Yer Tanrı

yer tanrıYağız -yer veya kara- yer tabiri, Oğuz Kitabeleri’nde Kök tenri deyiminin mavi gök ile yan yana geçtiği yazılıdır. Çin kay-naklanna göre, Hiungnular’da yılın ilk ayında ata ruhlar ile birlikte yer ve gök ruhları için kurban kesmek gelenektir. Vatan toprağı Türklerde de Moğollarda da saygı gösterilen kutsal bir şeydir. Bu kutsallık Göktürkler’in hükümet merkezi olan Ötü-ken ile birlikte birçok dağ ve nehrin Tannlaşmasmı bile doğurmuştur. Türkler’de dağ ve nehirlerin kutsal sayılması buralarda birtakım ruhların yaşadığına olan inançtan kaynaklanıyor.

İbni Fazlan; bazı Başkurt boylarının inandığı 12 Tanrı arasında yer ve su Tanrılarını da sayar. Orhun Kitabeleri’nde kutsal sayılan “yer”, “su” kavramlarından vatan söylenmek istediği çıkarılabilir. Altay Türkleri arasında ayinlerde yer ve su deyimlerinin anıldığı, bunun bir ruhlar topluluğu olarak algılaması gerektiği bu isim altında 17 hanlığın yer aldığı belirtilmektedir. yolcu seferi namaz

İnanca göre; insanları yaratan ve kötü ruhlardan koruyan bu yer ve su Tanrıları’dır. Altaylılar yer ve su Tannlan’nı gök ve yeraltı mhlanndan bağımsız olarak kabul ediyorlar. İnsana benzetilen yer, su ruhlarının genel adı “sahip”tir. Çünkü bunlar belirli bir <acronym title=”bölgenin”>yerin</acronym> adıdırlar. Örneğin; bir dağın, bir ırmağın, bir gölün vs. ismidirler. Bundan dolayı dağ, ırmak, göl adlan sadece birer coğrafi adlandırmadan ibaret olmayıp aynı zamanda o yerin sahibi olan ruhlann adlandır. Her dağın, gölün veya ırmağın ruhu kendi bölgesine hüküm sürer ve yöresini konır. Bu nedenle Al-taylar’da her oymak kendi bulunduğu yerdeki dağı, ırmağı, gölü birer koruyucu varlık olarak bilir ve onlara saygı gösterip kutsar. Onlara at kurban ederler. Onlar adına sütü un ile kanştmr etrafa serperler. Bu kurban töreni Göktanrı’ya yapılan törenden bir gün sonra yapılır. Bu törende, Şaman törenlerinde yapılan her şey tam olarak uygulanır. düşünceyi geliştirme yolları

Bugün Anadolu’da bu inanç biçimi benzer biçimde özellikle Aleviler arasında yaşamaktadır. Bazı dağlar, ırmaklar, göller Anadolu’da Alevilerce kutsal kabul edilir, oralar ziyaret edilir, kurbanlar kesilir, ayinler yapılır. 32 farz

^Şamanist düşünceye göre, gerek yerde, gerek de gökte meydana gelen çeşitli tabiat olaylannın nedeni birtakım ruhlar ve Tannlar’dır. Uygurlar gök gürlediği zamanhaykınnalarla birlikte göğe ok atarlarmış. Bu şekilde rahatsız oldukları gök gürlemesini, şimşek çakmasını engellemeye çalışacaklannı sanırlarmış. Yakutlar ise, yıidınm düşmesinden kaçınmak için; madeni şeylerle gürültü yapıp, gök gürültüsünü uzaklaştıracaklarını sanırlarmış; Onlara göre gök gürlemesi ve şimşek çakmasını. Sü-geToyon “Balta Tanrı” yaparmış.

Tunguzlar ise, gök gürlemesinin gökteki büyük bir kuşun kanat çırpmasından meydana geldiğine inanırlarmış. Göğe çıkan Şaman’ı çeşitli tehlikelerden bu kuşun koruduğu varsayılımuş. Onu kanala benzetenler de vardır. Volga civanııda Bulgarlar yıldırım düşen eve bir daha girmezlermiş, Kalmuklar’da yıidınm çarpmasından ölenlere özel bir tören yapılırmış.

Bulgallar’da, yıidınm düşen ev ya terk edilir ve orayı kötü ruhlardan temizlemek için Şaman öncülüğünde özel bir tören yapılırmış. tesbih namazı

Türkler ve Moğollar gök gürültüsü yapan varlığa kurban sunarlarmış. Moğollar, evi ve hayvanlan korumak için yere süt . ve kımız serperlermiş. Uygurlar, yıldırım düşen ilk yerde ilkbaharda toplanıp kurban keserlermiş. Minusink yöresinde Türkler gök gürlemesini yapan Tanrıya kır at adak ederlermiş. Hazırlanan yerde dua edildikten sonra adak olarak at serbest bırakılırmış ve bu ata kimse dokunmazmış.

Yakutlar, rüzgârların dağlarda uyuduklannı ve herhangi bir nedenle uyandıklarını varsayarlar. Kasırganın da, yaşadığına inandıkları bir ruhtan çıktığını düşündükleri için ona “kasırga nıhu” adını verirler. Bazı Şamanistler rüzgârın hastalık getirdiğine inanırlar. Türkçe’de “yel” kelimesinin “rüzgâr, cin, salgın hastalık” gibi anlamlara gelmesi bundan olsa gerek. namazın sünnetleri

Moğolistan’da, rüzgâr, yağmur, kar ve don getiren bir taşın varlığına inanılır. İnanca göre bu taş; geyik, su kuşu, yılan gibi hayvaıılann başında bulunur. Bu taştım daha çok avcılann yararlandığını söylerler. Avcı hayvanın izini sürerken bununla kar yağdırabilir, mnağın sularını dondurarak avını kolaylaştırabilir. Bu taşı elde eden yağmur da yağdırabilirmiş. Bu işi yapan Şa-manlara: “Yağmur yağdıran sihirbaz” denirmiş. Anadolu’da kurak geçen yıllarda yapılan yağmur duasının kaynağının da bu ve benzer kaynaklardan geldiği varsayılabilir.

>> Şamanizm'e Geri Dön <<

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!