Özlenilen 30 Ağustos

“Atatürk devrinde Türk milleti nüfus, servet, teknik ve kültür bakımından, bugüne göre çok geride olmasına rağmen manevi güç bakımından kudretliydi. Ve onun içindir ki, kendisinde her tehlikeyi yenebilecek inanç ve kuvveti bulunuyordu.” Atsız Ata

zafer bayramı

Atsız Ata ne kadarda haklı değil mi? Türk Milleti bugün nüfus, servet, teknik ve kültür bakımından ileri olabilir. Ama manevi güç bakımından son derece yozlaşmış, kutsal bildiği her şey birer birer ayaklar altına alınmış, Türk Milleti’nin millî disiplini iyiden iyiye gevşemiştir.

30 Ağustos, Türk Tarihi’nin şanlı sayfalarından birisidir. Çünkü 30 Ağustos, düşmanın bertaraf edildiği, Türk Milleti’nin maneviyatının, maddiyata karşı nasıl galip geldiğinin tartışılmaz bir misalidir.

30 Ağustos, bugün sıradanlaşmış bir tören haline gelmiştir. Manevi değeri yok denecek kadar azalmıştır.

Aradaki şuur farkını anlamak için 1935 yılındaki Zafer Bayramı törenine gidelim… Konuşmacı Nuri Cuylan:

“1 Eylül 1922 sabahı Türk Ordusu’nun Başbuğ’u ordularına (Ordular! ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!) buyruğunu verdi. Bu buyrukta sadece Akdeniz değil, Türk Milleti’nin yaşamış olduğu yerlere varın anlamı vardı. Ordu, Başbuğ’unun bu buyruğunu dokuz günde yerine getirdi ve yine onun buyruğuyla durdu.

30 Ağustos Türk’ün kin ve intikamının taştığı gündür. YaşasınTürk Ulusu; onun Başbuğ’u ve ordusu! Yaşasın Cumhuriyet.” diyordu.
Millet ile ordu bir bütün olmuş, milliyetçilik duyguları adeta çılgın bir sel gibi akıp gidiyordu. Türk Milleti’nin Başbuğ’u Atatürk, ulu bir çınar gibi dimdik devletin başındaydı.

Türk Milleti, ufak meseleleri büyütmüyor, bu ufak meselelerin büyük davayı engellemesine izin vermiyordu.

30 Ağustos’u yine bu coşkun duygularla kutlayabileceğimiz günlerin gelmesi ümidiyle, Zafer Bayramı’mız kutlu olsun!

Tugay Kaçmar

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!