Saltanatın Kaldırılması / 1 Kasım 1922

saltanatın kaldırılması30 Ekim 1922 Pazartesi günü, Meclis saat 17’de kapalı bir toplantı yapmaktaydı. Rasih Kaplan’ konuşmasında “Babıâli ve Padişahın dayandığı istilâcı kuvvetlerin pek yakında yıkılıp  gittiğini göreceğiz” demişti. İkinci grup ise, Tevfik Paşa’nın konferansa katılmak teklifinin reddedilmesini öneren bir takrir vermişti. 30 Ekim 1922 günü karar alınamamış ve çoğunluğun sağlanması için toplantı 1 Kasım’a ertelenmişti.

1 Kasım günü yapılan konuşmalar sonunda netice alınamayacağını anlayan Mustafa Kemal, müşterek encümene karar ve isteğini yazdırmıştı. Takrir o gün kânûn haline getirilmiş ve oy birliği ile saltanatın kaldırılması kabul edilmiştir.1 Teşkilât-ı Esâsiye Kanunu’nu 16 Mart 1923’te çıkararak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden başka hükûmet şekli tanımayacağı ilân edilmişti.

TBMM, Padişahlığa son verdikten sonra, İstanbul’daki idarî kadrolar Refet Bey’e (Refet Paşa), Millî Hükûmetin emrine girdiklerini söylemişler ve İstanbul il olarak Ankara Hükûmeti’ne bağlanmıştır.

NEDENLERİ

Saltanatın kaldırılmasına doğrudan doğruya yol açan olay, Kurtuluş Savaşı’nın başarı ile sonuçlanmasından sonra toplanması öngörülen barış konferansına Ankara ve İstanbul hükümetlerinin birlikte davet edilmeleridir.  17 Ekim tarihli bir telgrafla sadrazam Tevfik Paşa barış konferansında ortak bir tavır belirlemek amacıyla Mustafa Kemal‘e başvurmuştur. 20 Ekim tarihli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına hitap eden ikinci bir telgrafta Tevfik Paşa Babıali ile Büyük Millet Meclisi arasında amaç bakımından tam bir birlik olduğunu, Sevr Antlaşmasını iptal ettirmek ve işgalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için beraberce mücadele edildiğini belirterek ulusal birliğin önemini vurgulamış ve vatan uğruna kişisel hırslardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtmiştir.


28 Ekim’de İtilaf Devletleri İsviçre’nin Lozan kentinde toplanacak olan konferansa İstanbul ve Ankara hükümetlerini resmen davet etmiştir. Bunun üzerine iki gün sonra toplanan TBMM, İstanbul hükümetinin tasfiyesine yönelik 82 imzalı karar tasarısını görüşmüşse de aynı gün sonuç alamamış, ancak 1 Kasım tarihli toplantıda Mustafa Kemal’in sert müdahalesi üzerine saltanatın kaldırılmasına karar vermiştir.

1) Saltanat sisteminin milli egemenlik anlayışına ters düşmesi.
2) Osmanlı Devleti’nin TBMM Hükümeti yanında Lozan görüşmelerine davet edilmesi ve durumun Türk Milleti’nin çıkarına ters düşmesi.
3) İstanbul Hükümeti ve padişahının, Kurtuluş Savaşı sırasında ulusal direnişe karşı olması.
4) Bir ülkede iki hükümetin bulunmasının milli menfaatlerle bağdaşmaması.
5) TBMM Hükümetinin padişahın da yanında bulunduğu İtilaf Devletlerine karşı kesin zafer kazanılması.

27 Ekim 1922’de İtilaf Devletleri TBMM Hükümeti yanında İstanbul hükümetini de Lozan görüşmelerine davet ettiler. İtilaf Devletleri’nin amacı; görüşmeler sırasında iki hükümeti birbirine düşürerek Türk Milleti aleyhine kararlar kabul ettirmektir. Bu durum saltanatın kaldırılmasını hızlandırmıştır. Bu gelişmeler ve nedenlerden dolayı Mustafa Kemal Paşa, padişahlıkla halifeliği birbirinden ayırıp Siyasi İktidarı temsil eden saltanatın kaldırılması, halifeliğin ise devam etmesi şeklinde bir çözüm yolu buldu.

Komisyonda görüşmelerinin çıkmaza girdiğini gören Mustafa Kemal Paşa, bir sıranın üzerine çıkarak şunları söylemiştir. “Efendiler, egemenliği, hiç kimse, hiç kimseye bilim gereğidir, diye görüşmeyle tartışmayla vermez. Egemenlik güçle, kudretle ve zorla alınır. Osman oğulları zorla Türk milletinin egemenliğine el koymuşlardır. Bu yolsuzluklarını altı yüz yıldan beri sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk Milleti, bunlara yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenliğini kendi eline almış bulunuyor. Bu bir oldu bittidir.”dedi.

saltanatın kaldırılmasının nedenleri ve sonuçlarıSONUÇLARI

1) Milli Egemenliğin gerçekleşmesi yolunda önemli bir adım atıldı. Saltanatın kaldırılmasıyla TBMM Hükümeti Türkiye’de yönetimi tek başına ele almıştır.
2) Devletin Laikliği konusunda ilk aşama gerçekleştirildi. Bu gelişme ile din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır.
3) TBMM’nin açılışından sonra ikinci büyük İnkılap hareketi gerçekleştirilmiştir.
4) Altı yüz yıllık Osmanlı Saltanatı sona erdi. Böylece Türkiye’deki iki başlılığın ve iki hükümetin bulunması sona erdi.
5) Ulusal egemenliğin tam olarak sağlanması için önemli bir adım atıldı.
6) Son Osmanlı padişahı VI Mehmet Vahdettin, 17 Kasım 1922’de İngiltere’ye sığınarak ülkeyi terk etti.
7) TBMM halifeliğinin İngiltere tarafından kullanılmasının engellenmesi amacıyla, Osmanlı hanedanından Abdülmecid Efendiyi halife seçtiğini ilan etti.
8) TBMM’de tartışmalar daha da artarak Meclisin çalışmaları olumsuz yönde etkilendi. Bununda etkisiyle, TBMM’nin seçimlere gitmesi hızlandı.
9) Türkiye’de devlet başkanlığı sorunu ortaya çıktı. Bu sorun Cumhuriyetin ilanını hızlandırmış ve devlet başkanlığı sorunu Cumhuriyetin ilanı ile çözümlenmişti.

ÖNEMİ

1) Birinci TBMM’nin ilk ve tek inkılabıdır.
2) Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılmış temel inkılaptır.
3) Cumhuriyete geçiş süresi hızlanmış demokratik bir düzenin kurulmasının önündeki en önemli önem kaldırılmıştır.
4) Halifelik milli egemenliğe bağlı sembolik bir kurum halin getirilmiştir.

Saltanatın 16 Mart 1920 tarihinden itibaren yok sayılması yerine bunu 23 Nisan 1920’ye götürmek daha yerinde olurdu. Çünkü ulusal egemenlik ilkesinin uygulanmaya başlamasından itibaren, kişisel egemenlik son ermiştir. 16 Mart 1920 tarihinde saltanatın kalkmış sayılması TBMM ile kurulan düzenin asla geçici olmadığını anlatmış bulunuyordu.

TBMM daha yeni halifeyi seçmeden 17 Kasım gecesi Vahdettin, İngiliz donanmasına sığınarak yurt dışına kaçtı. Nedeni; Kendisinin İngiltere’ye sığınırken halife sıfatını kullanmış olmasındandır. Bunun üzerine TBMM, 18 Kasım’da verdiği bir kararla Vahdettin’in halife olmadığını belirtti. 20 Kasım tarihli kararı ile de Osmanlı ailesinden Abdülmecid’i halife seçti. Vahdettin bu olaylar sonucunda Malta adsına oradan da Hicaz adsına gitti. Daha sonra 65 yaşında iken 1926’da San-Rema’da öldü.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!