Toprak Oluşumunda Olaylar (Podzollaşma, Lateritleşme, Kireçlenme, Tuzlaşma…)

Tarih: 23 Eylül 2012  |   Bölüm: Coğrafya  |   Okunma: 3.869  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

toprak oluşumda olaylarToprak oluşumunda etkili olan iklim, topoğrafya, bitki örtüsü, ana materyal ve zaman gibi amiller, toprak oluşumunda belli özelliklerin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu amillerden biri veya birkaçı toprak oluşumunda hâkim rol oynayarak toprak oluşumuna damgasını vurur. Toprakların tanıtılmasında ve oluşumun- da önemli olan bu olaylar şunlardır:

1. Podzollaşma

Podzoilaşma olayı, soğuk ve nemli iklim şartlarının hüküm sürdüğü çoğunlukla iğne yapraklı ve geniş yapraklı orman örtüsü altında meydana gelir. Bu topraklar; Kuzey Avrupa ve Sibirya’nın tayga ormanları ile kısmen ülkemizde Kuzeydoğu Anadolu dağlarının yüksek kesimlerinde görülür. Fazla miktarda yağıştan dolayı, üst toprak katı (A horizonu) aşırı derecede yıkanarak toprakta bulunan katyonların çoğu taşınır; bunun yerine hidrojen katyonları geçerek toprak hidrojen iyonları yönünden zenginleşir. Toprakta aşırı yıkanmadan dolayı, ayrışmaya zor uğrayan silisler, toprağın üst kısmında kalır; bu nedenle üst toprak katı bozlaşır. Rusça pod altı, zola da kül anlamına gelen bu kelimelere izafeten podzol, altı kül renginde olan topraklar demektir. B horizonunda ise üst topraktan yıkanarak taşınan demir ve alüminyum bileşiklerinin oksitlenmesi ve hidratlanması sonucu kolloidal organik maddelerle birlikte çökelir. noktalama işaretleri

iklimin soğuk ve nemli olmasından ötürü ağaçlardan hasıl olan organik artıklar, yeteri kadar parçalanmadığı için toprak yüzeyinde birikir. Bu nedenle toprak yüzeyi organik maddelerce keçe gibi kaplanır ve organik madde üst toprağa pek fazla karışmaz. Besin maddeleri bakımından fakir olan bu topraklar tarım yapılmasına uygun değildir. aruz ölçüsü

2. Lateritleşme

Tropikal ve subtropikal bölgelerde fazla yağış ve sıcaklık şartları altında şiddetli ayrışma olayları sonucunda oluşur. Fazla yağıştan dolayı, toprak yüzeyindeki silisler önemli ölçüde yıkanır, geriye demir İle alüminyum oksitçe zengin killi bir materyal kalır. Özellikle demir ve alüminyumun aşırı derecede oksitlenmesi ile kırmızımsı veya sarımsı renkte hidrat e oksitlerden oluşan killer meydana gelir (Foto 49). Bu killerin birikmesi ile de âdeta tuğla biçiminde olan toprak kesekleri oluşur. Ayrıca, demir ve alüminyum oksitlerin birikmesi, toprak altında sert bir tabakanın oluşmasına ve bitki köklerinin ilerlemesine engel olur. redif

Tropikal ve yarıtropikal bölgelerdeki toprakların aşırı derecede yıkanması, toprağın bitki besin maddeleri yönünden fakirleşmesine yol açar. Bu bakımdan tropikal bölge toprakları da besin maddeleri yönünden fakir olup, ancak gübreleme ile tarıma uygun hâle getirilir.

İklimin sıcak ve nemli olması, bitkilerin süratli şekilde büyümelerini sağlarken, toprak yüzeyine düşen organik artıklar da mikroorganizmalarca çok kısa sürede parçalanır. Parçalanan organik maddeler, yağış suları ile topraktan uzaklaşır. Bu nedenle toprak yüzeyinde organik kat bulunmamaktadır.

3. Kireçlenme (Kalsifikasyon)

Kurak ve yarıkurak bölgelerde yetersiz yağıştan dolayı, toprakta kalsiyum ve diğer iki değerli katyonlar yıkanmamaktadır. Alt toprakta ise daha çok karbonatlar birikir. Bu yüzden toprağın ait katında beyaz renkte olan karbonat yumruları oluşur. Karbonatların varlığına bağlı olarak da toprak alkali reaksiyon gösterir.

Bu topraklar üzerindeki ot toplulukları, kökleri vasıtasıyla alt toprakta biriken kireci toprak yüzeyine taşır, bitki artıklarının ayrışması ile alt topraktaki kireç önemli ölçüde tekrar üst toprağa döner. Bitki besin maddeleri yönünden zengin olan bu topraklar tahıl tarımına elverişlidir (Foto 43, 51).

4. Tuzlaşma (Çoraklaşma)

Bu toprak oluşum olayı, kurak ve yarıkurak bölgelerde havza veya ovaların alçak kesimlerindeki taban suyu seviyesinin yüksek olduğu yerlerde meydana gelir. Taban suyunda çözünür hâlde bulunan çeşitli karbonatlar ve tuzlar kılcallıkla yüzeye kadar çıkar ve orada suyun buharlaşması ile çökelir (Foto 52). işte taban suyunda çözünür hâldeki baz ve tuzların toprak yüzeyine kadar çıkarak birikmesi çoraklaşmaya yol açarak toprağın verimliliğini düşürür. Yani normalin üzerinde bulunan tuz ve bazlar bitkiler için âdeta zehir tesiri yapar. Nitekim bu topraklar, bol miktarda Na, Ca, Mg ve K tuzları ile klorür, sülfat ve bikorbonatlar içerir.

Kurak ve yarıkurak bölgelerde suyun topraktan sızarak uzaklaşmaması çoraklaşmaya yol açar. Şöyle ki, toprağın alt katına kadar sızan sular, buradaki çeşitli tuz ve bazları çözerek bünyelerine alır ve bilâhare kılcallık (kapilarite) ile yüzeye ulaşarak toprakların çoraklaşmasına neden olur. O bakımdan kurak ve yarıkurak bölgelerde yapılan sulamada muhakkak surette toprak altına sızan suların drene edilmesi, yani sahadan uzaklaştırılması gerekir (Şekil 8.15).

Yukarıda bahsedilen olayda toprakta alkali maddelerden sodyum birikirse buna alkalileşme, tuzlar birikirse buna da tuzlaşma adı verilir.

5. Gleyleşme

Bu olay, taban suyu seviyesinin yüksek olduğu drenajı bozuk sahalarda meydana gelir. Devamlı taban suyu altında bulunan toprakta oksijen yokluğu veya azlığından dolayı demir bileşikleri indirgenir. Buna bağlı olarak yeşilimsi, mavimsi, boz renkler hâkim duruma geçer. Bunun yanında devamlı su şartları altında bulunan toprak, hidrojen iyon konsantrasyonunun artması ile asitleşir. Tabansuyu seviyesinin oynadığı toprak profilinde kahve ve boz renklerle kendini belli eden bir renk karmaşası ortaya çıkar. Bu olay, taban suyu seviyesi alçaldığında çatlak ve çürümüş kök kanalları boyunca oksitlenmesiyle sarımsı esmer veya kahverengimsi renkler oluşur. Bu topraklar su drene edildiği taktirde tarıma uygun hâle gelebilir.

Afşın Karakozanlı
Afşındır, delidir; ne yapsa, yeridir. Sevecendir, pek umursamaz; ama bir o kadar da haylaz. Derken efendim, hatır bilir, gönül sayar; ilgi alanıdır bilgisayar. Tabii, sadece bunlar olmaz kâfi; bazen neşeli bazen de kederli. Biraz ırkçıdır biraz deli; uykusuz geçmez geceleri... Art ardına dizerken dizeleri; sormayın ne kadar düşünceli. Öyle sevmez, sevemez her şeyi; o yüzden derler "ipe sapa gelmez biri". Diyen desin, söyleyen etsin, tutan yapsın; işte budur Karakozanlı Afşın.
   
Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.

*

  Yukarı çık!