Serbest Ölçü

Tarih: 27 Mart 2012  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Okunma: 17.442  |   Yorumlar: 3 yorum  |   Yazar:

Belirli ölçüleri ve uyak düzeni olmayan şiirlerin “ölçüsü”, serbest ölçüdür. Bu tür şiirlerde ahenk ve uyum, ölçü veya uyakla değil; seslerin birbiri ile olan ilişkisiyle sağlanır.

Şiirler ölçüsüz olabileceği gibi ölçülü de olabilir. Dar kalıplara bağlı kalınmadan yazılır. Söz sanatlarına pek yer verilmez.

İlk defa Garipçiler tarafından kullanılmıştır. 1950′lerden sonra, edebiyatımızda sıkça tercih edilmiştir.

Serbest Ölçü Örnekleri

Yollar ne kadar güzel olsa,
Gece ne kadar serin olsa,
Beden yorulur,
Baş ağrısı yorulmaz. Orhan Veli

O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin
Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında
Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin
Seni görür görmez özgürlüğümden utandım
Söyle ne içersin çay mı kahve mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım Attila İlhan

 


 

| >> Diğer Ölçü Türleri << |

Afşın Karakozanlı
Afşındır, delidir; ne yapsa, yeridir. Sevecendir, pek umursamaz; ama bir o kadar da haylaz. Derken efendim, hatır bilir, gönül sayar; ilgi alanıdır bilgisayar. Tabii, sadece bunlar olmaz kâfi; bazen neşeli bazen de kederli. Biraz ırkçıdır biraz deli; uykusuz geçmez geceleri... Art ardına dizerken dizeleri; sormayın ne kadar düşünceli. Öyle sevmez, sevemez her şeyi; o yüzden derler "ipe sapa gelmez biri". Diyen desin, söyleyen etsin, tutan yapsın; işte budur Karakozanlı Afşın.
   
  1. 16 Eyl, 2014 - 17.10 | #1

    saolun

  2. medcezir
    8 Ara, 2013 - 15.54 | #2

    Ellerinize sağlık :)

  3. murat
    9 Kas, 2013 - 21.25 | #3

    bu şiir serbest ölçülü bu benim dönem ödevim şiir inceleme bunu inceleyebilrmisin hocam

    Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
    Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
    Bir anda yükselen bir bülbül sesi
    -Erken erken karlar ortasında
    Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-
    Bana geri getirir eski günleri
    …Paslanmış demir bir kapı açılır
    Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
    Ta karanlıklar içinde birden
    Bir türkü gibi yükselirsin sen
    Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
    Söyleyemediğim ateşten kelimeleri
    Şuuraltım patlamış bir bomba gibi
    Saçar ortalığa zamanın
    Ağaran saçın toz toprağını
    Bana ne Paris’ten
    Newyork’tan Londra’dan
    Moskova’dan Pekin’den
    Senin yanında
    Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı
    Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu
    Geceme gündüzüme
    Gözlerin
    Lale Devrinden bir pencere
    Ellerin
    Baki’den Nefi’den Şeyh Galib’den
    Kucağıma dökülen
    Altın leylak

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.

*

  Yukarı çık!