Tarihi Yabancılardan Öğrenmek

tarihi yabancılardan öğrenmekGünümüz dünyasında, artık insanlar tarih değil öykü okuyor. Bunun en büyük sebebi, tabi ki batılı anlayıştır. Batılılar da, genel anlamda efsanevi anlatış şekli hakimdir. Bunun için çoğu olaya temkinle yaklaşılır. En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum.

örnek olarak, Anglo-Sakson tarihini inceleyen bilir. En güçlü krallarını bile abartırken aslında ne kadar büyük hatalar yaptıklarının farkına varamayan Anglo-Sakson tarihçileri, bugün nesillerinin tarihçi değil öykü yazarı olmalarının başlıca sebeplerindendir.

Ülkemiz de okullar da okutulan tarih kitaplarını inceleyin. Olaylar anlatılır ancak ayrıntıya girilmez. Kısaca özetleme yapılır. Bu yanlış bir yöntemdir. Yani Selçuklu dönemini anlatıyorlarsa, o dönemin sadece politik-ekonomik-askeri sebeplerine girer ancak az da olsa ayrıntı vermez.

Bu hatadan dönülmedikçe, Türk Milleti’de öykü okumaya mecbur bırakılacaktır.

Batılılar, heyecanlı insanlardır. 10 kişi ile 12 kişiyi yenseler, bunu 10.000 kişi ile 12 milyonu yenmiş gibi anlatır, olaylara hurafeler karıştırır öyle anlatırlar.

Hurafelerin tarihe karıştırılması, Türkler’den ziyade Araplar ve batılı toplumlarda görülen olaylardır. Türkler’de bu toplumların öykülerine kendilerini kaptırmış ve yine kendi tarihlerine yazık etmişlerdir…

Biz, Türk Milleti olarak ” gizemli” olaylara meraklıyızdır. Şu ana kadar ki gözlemlerime dayanarak söylüyorum, Türkler’in gerçek tarihi herkesin ilgisini çekmektedir. Önce, klasik ” hadi canım!” şeklinde yaklaşımlar görebilirsiniz. Ancak bu durumun üzerine düştüğünüzde, onları ne kadar etkilediğiniiz farkedecek ve bu işten zevk alarak yaptığınız bir misyon yaratacaksınız.

Türk toplumunu, özellikle siyasi-stratejik konular da umutsuzluğa düşüren, tartışmalar da 1-0 geriden başlatan neden, tarihimize sıkıştırılmış yalanlarla dolu öykülerdir. Geçen demokratik bir biçimde azınlıkların haklarını arama iddiasında olup terör örgütüne bağlı olmaktan başka birşey yapmayan partinin vekili, bir vekilimize ” biz Anadolu’ya sonradan gelmedik. ” deyince, vekil sustu kaldı.

Bunun sebebi de Türkler’in 1000 yıldır Anadolu’da olduğu yalanıdır!

Biz Anadolu’da 13.000 yıldan fazladır var olduğumuzu her fırsatta kanıtlamışken, ülkenin vekilinin bu olaylardan, bu gelişmelerden habersiz olması üzücüdür. Hadi onun cehaletine hak olan bu da, bu koskoca Millet’e de bu mudur hak olan?

Eğer uykuda ise, hele ki bu uyku gafletin getirdiği sahte rüyalarla dolu ise, ona da haktır! Ama kim ne derse desin, asıl suçlu olan yetkililerdir. Çünkü, acizlik diz boyu yetkililerimiz çoğunlukta maalesef.

Bugün Atatürk’ü aklı sıra eleştirenler, onu örnek almamakta diretip, ondan cayıp başarısızlıklarını onun ve onun anlayışı ile alakalı olmadığı halde o’na dayatıp işten sıyrılmalarına Milletimiz alıştı.

Bugünün mevcut iktidar partisinin önde gelen isimlerinden birisi, “X, W, Q harflerini alfabeye sokma düşüncemiz yok ama bunlar zaten TRT dahil pek çok yerde kullanılan harfler” demişti. Yani o da aklınca bu hedeflerine zemin hazırlayacak!

Aynı isimler, 907/ yıllar da Atatürk ile ilgili görüşleri kendilerine söylendiğinde ardından Atatürk’ün dilimizde ki yabancı kelimelerin kabul etmekten ziyade atmak için bizzat düzenlediği ve katıldığı toplantılar ile ilgili bilgiler verildiğinde, acizliklerinden utanıp pişman olacaklar, yüzleri kızaracak kişiler mi olacaklar?

Hiç sanmam!

Dünyanın en iyi genç nüfus piramitlerinden birisine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti, bu durumdan faydalanamaktadır. Gençlerini TV’ler sayesinde ısrar ile özellikle Türk kültürü ile a-lakası olmayan şeylere itip ülkenin geleceğini karartmaya çalışanlara engel olmayan yetkililer ve onların zihniyetleri değişmelidir.

Elbette, sanat evrenseldir. Ancak evrensel olabilmesi için ilk kural, sanatın taklit olmaması yani kendi kültüründen evrenselliğe birşeyler katmaktır. İnsan zevkinin önüne geçilemez ama özüne döndürülebilir. Türk genci, Türk insanı elbette Rock dinleyecek, Rap dinleyecek, Caz dinleyecek. Bu en doğal hakkıdır. Lâkin bu sanatı icra etmek ve bu alanda başarı elde etmek istiyorsa özgün olmalıdır. Özgün olmak, kendi bilgisinden yani kültüründen katkıda bulunmaktır.

Kendisinden iki adet olan bir şarkıcıyı aynı anda nasıl dinleyipte zevk alabilirsiniz? Aynı kelimeleri eden iki anlatıcıdan hangisini dinlersiniz? Bunlar sizi zorlamaz mı?

Sonunda tek birini tercih edersiniz. Tercih ettiğiniz de, alanında en iyi olarak kabul edilmiş olur tarafınızdan. Sanat, kendisine kültüründen özgünlük katan adamları yüceltir, medeniyet yalanı altında tuvalet kültürünü bile bizden öğrenip bugün insanlara ” küçültücü ” gözler ile bakanlara yalanmayı adet edinenleri yüceltmez!

Yusufhan Güzelsoy

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!