Şanlı Zafer

şanlı zaferİngiliz zırhları, toplarının namlularını Çanakkale’nin iki yakasına çevirmiş, durmadan ateş ediyorlardı. Sanki gökten ateş yağıyordu. Topçu eri olan Koca Seyit, o korkunç ateş yağmurunu şöyle anlattı:

Düşman zırhlılarının ilk mermileri önümüze, sonrakiler arkamızdan denize düştü. Denizden minare boyu sular fışkırdı. Siperlerimize çarpan mermiler kum torbalarını parçalayıp dağıtarak ortalığı toza dumana boğuyordu.

Bugün olmuş gibi, gözlerimin önünde… Birden, çok keskin bir ıslık sesi duydum. Sonra kulakları sağır edici bir gürültü koptu. Bundan sonrasını hiç bilemiyorum. Düşman gemisinden atılan bir mermi, bizim cephaneliği bulmuş. Oradaki mermiler, barutlar patlayınca ortalık allak bullak olmuş. Ben bir toprak yığınının altında gömülmüşüm.

Yetişen Mehmetçikler, beni bacaklarımdan çekerek topraktan çıkarmışlar. Kendimde değilmişim. Bizim birlikten bir ben, bir de arkadaşım Ali sağ kalmışız.

Bir süre sonra Koca Seyit kendine geldi. Denize doğru baktı. Düşman gemilerinin topları, hâlâ ateş koşuyordu. Kimi Türk topları bozulmuştu. Bundan yararlanan düşman gemileri karaya iyice sokulmuş, Türk askerine mermi yağdırmaya devam ediyordu.

Koca Seyit, çevresine bakındı. Topların bazıları toprağa gömülmüştü. Koca yürek, devrilen toplardan birinin yanında bir mermi gördü. “Mermiyi sırtıma alayım dedim ama yağlı olduğu için alamadım. Toprağa sürdüm. Mermiyle yavaş yavaş doğruldum. Arkadaşım Ali, “Ha Seyit, ha!” diye bağırarak bana güç veriyordu.

Ve 280 kg’lık mermi, İngiliz Ocean gemisinin bacasına isabet ederek, kumandanlarına “Türkleri yenmek mümkün değil, ülkemize dönüyoruz!” dedirtmeyi başarmıştır.

Koca Seyit, emanetin emin ellerde. Çanakkale geçilmez!

Zehra SONAY

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!