Ortodoks Türklerin Tarihine Bir Bakış

ortodoks türklerin tarihiNe hikmettir ki, Rum da Ermeni de Hıristiyan olduğu takdirde, Hıristiyanı yine Hıristiyan etmeye çalışırlar. Nadirattan olarak, vakti ile bir Rum hekim de merami (işi, çıkarı) için Ermeni olmuş ise de, encam, Ermeniden olduğu kızı da Rum tarzına tebdil eylemiştir (döndürmüş).

Bunu demekten meram budur ki, bunlar mucibsiz şeylerdir. Sevaptan hatası ziyadedir, hiçbir vakitte ne Ermeni Rum ne de Rum Ermeni olabilir. Kezalik, Yahudi de siyah Arabı yumakla ağartmanın ihtimali var ise, milliyetin de tebdili asandır (kolaydır).

Mezhepçe meselâ ruhaniyet birliği olabilir, ancak milliyetin karışması mümkün olur mevaddan (şeylerden) değildir”35 Misailidis, kendi dindaşları olan Karamanlı Türkleri’nin, Türk örf ve âdetlerine uygun bir hayat sürdüklerini ortaya koymaktadır. Kitabının birçok yerinde bu husus açıkca görülmektedir. “Benim hanem, asrımızın Türkleri tarzı selâmlık ve haremliğe münkasım (ayrılmış) olduğundan”36 şeklindeki ifade bunlardan sadece bir tanesidir. Türkün hoşgörüsü, mertliği ve misafirperverliği yaşanan huzurun teminatı olarak görülmektedir. Yazarın bu konuda anlattıkları da son derece samimi ifadeler olarak kabul edilebilir.

“Türklere merhamet ve sahavet (cömertlik) Hazreti Abraam (İbrahim)’dan miras kalmıştır. Ve her kasaba ve şehirde ocakzadelerinin birer misafir odası olup, gelene gidene ikram ettikleri şöyle dursun, kuryelerde dahi ehl-i hayratları nısf-ı leylde, kış kıyamet gününde gelen misafirleri milliyet tefrik etmeksizin bizzat peygamber gelmiş gibi kabul ederler.

Rabbina İisus Hristos hazretleri Resullerini halkın için dünyaya irsal ederken ‘Sizi kabul etmeyen beldelerden papuçlarınızın tozlarını dahi silkin ve çıkın ondan ve rû-i kıyamette bu makullerden daha ziyade Sodomali ve Gomorralılara müsaade olunacak. Beher kim size peygamber ismine bir kadeh su verir ise, peygamber ücreti ve Veliullah ismine verirse, Veliullah ücreti alacak’ demiş idi. İşte bu tenbihatı İslâmlar, biz Hıristiyanlardan daha ziyade icra edip, kapularına gelen dilenciyi de hüsn-ü kabul ederek nefs-i peygambere veya Allah’a ediyor gibi ikrâm ederler.”37

Anadolu’daki Karamanlıların, Müslüman Türklerle karşılıklı anlayış esası içinde birlikte yaşamalarının XIX. yüzyılın ilk yarısından sonra Yunanistan tarafından bozulmak istendiği görülmüştür. Bu tarihten itibaren Rumca öğretim yapan Rum okulları, Türkçe konuşan Ortodoksları Rumlaştırma gayreti içine girmiştir. Özellikle Yunanistan’ın kurulmasından sonra Atina, Patrikhane ve ileri gelen Rumlarla işbirliği yaparak Ortodoks Karamanlıları Rumlaştırmaya çalışmıştır. Fakat bu gayretlerinde genel olarak pek ümit ettikleri sonuca varamadıkları söylenebilir.

Ortodoks kilisesi, özellikle XIX. yüzyılda kendisini aynı zamanda milliyetçi Yunan (Rum) kilisesi olarak görüyordu. Kiliselerde Yunancadan başka dil kullanılmasını istemiyordu. Bu katı davranışa ilk tepki, Bulgar Ortodokslarından geldi. Osmanlı Hükümeti, Patrikhanenin bütün karşı koymalarına rağmen, 1872’de ayrı bir Bulgar Ortodoks Kilisesi teşkilatına izin verdi.

Rumlaştırma faaliyetlerine, Türk Ortodoksları da karşı çıkarak harekete geçtiler. 1870 yılında, Kumkapı’da ve Langa’da oturan Karamanlılar, başlarında piskoposları olduğu halde, kilisede vaazın ve dinî törenlerin Türkçe olmasını istediler. Papa Eftim’den elli yıl önce gerçekleşen bu olay karşısında Fener Patrikhanesi, Türk Ortodokslarına karşı Osmanlı Hükümetinden yardım istemek mecburiyetinde kaldı.

Bu direnmenin neticesi olarak, Kumkapı ve Langa bölgelerinde okuma salonları açılarak oralarda Türkçe dinî yayınlar okunup, satın alınabiliyordu.

| « Önceki Sayfa « | | » Sonraki Sayfa » |

  1. Papa Eftim
    15 Oca, 2013 - 22.15 | #1

    Bu yaziyi yazandan Efendimiz Isa Mesih razi olsun! Vatansever bir din adami olan Patrik 1. Eftim’i yani nam-i diger Papa Eftim’i yazinizda diger okuyucularla paylastiginiz için Bagimsiz Türk Ortodoks Patrikhanesi Cemaati olarak size tesekkürü borc biliriz.

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!