler Selçuk devlet adamlarını ve âlimleri öldürmeğe başladılar. Bu sırada, 1111 yılında, 500 deve yükü ticârî emtia ile Haleb’e gelen Hocendli bir Türk zengini bütün servetini Bâtı-nîlere karşı mücâdele için vermişti. Sultan Mehmed Tapar da Alp Arslan’a: Baban Bâtmîler meselesinde bana muhalefet ederdi. Sen benün evlâdımsm; onları öldürmeni isterim” ifadesiyle onu Bâtı-nîlere karşı cihâda memur etti. O da bir kısım reislerini yakalayarak öldürdü.

Lâkin umumiyetle diğer Suriye Selçukluları gibi zayıf bir şahsiyet olan Alp Arslan, 1114’de öldürülünce Tuğ-tekin, yerine Rıdvân’m diğer oğlu Sultanşâh’ı (1114-1117) geçirdi. O da zayıf olduğundan iktidar tamamiyle Tuğ-tekin elinde olup Suriye Selçukluları fiilen inkıraz bulmuştur. Onunla birlikte Şam Atabegleri veya oğlu Tâc ül-mül Bö-ri’ye nisbetle Böriler ailesi veya devleti meydana çıkmış ise de bunlar da mühim bir kuvvet haline gelememiştir. Suriye Selçukluları hakkında kaynaklar o kadar mebzuldür, ki bu küçük hülâsada bunları göstermeğe imkân ve lüzum yoktur.


Geri Dön: Suriye Selçukluları Devleti