Türklerin Çin Dini Budizme Etkisi

buda, bledaM.Ö. 2 ve 1. yüzyılda, Buda dini Hoten’e girdikten sonra, Hoten Budizm medeniyetinin önemli merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Çin’den Hoten’e gelerek Buda dini tahsili gören Faxian, Sun Yuan, Xuanzang, Hui Jiao’nın ve Remarkus’un yazdıkları tarihi kayıtlarda şöyle denmektedir: “…Eski Hoten şehri içinde beş yüzden fazla tapınak olup, devlet çok zengin, insanlar refah içerisinde yaşıyorlarmış. Halk Buda kanunlarına itaat ediyorlarmış. Müzik ve dans gelenek hâline gelmiş. Binlerce rahibi varmış. Hinayana esas mezhebi imiş”.

Bu kayıttan, M.S. 2 ve 3. yüzyıllarda Buda dini batı bölgelerinde çoktan benimsenmişken, Çinlilerin böyle bir dinden haberleri olmadıkları anlaşılıyor. Bu durumda, Buda dininin Çin’de Küsen (Kuça), Hoten ve İdikut Budistlerinin gayret ve çabalarıyla yayıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İşte Buda dininin Çin’de kabul edilip yerleşmesinde önemli katkısı olan Türklerden biri Pirhuylan’dır. O, 736-820 yılları arasında yaşamış, ünlü Budist düşünürü, eğitimci, dilci ve yazardır.

Pirhuylan’ın 736 yılında Kaşgar’da doğduğu bilinmektedir. İslâm dini Kaşgar’da yayıldığı zaman, Pirhuylan korkarak Çin’in başkenti Changan’e gitmiştir. O, Changan’de 20 yıllık çalışma sonucunda “Bütün Akait Sözcüklerinin Açıklaması” adlı 100 cildi geçen büyük hacimli kitabı yazmıştır.

Onun 52 yaşında, yani 788 yılında yazmaya başladığı bu kitap 74 yaşında, yani 801 yılında bitirilmiştir. Pirhuylan’ın bu kitapta açıkladığı akait toplam 5480 maddedir. Bu kitap 1644-1911 yıllarına kadar kişilerin ellerinden düşmemiş, ders kitabı olarak da okutulmuştur. Kitabın ününü duyan Koreliler Song Sülâlesi Dönemi’nde, Japonlar Ming Sülâlesi Dönemi’nde Çin’e gelip kitabı kopya ederek götürmüşlerdir.

Pirhuylan’dan önce de Çin’de Tür Buda âlimleri faaliyet göstermişlerdir. Bunların biri Siksananda’dır. O ressamlığının yanı sıra din adamı kimliğiyle de dikkat çekmektedir. O, Çin’e giderken “Buddharatam Saamahavaipulya Sutva” adlı 60 ciltli Sanskritçe kitabı da beraberinde götürmüştür. Changan’de “Lankarata’nın Mahayana’ya Giriş Sutrası (Ayeti)” ve “Mançusiri’nin Teslim Ettiği Akait” adlı 109 bölümden ibaret 107 ciltli Buda kelâmını Sanskritçeden Çinceye açıklamalı olarak tercüme etmiştir. Onun için ona “Şerh Üstadı” da denmiştir.

Vaycra Kuyci, 598 yılında Hoten’de doğmuştur. Soyadı Vaycra, adı Kuyci, mahlası Taşkın’dır. 615 yılında Changan’e gitmiştir. Changan’deki Guangfu Tapınağı’nda resim çizmekle ve Buda nomlarını tercüme etmekle meşgul olmuştur. 28 yaşında “Kavrama Teorisi Hakkında Anlatılanların Kaydı” adlı 20 ciltli bir kitap yazarak Fashangzong mezhebinin kurulması için teorik temel hazırlamıştır.

661 yılında o, baş rahip Xuan Zang ile birlikte “Tartışmanın Sınırı Üzerine”, “Tartışmanın Sınırı Hakkındaki Teoriye Övgü”, “Gayrî Mezheplerin Temel Amaçlarının Birbirinden Farklı Olduğu Üzerine”, “20 Kavram Üzerine”, “Eşsiz Yasanın Sınırı Üzerine” gibi Buda diniyle ilgili kitapları Sanskritçeden Çinceye tercüme etmiştir.

O tercüme dışında yine Buda dini hakkında pek çok kitap yazmıştır. Onun yazdığı “Karmaşık Toplama Teorisi Hakkında Anlatılanların Kaydı”, “Neden-Sonuç ile Gerçeğe Dönüş Hakkında Beyan”, “Akıllı ve Ferasetli Vacrapracna Sutrası (Ayeti) Hakkında Tefsir”, “Maytri’nin Dünyaya Gelmesi Hakkındaki Sutra (Ayet)”, “Buda Doktrinindeki Gerçek Akaitlere Okunan Övgüler” gibi 14 kitabı bulunmaktadır.

Türkler sadece Buda dininin Çin’e yayılmasında değil, Mani dininin yayılmasında da önemli rol oynamışlardır.

Bahaeddin Ögel, Uygur olan Mani rahiplerinin daha ziyade, yurtlarının dışında faaliyet gösterdiklerini, Uygur kağanlarının Çin başkentinde Mani mabetlerinin yapılmasını teşvik ettiklerini, Çin’de yapılan Mani mabetlerinin inşaatına Uygur ustalarının bizzat nezaret ettiklerini ifade eder.

Bu rahiplerin biri Po Duyandir. Mani dininin ünlü âlimi, din eğitimcisi ve dilcidir. Küsen’de doğmuştur. Çocukluğunda Mani dininin âlimlerinden ders almıştır. 694 yılında Changan’e gidip Mani dinini yayma faaliyetlerine katılmıştır. Po Duyan, Tang Sülâlesi İmparatoru Wu Zetian’in desteğiyle Çin’in çeşitli bölgelerinde Mani tapınaklarını yaptırmış ve Mani dinini yayacak öğretmenleri yetiştirmiştir. Onun çabalarıyla Mani dini Çin’de hızla yayılmıştır. Mani dini Çin’de felsefe, sanat ve eğitim alanlarında büyük etki uyandırmıştır.

| » Türklerin Çin Kültürüne Etkileri « |

  1. Kutlukhan
    26 Tem, 2012 - 12.53 | #1

    Yuan Sülâlesi Dönemi’nde başkent Pekin’de Uygur mimarlarının da bulunduğu bilinmektedir. Tarihçi Turgun Almas’a göre, bu mimarların biri Ehteriddin’dir. O, Yuan Sülâlesi’nde İskân Bakanı olarak atanmış, saray ve şehir kuruluşunun idaresi ona verilmiştir. Ehteriddin, Hanbalık (Pekin) şehrinin projesini çizmiş, Moğolların 1215’te yıkıp harabeye çevirdiği bu şehrin yeniden inşa edilmesini üstlenmiştir.

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!