Yer Kabuğunun Hareketleri

Dünyamız yüzeyini saran katı kabuk tabakası; mantonun üzerinde âdeta bir sal gibi yüzmekte ve mantoda meydana gelen hareketlere bağlı olarak da yatay ve dikey doğrultuda çeşitli yönlere doğru hareket etmektedir. Bu hareketler ise kabuk tabakasının şekillenmesine neden olmaktadır.

yer kabuğunun levha hareketleri

1960’lı yılların başından beri deniz tabanlarında yapılan sondajlar, kayaların özellikleri ile uydular aracılığıyla yapılan gözlemler, yeryüzünün şekillenmesi ve mantoda meydana gelen hareketler konusunda birçok verinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Dünyanın şekillenmesini açıklayan modele Levha Tektoniği denir. edebiyat nedir

Levha Tektoniği’ne göre, mantonun hareketine bağlı olarak kabuk tabakası bazı sahalarda parçalanarak birbirinden ayrılır, bazı sahalarda ise ayrılan kütleler birbirlerine kavuşur. Nitekim üst manto (astenosfer)da meydana gelen zıt yönlü konveksiyonel akıntılar sonucu litosfer parçalanarak aksi yönlere doğru hareket eder. Böyiece bir yarık (rift) kuşak boyunca birbirinden ayrılır ve yarıktan çıkan magma ise yarığın kenarlarına doğru eklenir. Devam edegelen bu ayrılma hareketi ile yarık gittikçe genişler; yarık boyunca çıkan magma da devamlı olarak yarığın kenarlarına eklenir. Bu suretle magmadan oluşan bazaltlar yayılır. basınç merkezleri

Milyonlarca yıl devam eden bu hareketler sonucunda genişliği birkaç bin km’yi bulan geniş çukurlar veya okyanus havzaları oluşur. Nitekim, Atlas Okyanusu, Mesozoyik başlarında bitişik durumda olan Gondwana kütlesinin parçalanarak uzaklaşması, yani Amerika ile Afrika ve Avrupa kıtalarının birbirinden ayrılması ile oluşmuştur. Gerçekten, 6400 km genişliğindeki Atlas Okyanusu’nun bulunduğu çukurluk, günümüzden yaklaşık 120 milyon yıl kadar önce Triyas (Mesozoyik)’da oluşmaya başlamış ve yılda 1.5 cm ayrılma ile bugünkü durumuna gelmiştir. rüzgarlar

Kıta kütlesinin parçalanarak yılda 1-18 cm arasında değişen hızlarla ayrılması ile yarıklar oluşur, bu yarıklar boyunca çıkan magmanın birikmesi sonucu okyanusları boydan boya kat eden ve okyanus tabanından 2000-4000 m arasında yükselen okyanus ortası sırtlar meydana gelir. Ayrılmanın devamlı olduğu sırtlar üzerinde 15-40 km genişliğinde yarıklar bulunur.

İşte üst mantoda meydana gelen zıt yönlü akıntılarla kabuk tabakasının parçalanarak birbirinden uzaklaşması ile günümüzdeki okyanuslar oluşmuştur. Bu harekete, yani kabuk tabakasının ayrılarak birbirinden uzaklaşmasına deniz tabanı yayılması denilir.

Kıta kütlelerinin birbirinden ayrılması ile oluşan okyanus havzaları, aynı noktaya doğru hareket eden kütlelerin yaklaşması sonucu kapanmaya uğrar. Bu kapanma sırasında okyanusal kabuk kıta kütlesi ile çarpışır. Çarpışmanın olduğu bölgede, yoğunluğu fazla olan okyanusal kabuk, kıta kütlesinin altındaki mantoya doğru dalar. Kıtasal kütle ile okyanusal kütlenin çarpıştığı dalma-batma (subduction) kuşağı boyunca ise derin deniz veya okyanus hendekleri oluşur. Öte taraftan, okyanusal kabuğun mantoya doğru dalması ile; a) mantodan soğuk okyanusal kabuğa doğru ısı akımı meydana gelir, b) basınç ısısı oluşur, c) uranyum, toryum ve potasyum radyoaktifleri parçalanır) dalan kütlenin sürtünmesi ile sıcaklık enerjisi yükselir. Genel olarak dalma-batma kuşakları boyunca üst mantoda enerji birikimi ve hareketlilik artar. rüzgar sistemleri

Kısaca, dalan levhanın üst kısmında mantonun aktivitesinin artmasıyla dalma -batma kuşakları boyunca litosferin yukarıya doğru itilmesi gerçekleşir. Bu itilme sonucu kıtasal kabuk parçalanarak volkanlar meydana gelir. Volkan sahaları birbirleri ile birieşerek yüzlerce km uzunluğunda volkan yayları oluşur. Bu yaylar derin okyanus havzalarının kenarı ile kıta kütlesi arasında uzanır. Bir bariyer meydana getiren volkanik ada yayları (island arc) okyanus ile kıta kütlesi arasında iç denizlerin oluşmasını da sağlar. konveksiyonel yağışlar

Dalan levhanın sürtündüğü sürtünme zonu (Benioff) boyunca, biriken enerjinin zaman zaman yüzeye çıkması ile depremler oluşur. Dalan levha boyunca oluşan depremlerin odak derinliği ne kadar fazla olursa, depremler de o derece şiddetli ve tahripkâr olur. Asya Kıtasının doğusu ile Büyük Okyanus’un batı kesimi arasında Kamçatka’aan boşlayarak Japonya üzerinden Sumatra ve Cava Adası’nın güney kıyılarında oluşan depremlerin ana kaynağı sürtünme kuşağıdır. Günümüzde Atlas Okyanusu açılmakta, buna karşılık Pasifik Okyanusu kapanmaktadır. Bu nedenle Pasifik’in her İki kenarı boyunca yani Amerika kıtasının batı ve Asya kıtasının doğu kesimine doğru Pasifik levhası dalar. Daha sonra açıklanacağı gibi, dalan levhaların olduğu kısımlarda farklı şiddette ve sürekli depremler meydana gelir.

Konuyu özetlersek, dünyamızın şekillenmesinde, üst manto (astenosfer)da oluşan konveksiyonel akıntı hücrelerine bağlı olarak litosferin farklı yönlere doğru hareketi etkili olmaktadır. Gerçekten zıt yönlü konveksiyonel akıntılarla litosferin parçalanarak ayrılması, dünya tarihi boyunca jeosenklinal ve/veya okyanus havzalarının oluşmasına neden olmuştur. Bu derin havzalarda gerek kıtalardan gelen çözünmüş ve katı hâldeki malzemeler gerekse deniz ve okyanuslarda yaşayan flora ve faunanın kalıntıları birikmiştir. Daha sonra yine mantodan kaynaklanan ve kabuk tabakalarını veya levhalarını birbirine yaklaştıran hareketlerle jeosenklinaller yavaş yavaş kapanmaya başlamıştır. Bu kapanmayla jeosenklinal-lerde biriken birkaç bin metre kalınlığındaki tortulların kıvrılarak yükselmesiyle günümüzdeki dağ kuşakları oluşmuştur. Bu dağ kuşaklarında ise maden ve petrol yatakları meydana gelmiştir. cephe yağışları

Dünyamızda devam edegelen bu hareketlerle dalma-batma (subductlon) zonlarında okyanusal kabuk mantoya sokularak ergimektedir. Okyanus ortası yarıklardan çıkan volkanik malzemeler, birbirlerine eklenerek okyanus tabanlarında uzanan bazaltik kabuğu oluşturmaktadır. Bu evrimle dünyamız yüzeyinde katı kütle bir taraftan mantoya dönerken, diğer yandan mantodan çıkan malzeme kıta kenarlarına eklenmektedir. Bu suretle de dünyamızdaki kara ve okyanus alanları arasındaki denge sağlanmaktadır. Eğer okyanus tabanlarındaki volkanizma ile kıtalara yeni kabuk eklenmese idi, dünyamızdaki kara kütleleri 160 milyonluk bir zaman süresinde manto tarafından yutulabilirdi. Oysa, bu dengeli hareketler sonucunda son 200 milyon yıl içerisinde dünyanın sadece % 2 civarında kara sahası artmıştır.

  1. 1 Oca, 2014 - 18.18 | #1

    yazım yanlışları varrr

    • simay
      13 Nis, 2015 - 22.12 | #2

      çok önemli değil açıkçası ama ödevimi yaptım teşekkürler

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!