Sabri Fehmi Ülgener

sabri ülgenerAslında bir iktisat tarihçisi olan Sabri Ülgener bazı İslâmî meseleler üzerinde derinliğine düşünmüş ve kitaplar yazmıştır. Sabri Ülgener’in çok önemli olan başlıca eserleri şunlardır: “İktisadî Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası”, “Zihniyet ve Din, İslâm Tasavvufu ve Çözülme Devri Ahlâkı”, “Zihniyet, Aydınlar ve İzmler” ve “Darlık Buhranları ve İslâm İktisat Siyaseti.” 

Sabri Ülgener bu kitaplarda, genellikle zihniyet meseleleri üzerinde durmuştur. Onun cevap aradığı başlıca sorunlar şunlardır: Bugünkü zihniyetimiz nasıl oluşmuştur? Bunun din ve tasavvufla ilgisi var mıdır? İktisadî zihniyetin dinde ilgisi nedir? Sosyal değerlerin en önemlisi olan dinî motiflerin ahlâkî, hukukî ve iktisadî değerlerde etkisi yok mudur?

Sabri Ülgener, İslâm tasavvufunun iktisadî zihniyeti kötürümleştirdiği kanaatindedir. Erol Güngör ise, aksi kanaattedir. Sabri Ülgener, Max Weber’e dayanmakla beraber onun İslâm’ı tenkit etmesine cevap vermektedir. Sabri Ülgener (d. 1911 İstanbul-ö. 01 Temmuz 1983 İstanbul) İktisat profesörü, toplum bilimci. İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirdi. 1933 yılında Almanya’da Hitler’in iktidara gelmesinden sonra, can güvenlikleri sebebiyle Türkiye‘ye sığınarak, İktisat fakültesinin kuruluş ve gelişiminde önemli rol oynayan Alman bilim adamları F.Neumark (Maliye, İktisat Politikası ve Teorisi dersleri vermiştir), Wilhelm Röpke (İktisadi Coğrafya, İktisat Teorisi ve Politikası konularında dersler vermiştir), Gerhard Kessler (Sosyal Politika konusunda dersler vermiştir), Alexander Rüstow (İktisat Sosyolojisi konusunda dersler vermiştir), Alfred İsaac’tan (İşletme konusunda dersler vermiştir)dersler aldı ve bu Alman hocalarının etkisinde kaldı.

1935’te aynı okulda bulunan İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü’nde ( İlk İçtimaiyat Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi’nde Ziya Gökalp ve arkadaşları tarafından 1916 yılında kurulmuş, 1933 – 1934 öğretim yılında İktisat ve İçtimaiyat Enstitüsü adıyla Hukuk Fakültesi’ne bağlanmıştır) asistan oldu. 1941 yılında doçent, 1951 yılında da Profesör olan Ülgener İktisat Fakültesi’nde dekanlık da yaptı. Ülgener’i farklı kılan özellikler arasında şunlar sayılabilir:

Batıyı da Doğuyu da tanıması; Ortaçağdan Yeni Çağa, Feodalizmden Kapitalizme geçiş sürecini bir zihniyet dönüşümü çerçevesinde açıklama çabası; toplumsal dönüşüm ve iktisadi gelişme sürecinde maddi unsurların yanı sıra manevi-kültürel unsurların rolüne ve bu kapsamda “ekonomi zihniyeti”ne vurgu yapması; kendi dinamiklerimize dayalı yeni bir gelişme modeline olan ihtiyaç bağlamında ahlâk, zihniyet ve İslâm iktisat siyaseti sorunlarıyla yakından ilgilenmiş olması. “Zihniyet, Aydınlar ve İzmler” (Mayaş Yayınları, 1983), “İktisadi Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası” (DER Yayınları, 1981), “Darlık Buhranları ve İslâm İktisat Siyaseti” (Mayaş Yayınları, 1984), ile “Zihniyet ve Din” Ülgener’in geride bıraktığı, her biri okunmaya değer eserlerdir.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!