Üniversite Reformu

üniversite reformu

1926 yılında Maarif Vekâleti’nin bilimsel yetkisini artırmak için çalışmalar yapıldı. Yeni kuşakları güvenilir, karakterli ve şuurlu olarak yetiştirecek kuruluşları kurarken, öğretmenlere de geçim kolaylığı ve iyi bir gelecek sağlamak amacıyla 20 Mart 1926 ile 22 Mart 1926’da Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilâtı’na bağlı yeni kanunlar çıkarıldı. Her ilin kendi bütçesinden yardım etmesi ve böylece yeni öğretmen okullarının açılmasını sağlayabilecek olan kanun da 1926’da çıkarıldı. Süratle okulların sayısı artırılmaya başlandı.

1863 yılında İstanbul Darü’l-fünûnu adı altında açılan üniversitede öğrenim sürekli olmamıştı. 8 Şubat 1870’te üniversite resmen açılmıştı. Fakat, dar düşüncelilerin muhalefeti ile bir yıl sonra kapatılmıştır. 1898’de Vekiller Heyeti, Avrupa’ya giden gençlerin ahlâklarının ve fikirlerinin bozulduğunu ileri sürerek Avrupa’ya öğrenci gönderilmemesi ve İstanbul’da Darü’l-fünûn açılmasını teklif etmişti. Fakat, Dar’ül-fünûn (Üniversite) ancak, 19 Ağustos 1900’de yani Abdülhamid II’nin tahta çıkmasının 24. senesinde açılabilmişti. 1908 Meşrutiyeti ile Darü’l-fünûn beş şube olarak çalışmasına devam etmiştir.

20 Nisan 1922 tarihli nizâmnâme ile Darü’l-fünûn adı İstanbul Darü’l-fünûnu olmuştu. 1919’da Darü’l-fünûn Nizâmnamesi yeniden yapıldı ve bu tarihte Darü’l-fünûn ilmî muhtariyet kazandı. 1921 senesinde, Darü’l-fünûn fakültelerince düzenlenmiş olan özel birer encümen vasıtasıyla 1921 bütçesinin düzeni ve tartışması başlamıştı. İki sene önce evvel “muhtariyet-i ilmiye”ye sahip olan Darü’l-fünûn, ayrıca “şahsiyet-i hukukiye ve maliyeye” sahip olabilmek için Maarif Vekâleti’ne sunulmuş kanun layihasının çıkmasını beklemekteydi. 1928 Nisan’ında, Darü’l-fünûn fakültelerince bazı derslerin kürsüye çevrilmek uğraşısı olmuş ve Edebiyat Medresesi’nin bazı yeni kürsüleri kurulmuştu. Tıp Fakültesi’nde de bazı dersler kürsüye çevrilmişti. 1921 bütçesine göre, Darü’l-fünûn muallimlerince en az ve en çok 3500-2500, müderrislere de 3500-7000 kuruş maaş verilecekti.

1924 yılına kadar idare ve teşkilâtında bir değişiklik olmayan Darü’l-fünûn’da, tevhid-i tedrisat kanunuyla 3 Mart 1924’te bir İlâhiyat Fakültesi kurulması kararı alındı. Darü’l-fünûn, 21 Nisan 1924 tarih ve 493 sayılı kanunla hükmî şahsiyetini kazandı. 7 Ağustos 1925’te İstanbul Darü’l-fünûnu Nizamnâmesi ile de ilmî ve idarî muhtariyetini kazanan Darü’l-fünûn Avrupa üniversiteleri seviyesine yükseltildi. Medreselere de fakülte adı verildi.

31 Mayıs 1933’te İstanbul Darü’l-fünûnu’nun kaldırılmasına ve Millî Eğitim Bakanlığı’nca yeni bir üniversite kurulmasına karar verildi. 31 Temmuz’da İstanbul Darü’l-fünûnu kapatıldıktan sonra, 1 Ağustos 1933’teki bu olayın hemen arkasından yeni bir İstanbul Üniversitesi kurulması kararı verilmişti. İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933’te Maarif Vekili Hikmet Bayur’un konuşmasıyla öğrenimine başladı. Atatürk, 20 Kasım 1933’te, İstanbul Üniversitesi’nin açılışı nedeniyle Maarif Vekili’nden gelen telgrafı, başarı dilekleriyle cevapladı.

Aynı yıl, Üniversite, yapısındaki Tıp, Hukuk, Fen, Edebiyat Fakülteleriyle faaliyetini sürdürmüş, daha sonra, İktisat, Orman Fakülteleriyle, Eczacılık, Diş Hekimliği okulları açılmış ve bu okullar fakülte haline getirilmiştir. Ayrıca, Üniversite’ye bağlı İşletmecilik Fakültesi de kurulmuştur. 1945’te çıkarılan Üniversiteler Yasası ile bütün üniversiteler ilmî ve idarî özerkliğe sahip olmuş, 27/10/1960’ta 115 sayılı yasa ile yeni bir şekil verilmişti.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!