Serbest Cumhuriyet Fırkası

serbest cumhuriyet fırkasıMustafa Kemal ile Ali Fethi (Okyar) Bey, Yalova’da yaptıkları konuşmalarda yeni bir fırka kurulması konusunda anlaşmışlardı. 7 Ağustos 1930’da Mustafa Kemal “Serbest Cumhuriyet Fırkası” kurması yolunda, Fethi Bey’in Atatürk’ün isteği ve izni bulunduğuna dair bir yazılı teminat istemesi üzerine, 8 Ağustos 1930’da yanında İsmet Bey de olduğu halde bu metni hazırlayıp verdi. Sonra, Fethi Bey ile Mustafa Kemal arasındaki yazışmalar açıklanıp, yayımlandı. 12 Ağustos 1930’da, Genel Başkan Fethi Bey, Genel Sekreter Nuri (Conker) Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurdular. Bu parti, programında, cumhuriyetçi, milliyetçi, laik, esaslara bağlı olduğunu, anayasadaki hak ve özgürlükleri koruyacağını ilân ediyordu.

Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulduğu aynı tarihlerde, Edirne’de Türkiye Cumhuriyeti Amele ve Çiftçi Partisi, Adana’da Ahali Cumhuriyet Partisi kuruldu.

4 Eylül 1930’da İzmir’de parti teşkilâtını kurmak için Fethi Bey İzmir’e gitti. Oradaki halk gergin havanın etkisinde kalarak olaylara neden oldu. 14 yaşında bir öğrenci öldü. Serbest Parti milletvekilleri, İçişleri Bakanı’nın güven oyu aldığı 15 Kasım 1930 günü görüşmelerinden hemen sonra toplanarak, Parti’nin kaldırılmasına dair karar aldılar ve böylece Serbest Cumhuriyet Fırkası 17.11.1930’da resmen kalktı. Böylece tek partili sisteme dönüldü.

1927 yılından beri yeni seçimler yapıldı. Cumhuriyet Halk Fırkası adayları tam liste halinde seçildi. Mecliste Türkiye’nin iç ve dış işleri ile ilgili gerekli kararlar, oy birliği ile alınıyordu. Mecliste yalnız Cumhuriyet Halk Fırkası’nın milletvekilleri vardı. Bu Hükümetin denetlenmesini önlüyor, eleştiri olmadığı için yapılan işlerin hesabını sormak imkanı bulunamıyordu. ATATÜRK VE OKYAR

1929 yılında dünyada o güne kadar eşi görülmemiş boyutlarda bir ekonomik bunalım başlamıştı. Bu bunalımın içine her devlet gibi Türkiye’de girdi. Önemli sıkıntılar doğdu. Tahıl fiyatlarının düşmesi nedeniyle köylü sıkıntı içindeydi. Ağır çalışma şartları, çalışanları çok zor duruma düşürmüştü. Bu durum mecliste, hükümet programının bazı milletvekilleri tarafından eleştirilmesine yol açıyor, ekonomik sorunların çözümü için hükümet politikasından farklı görüşler ortaya atılıyordu. Hükümetin denetlenmesi gerekiyordu. Belki de yeni kadroların iktidara gelmesi sıkıntıları anlatmakta yararlı olurdu.

İşte bu durum, zaten demokrasi aşığı Atatürk’e yeni bir deneme yapmayı düşündürdü. Kendisine yapılan suikast girişiminden bu yana beş yıla yakın bir zaman geçmişti. Birçok inkılap hiçbir zorlama olmadan gerçekleştirilmişti. Çok partili yaşama geçmek için bir deneme daha yapılabilirdi.

Bu amaçla Atatürk hiçbir otoriter önderden beklenmeyecek yeni bir girişimde bulundu. Demokrasiyi yeniden kurmak için çalışmalara başladı. Yakın arkadaşı Fethi ( Okyar ) Beyle konuşarak onu yeni bir parti kurmaya özendirdi. Atatürk gibi demokrat ruhlu bir kişi olan Fethi Bey bu öneriyi olumlu karşıladı. Ona destek oldu. Bazı milletvekillerini de kurulacak olan partiye girmeye özendirdi. Mustafa Kemal Paşa bu partiyi kuracak olanlardan Cumhuriyete ve Laiklik ilkesine mutlaka bağlı kalmalarını istedi. Gerçi Atatürk, Cumhuriyet Halk Fırkasının başkanı idi. Ama bu işi fiilen yapmıyordu. Başbakan İsmet Paşa asıl görevi ile birlikte parti işlerini de yürütüyordu. Atatürk Cumhurbaşkanı olarak her iki partinin de üstünde kalacağını bildirdi. Ona güvenen Fethi Bey de 12 Ağustos 1930’da Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü siyasal partisini kurdu.

Atatürk, kurulan bu yeni partinin programına karışmamış, sadece Cumhuriyetin ve İnkılapların karşısında olmamasını istemiştir. Gerçek bir Atatürkçü olan Fethi Bey de partisinFETHİ OKYARi bu yolda kurmuştur. Serbest Fırka adıyla da tarihe geçen bu parti, özelikle ekonomik  görüşleri bakımından Cumhuriyet Fırkasından ayrılıyordu.

Atatürk yakınlarından pek çoğunu bu yeni partiye girmeye özendirdi. Fethi Bey’e yardım etti. Ama partinin kurulmasıyla Laiklik ilkesinin memlekete henüz yeterince yerleşmediği anlaşıldı. Tıpkı  Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası gibi. Serbest Fırkada rejime ve Atatürk’e karşı olanların sığındığı bir yuva oldu. Fethi Bey, bütün çabalarına rağmen bu gidişe engel olamadı. Birçok yerde dinsel gösteriler yapılıyor, Atatürk’e ve yakın arkadaşlarına hakaret ediliyordu. Fethi Bey deneylerden geçmiş bir devlet adamıydı. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası‘nın getirdiği acı olayları düşündü ve 18 Aralık 1930’da partisini kapattı.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!