Toprağın Fiziksel Özellikleri

toprağın fiziksel özellikleriToprağın fiziksel özelliklerini, topraktaki kum, mil (silt) ve kil gibi katı maddelerin miktarları ve bunların birleşmesi ile oluşan yapı, toprağın rengi meydana getirir.

Toprak Bünyesi (Tekstürü)

Toprak; katı, sıvı ve hava olmak üzere üç ayrı fazdan meydana gelir. Toprağın katı olan kısmını; 0.02 mm’den küçük olan kil, 0.02-0.2 mm arasında değişen mil (toz) ile 0.2-2 mm arasında bulunan kum boyutundaki malzemeler oluşturur. 2 mm’den büyük parçalar ise toprağın iskelet kısmını meydana getirir. Topraktaki bu katı parçacıkların yüzde oranları, toprağın bünye veya tekstürünü ifade eder. ünlülerin son sözleri

Toprağın bünyesi veya tekstürü, topraktaki taş veya çakıl boyutundaki malzeme çıkarıldıktan sonra, geri kalan kil, mil ve kumun yüzde oranlarına göre tayin edilir. Bu, şekil 9.21de görüldüğü gibi “Uluslararası Toprak Sınıflandırma Üçgeni”ne göre yapılır. Örneğin toprakta % 15 kil, % 65 kum ve % 20 mil var ise toprağın bünyesi kumlu balçık (tın)tır. Toprakların belli başlı bünye sınıfları ise kil, kumlu kil, killi balçık, milli balçık, balçık, mil ve kumdur. şifrem güvenli mi

Pratikte ise toprakta kum fazla ise buna kumlu veya hafif bünyeli topraklar, kil miktarı fazla ise killi veya ağır bünyeli topraklar denir. Toprakta kum gibi kaba malzemenin artması toprağın işlenmesini kolaylaştırır, ancak toprağın su tutma kapasitesini düşürür. Buna karşılık, toprakta kil miktarı arttıkça toprağın işlenmesi zorlaşır ve dolayısıyla toprak ağırlaşır. Toprağın havalanma, su tutma ve işlenme özellikleri dikkate alındığında kum, mil ve kil oranlarının aşağı yukarı aynı miktarda olduğu balçık veya tınlı topraklar en uygun toprak bünyesini oluşturur. ninni

Toprak Yapısı (Strüktür)

Toprak parçacıklarının biraraya gelerek oluşturdukları sıralanma ve bunların duruş şekilleri toprağın yapısını oluşturur. Toprak taneciklerinin (agregatların) oluşumu, topraktaki kum, mil ve kil tanalerinin bir yapışkan madde aracılığı ile birleşmesi sonucu oluşur. Toprak taneciklerinin yapışmasını ise kil mineralleri, organik madde ve demir gibi oksitler sağlar. Böylece toprakta taneli bir yapı oluşur.

Toprağın belli başlı yapı tipleri; taneli (granüler), blok, kaba blok, prizmamsı ve evhamsıdır (Şekil 8.2). Toprak yapısı, topraktaki boşlukların şekillenmesi, nem, su tutma, havalanma, mikroorganizma faaliyeti, kök gelişmesi ve hatta topraktaki besin maddelerinin bitkiler tarafından alınması üzerinde etkili olur. Bu bakımdan toprak yapısı açısından en uygun olanı taneli yapıdaki topraktır. Böyle bir yapı, toprakta suyun tutulması, toprağın havalanması ve bunların mükemmel şekilde dolaşımını sağlayarak bitkilerin yetişmesi için uygun ortam oluşturur. Toprak strüktürünü, toprakta bulunan kil, organik madde ve oksitler doğrudan etkiler.

Şöyle ki, killi topraklar çoğunlukla blok yapida, organik madde ve oksitler yönünden zengin topraklar, taneli yapıdadır. Özellikle organik maddeler, killi topraklarda kil levhacıklarını kimyasal ve fiziksel yönden ayırarak toprağın taneler hâline gelmesine neden olur. Toprakta yaşayan canlılar, bilhassa solucanlar, toprağı alt üst ederek ve dışkılarından taneli yapıda topraklar çıkararak taneli yapıda toprak oluşumunu sağlar. Ayrıca, kökler de basınç yapmak ve toprak aralarına girmek suretiyle topraktaki taneleşmeyi artırır.

Toprak Rengi

Toprağa renk veren madde ve mineraller; demir, manganez ve organik maddedir. Toprağın tanıtılması ve sınıflandırılmasında rengin önemli bir yeri vardır. Gerçekten toprağın almış olduğu renk, toprak oluşumunda ayrışma olaylarının şiddet ve seyrini açıkça yansıtır. Toprağın ilk oluşum evresindeki rengini ana madde belirler. Örneğin; siyah bazaltlar üzerinde oluşan toprakların rengi koyudur; buna karşın beyazımsı renkte olan marn, kireçtaşı ve kuvarsitler üzerindeki toprağın rengi açıktır. Toprak oluşumunun ilerlemesine bağlı olarak toprağın rengi değişmeye uğrar. Organik maddenin ayrışarak toprağa karışmasıyla renk koyulaşır. Çernezyomların koyu renkli olması toprakta bol miktarda bulunan organik madde ile ilgilidir. Yine toprak, demir minerallerinin oksitlenme durumuna göre renk alır. Sıcak ve nemli bölgelerde demirin iyi oksitlenmesi (Fe203) ile toprağın rengi kızıllaşır (Foto 44, 49). Toprağın uzun müddet su altında kaldığı sahalarda ve soğuk iklim şartları altında demirin indirgenmesiyle FeO hâline gelen oksitler, toprağın rengini matlaştırır; çoğunlukla yeşilimsi ve mavimsi renkler oluşturur. Yüksek miktarda hidrate olmuş ferri oksitler, toprağa esmer veya sarı renk verir. Manganez bileşikleri ise genei olarak toprağa esmer ve siyah renk verir.

Toprak Sıcaklığı

Bitkilerin yetişmesi, mikrorganizmanın faaliyeti, buna bağlı olarak organik maddenin ayrışması ve topraktaki kimyasal olayların seyri, toprak sıcaklığı ile ilgilidir. Toprakların sıcaklığı güneş enerjisinin tutulmasına veya yansımasına bağlıdır. Genel bir kaide olarak güneşten gelen radyasyonun % 80’ini koyu renkli topraklar, % 30 kadarını ise açık renkli kuvars kumlu topraklar tutar. Diğer yandan toprağın ısınması; topraktaki su miktarına, toprağın yüzeyini örten organik maddeye, bitki örtüsüne ve toprak gözenekliliğine bağlı olarak değişir. Özgül ısısı 1’den az olan su ile doygun hâldeki toprak yavaş, kuru ise kısa sürede ısınır. Aynı şekilde organik madde miktarı fazla ve bitki örtüsü ile kaplı olan topraklarda sıcaklık yavaş yavaş yükselir. İşlenmiş, sürülmüş topraklar geniş bir yüzey oluşturduklarından sıkışmış topraklara göre daha fazla ısınır. Bu nedenle uygulamada sürülmüş topraklar, daha çabuk ısınarak ekilen tohumun erken çimlenmesini sağlar.

Ayrıca, toprakta bulunan su miktarı, toprağın ısınması ve bitki örtüsünün ilkbahar başlarından itibaren canlanması açısından son derece önemlidir. Nitekim kuru topraklar, ilkbahar başlarından itibaren hava sıcaklığının artması ile kısa sürede ısınarak bitkilerin hemen canlanmasına neden olur. Bu dönemde meydana gelen donlardan ve havanın birdenbire soğumasından bitkiler zarar görür. Buna karşılık, taban suyu seviyesi yüksek veya suya doymuş olan topraklarda ısınma yavaş olduğundan bitkiler geç uyanır ve dolayısıyla ilkbahar donlarından fazla etkilenmez.

Toprak Suyu

Toprakta su iki şekilde tutuiur: Adhesion, toprak parçacıklarının çekim kuvveti ile toprak yüzeyinde tutulan sudur. Kohezyon ise toprak boşlukları arasında su moleküllerinin birbirini çekmesi ile tutulan sudur.

Toprakta tutulan su şu sınıflara ayrılır:

1. Gravitasyonal ya da sızan su:- Büyük toprak boşluklarında tutulan sudur; ancak bu su, yerçekiminin etkisi ile topraktan kısa sürede sızarak uzaklaşır.

2. Kapilar su veya tarla kapasitesi: Toprakta 30 mikrondan daha küçük boşluk ve borularda tutulan ve yerçekiminin etkisi ile toprağı terketmeyen sudur. Bu su, toprak parçacıklarında adhesiyon ve kohezyon kuvvetleri ile 1/3-31 atmosfer basınç altında tutulur. Bu suyun 15 atmosfer basınçla tutulan kısmı kökler tarafından alınır. Kökler tarafından kolaylıkla alınan bu suya faydalı su denir.

3. Hidroskopik veya ölü su: Toprak parçacıkları tarafından 31 atmosfer ve daha yüksek basınçla tutulan sudur; bu sudan bitkiler yararlanamazlar.

Toprakta tutulan su ile toprağın bünye ve yapı özellikleri arasında son derece sıkı ilişkiler bulunur. Genel bir kural olarak, killi topraklar, fazla miktarda su tutar; ancak bu sudan bitkiler yeteri kadar yararlanamaz; çünkü topraktaki suyun büyük bir bölümü, bitkilerin istifade edemeyeceği derecede yüksek basınç altında tutulur. Kumlu topraklar ise çok geniş gözenekler içerdiğinden tutulan suyun büyük bir bölümü kısa sürede sızarak topraktan uzaklaşır. Bu nedenle toprak kuru kalır. Bitkilere faydalı olan su, balçık bünyede ve granüler yapıdaki topraklarda daha fazla tutulur.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!