Nüfusun Yaş Durumu

nüfusun yaş durumuSağlık hizmetlerinde gelişmelere bağlı olarak dünya genelinde ortalama ömür sürekli olarak uzamaktadır. Nitekim 2000 yılında 65 yıl olan dünya ortalama hayat beklentisi, 2009’da 67,6’ya yükselmiş, 2050’li yıllarda 76 yıla ulaşacaktır. 2009’da ortalama yaş, çok gelişmiş bölgelerde 77.1, çok az gelişmiş bölgelerde ise 55.9’dur. En düşük ömür; Afrika kıtasında 54.1 yıl, ülke olarak Burundi’de 50.3, Çad’da 48.7, Afganistan’da 43.8, Botswana’da 54.9, Zimbabwe 44.1, Liberya 58.1, Angola 46.8 ve Orta Afrika Cuhuriyeti’nde 46.9’dur. serbest ölçü

En uzun ömür; Japonya 82.7, Hong Kong 82.2, İzlanda 81.8, Fransa 81.2, Kanada 80.7, Singapur 80.3, Yeni Zelanda 80.2, Avusturya 80, Kosta Rika 78.8, Almanya 79.9 yıldır. Birleşmiş Milletlerin tahnminlerine göre 2050’de dünya yaş ortalaması 75.4’e ulaşacaktır. milliyetçi türkçü resimler

Nüfusun yaş durumunun belirlenmesinde ortanca (medyan) yaş değerlendirmesi kullanılır. Bu yaş, bir nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada bulunan kişinin yaşıdır. Buna göre, nüfusun yarısı bu yaştan küçük, diğer yarısı bu yaştan büyüktür. Dünya genelinde ortanca yaş, 1950’de 24’ten 2002’de 26’ya, 2009’da 28.1’e yükselmiştir. 2050’de ise nüfus artışının azalmasına bağlı olarak 34.8’e yükselecektir. düz kafiye

0-14 yaş olarak belirtilen çocuk yaşta, üretime pek katkısı olmayan nüfus, gene! bir kural olarak nüfusu hızla artan ülkelerde toplam nüfusun % 40’dan fazlasını oluşturur. 15 yaşın altındaki genç nüfus oranı 1950’de % 36 iken 2010’da % 27’ye düşmüştür. 2050 de bu oranın % 20’ye düşeceği tahmin edilmektedir. Nitekim bu nüfus oranı yüzde olarak Uganda’da 48.9, Afganistan’da 46.1, Çad’da 45.7, Mozambik’te 44, Eritre’de 41.5, Mali’de 44.2, Yemen’de 43.8’dir. Nüfusu yavaşlayan ve durağan döneme giren ülkelerde ise yüzde % 20’nin altındadır. Örneğin çocuk yaştaki nüfus yüzde olarak Avustrurya’da 14.9, Kanada’da 16.5, Çin’de 20.2, Fransa’da 18.4, Güney Kore’de 16.8, Moldova’da 16.9’dur. redif

15-64 yaş arasında ekonomik yönden faal nüfus, 2009 yılı itibariyle dünya ortalamasına göre % 62’dir; bu oran nüfusu hızla artan ülkelerde % 60’ın altında, nüfusu çok az artan ve durağan döneme giren ülkelerde % 60’ın altındadır. Örneğin ekonomik yönden faal nüfus Afganistan’da % 51.1, Çad’da % 49.8 iken, Bulgaristan’da % 62.4, Çin’de 67.9’dur.  aruz ölçüsü

Yaşlı nüfus olarak belirtilen 65 yaş ve üzerindeki nüfus, ülkelere göre değişmekle beraber sürekli bir artış göstermektedir. Dünyada 1950’de 65 yaş ve üzerindeki nüfus % 8’den 2010’da % 11’ye yükselmiştir. 2050 de bu oranın % 22’ye ulaşacağı tahmin edilmektedir, özellikle sağlık hizmetlerinin iyi olduğu gelişmiş ülkelerde % 15’in üzerinde, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde % 10’un altındadır.

Kıtalar itibariyle bakıldığında Avrupa’ da % 22 olan 65 yaşın üzerindeki nüfus oranı, Afrika’da % 5’e düşmektedir. Bu nüfus oranı yüzde olarak ülkelere göre şöyledir: Afganistan 3.8, Burundi 4.4, Çad 4.5, Kenya 4.1, Yemen 3.8’dir. Buna karşın sağlık hizmetleri iyi olan gelişmiş ülkelerden Avusturya 22.9, Bulgaristan 24.2, Hollanda 21.4, Danimarka 23, Japonya 29.7, Almanya’da 25.7’dir. türk bayrakları

Genellikle dünya nüfusu, geçmiş yıllara göre yaşlanmaktadır. Dünya tarihinde ilk defa, çocuk nüfusun azalma ve yaşlı nüfusun da artma trendine girdiği görülmektedir. Dünyada nüfusu yaşlı nüfusu sahip olan 25 ülkenin 23’ü Avrupa’dadır. 2040‘lı yıllarda 4 Avrupalı’dan birinin en az 65 yaşında, yedide birinin 75 yaşında olacağı beklenmektedir. Hâlen dünyada en yaşlı nüfus, ortalama ömrün 82 olduğu Japonya ve Singapur’dadır. Avrupa’da Fransa, İsveç, İtalya’da ortalama ömür 80 yaşın üstündedir. Yaşlı nüfus oranı gelişmekte olan ülkelerde de artmaktadır.

Nüfusun diğer bir özelliğini de yaş bağıımlılık oranı teşkil etmektedir. Bunlardan toplam yaş bağımlılık oranı, “15-64″ yaş grubundaki her 100 kişi için “0-14″ ve “65 ve daha yukarı” yaş grubundaki kişi sayısıdır. Yani;

Toplam yaş bağımlılık oranı = 0-14 (65 ve daha yukarı yaş)/(15+64 yaş)

Burada önemli olan husus 15-64 yaş arasında ekonomik yönden çalışan nüfusun çocuk ve ileri yaşlardaki nüfusa bakma durumunu gösterir. Özellikle nüfus artışı oranının yüksek olduğu ülkelerde 0-14 yaş arasındaki nüfusun fazla olması, yaş bağımlılık oranının artırmaktadır. Örneğin Afganistan’da 0-14 yaş arasında % 46.1’i çocuk ile 60 yaş ve üstü yaşlı olan % 3.8 oranında yaşlı nüfus olmak üzere toplam % 49.9 olan nüfusa, % 51.1 olan çalışan nüfus bakmaktadır. Bu durum her çalışan bir kişinin kendinden başka diğer bir kişiye bakmakta olduğunu gösterir. Özellikle çocuk yaşta nüfusu fazla olan aile reislerinin bakmakla yükümlü olduğu birey artmaktadır. Örneğin bu oran, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Pakistan, Hindistan gibi ülkelerde ailedeki çocuk sayısına göredir.

Genç bağımlılık oranı, “15-64″ yaş grubundaki her 100 kişi için “0-14″ yaş grubundaki kişi sayısıdır. Nüfus artışının yüksek olduğu aile, yöre, bölge ve ülkelerde genç yaş bağımlılık oranı fazladır. Örneğin Türkiye’de ortalama olarak genç yaş bağımlılık oranı nüfus artışının yüksek olduğu 1970’e kadar 80’e yakın iken 2009’da 39.7’ye düşmüştür.

Yaşlı bağımlılık oranı, “15-64″ yaş grubundaki her 100 kişi için “65 ve daha yukarı” yaş grubundaki kişi sayısıdır. 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun artmasıyla bu oran yükselir. Örneğin Türkiye’de yaşlı nüfusun az olduğu 1950’de 5.66 olan yaşlı bağımlılık oranı, son yıllarda 65 ve üstü yaştaki nüfusun artmasıyla 2009’da 8.33’e yükselmiştir.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!