Tarihi Süreçte Hristiyan Türkler

hristiyan türklerin tarihiZeki Velidi Togan, “Bizans ordusuna intisap edip, Toros, Kapadokya ve saire taraflarda yerleştikleri görülen Bulgar, Peçenek ve Uz gibi Hıristiyanlığı kabul eden Türkleri bile, dinbirliğine dayanarak”, Rumlaştırıp, Ermenileştiremediklerini söylerken,6 Mehmet Eröz aynı kanaatte değildir.

Erüz’ün ortaya koyduğu fikir, bize de daha makul gibi görünüyor. Bu fikre göre, Ermeni cemaati içinde kalan Türkler, benliklerini, kültürel kimliklerini iyiden iyiye kaybetmiş ve Ermenilik duygusuna saplanmıştır. Rum cemaati içinde kalan Hıristiyan Türkler ise, kararsızdırlar. Kendilerine “Rum” adını veriyorlarsa da, bunu yürekten benimsemedikleri anlaşılıyor. Daha doğrusu, dinî mahiyetteki eserlerden ve nasihatlerden öteye bir bilgi sahibi olamadıklarından ötürü, karanlıktadırlar. Bu husus vesikalar incelendiğinde daha iyi anlaşılabilir.

“Şer’iye Sicilleri”nden öğrenildiğine göre; Selçuklular, Anadolu’ya girdiklerinde buralarını, Hıristiyan olmuş Türklerle meskun bulmuşlardı. Bu Türklerde Bulgarların izlerini, yer adlarında, oymak ve insan adlarında görmek mümkündür. Bulgar Türklerinin Ankara ile Kayseri arasına, Bursa çevresine, Antalya ve Milâs taraflarına yerleştiği anlaşılıyorsa da, en büyük yerleşmenin Trabzon ve çevresi ile Tarsus (Karaman’a kadar) çevresine vaki olduğu görülüyor.

Bugün Anadolu’daki bazı yer adlarına bakarak bunların da Avarlardan kalmış olabileceğini söyleyebiliriz. Meselâ şu köylerin adları Avarları hatırlatmaktadır; Avadan (Tarsus), Avadan (Eskişehir), Avaduri (Midyat), Avakent (Kulp-Diyarbakır), Aval (Eruh-Siirt), Avalama (Konya), Avan (Şirvan-Siirt), Avana (Borçka), Avanoğlu (Kırşehir), Avanuşağı (Pazarcık-Kahramanmaraş), Avara (Niksar-Tokat), Avarek (Van), Avarik (Eğin), Avas (Bakırköy-İstanbul), Avasarik (Eciş-Van), Avason (Manavgat), Avasor (Muradiye-Van), Nevşehir’in “Avanos” ilçesi de buna dahildir. Karaman Eyaleti’ndeki Ekrâd (Kürtler) Taifesinden “Avanikler” ve Paşa Sancağı’ndaki Türkmân Taifesinden “Avanlı” (Avanlu) oymakları da12 adı geçen Avar iskânı ile ilgili olmalıdır.

Peçenekler, 1048’den itibaren Anadolu’ya gönderilmeye ve orada iskan etmeye başlamışlardır. Bizanslılar, savaşta yendikleri Peçenekleri, zora dayanan bir yerleşmeye tabi tutuyor ve Müslüman Türklere karşı onlardan faydalanmaya çalışıyordu. Bu iskanlar bazen gönüllü de olmuştur. Bizans ordusunda ücretli asker olan Peçenekler, aileleri ile birlikte iskan edildiler.

Bu nüfus ve göç hareketi, XII. yüzyıla kadar devam etti. XI. yüzyılın sonunda ve XII. yüzyılın başında İmparator Alexis Kommenos, hizmetine almış olduğu Peçeneklerden bir kısmını, Müslüman Türklere karşı mücadele etmek ve müdafaada bulunmak üzere, Anadolu’nun batı bölgesine yerleştirdiği gibi, bir kısmını da Haçlılara karşı koymak amacıyla “Kilikya”da iskan etmişti. Bugün Anadolu’daki yer adlarına bakarak Peçeneklerin nerelere yerleştiklerini tespit etmemiz mümkündür. Yerleşik ve yarı göçebe Peçeneklerin bir kısmı Hıristiyan olarak kalmış ve zamanla Peçenek adını unutarak, kavim adı olarak “Rum” ve “Ermeni” adını benimsemişlerdir.

Bizans imparatorları, diğer Türk boylarını olduğu gibi, Kumanların (Kıpçak) bir kısmını da Hıristiyanlaştırdıktan sonra Balkanlar’dan alıp Anadolu’ya yerleştirdiler. Diğer taraftan Hıristiyan Kumanlardan diğer bir kısmının da, Gürcistan üzerinden gelerek Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’e yerleştiklerini görüyoruz. Bu şekilde gelen Kumanların (Kıpçak) izlerini, bugün memleketimizin Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde bulmamız mümkündür.

| « Önceki Sayfa « | | » Sonraki Sayfa » |

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!