Tanrı Dağında Yalnız Bir Adam

tanrı dağıŞimdilerde yalnızım Tanrı Dağında burada ne bir insan ne de bir canlı var. Bir zamanlar bayram yeri gibi olan buraları şimdi yaslı bir hava içinde efkârlı bir sis çökmüş tamda oğuz iline. içimde bilinmeyene doğru hızlı ve acı veren bir seyir var durmak bilmeyen yalancı çocuklar gibi koşuyorum orta asya düzlüklerinde at sesleri duyuyorum kılıç şakırtıları… Ve bir ses az sonra gök girsin kızıl çıksın… sıcak soğuk hava kütleleri

Bir rüya sanki bu kendimi iyice seçemiyorum ama bu yiğitleri biliyorum Oğuz Ata değil mi o şimşek duruşlu, Bilge Kağan değil mi o tevazu denizi, Korkut Ata işte bak şu elinde kopuzu ile kendinden geçmiş ak sakallı gök adam. bağıl nem

Devler arasında kalan cücelerden ne farkın var bu rüyada masal gibi bir tarihin içinden fırlamış korkusuz ama şöyle boyun büküp baksan seninle ağlayacak devlerin arasında kalmış bir cüce. Akın akın gelen ak yüzlü cengâverler, atları rüzgâra meydan okuyan yiğitler Allah’tan başkasına teslim olmayan alperenler orta asyanın dik duran beli tanrı dağının neşeli çocukları. mutlak nem

Ruhumun tüm kıvrımlarında dolu bir sel gibi şimdi tarih, elime bir kılıç alıp koşmak geliyor içimden tanrı dağından aşağı doğru çine kadar koşup Kürşadla birlikte basmak çin hükümdarının sarayını, Alparslanla birlikte rum diyarını titretmek, Fatihle peygamber müjdesinde buluşmak tarihin ortasında bağdaş kurup oturmak istiyorum.

Bütün şeytanlaşmış dostlarıma bütün ihanetlere rağmen imanın ilmin izzetini hissediyorum tenimde, diken diken bütün tüylerim, iplik iplik bir yağmur altında ıslanmakla bir ateş sarıyor her yerimi bir titreme ölmek belki de ama tanrı dağındayım şimdi yakışmaz burada elinde kılıç olmadan at üstünde olmadan ölmek.

Ebubekir Yıldız

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!