Nüfusun Değişiminde Etkili Olan Faktörler

nüfusun değişiminde etkili olan faktörlerGerek dünya, gerekse herhangi bir ülkenin nüfusu, nüfusun dağılışı, yoğunluğu sürekli değişme içerisindedir. Nüfustaki değişmeleri ise doğum- ölüm arasındaki oran, bazı yerlerde göçle gelen veya giden nüfus ve çok sayıda İnsan ölümüne neden olan salgın ve bulaşıcı hastalıklar ile deprem, sel baskını, tsunami gibi bazı doğal afetler etkilemektedir.

Doğum

Nüfus artışında en önemli etken, doğumun ölümden fazla olmasıdır. Nüfusun artışını doğurganlık durumu ya da oranı belli eder. Doğurganlık, belli bir nüfus (ülke, dünya, bölge nüfusu) içinde vukubulan canlı doğum sayısını ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Doğurganlık oranı, ölüm ve göçle verilen nüfusu aştığında, o ülke veya bölgede nüfus artışı olur. Ancak doğurganlık bir dizi sosyal, siyasal, psikolojik ve fizyolojik faktörlerden etkilendiğinde kısa süreli iniş ve çıkışlar gösterir. Bu nedenle doğurganlık konusunu değerlendirmek çok zordur. güneş dil teorisi

Doğurganlık için çeşitli ölçütler kullanılmaktadır. Bunların en basiti olan “kaba doğum oranı”dır: Bu oran bir yıl içindeki doğum sayısı ile söz konusu yılın ortasındaki toplam nüfus arasındaki basit orana dayanır. Yani: facebook sayfa birleştirme

Kaba doğum oranı = Toplam doğum sayısı / Yıl ortası nüfus x 100

Diğer bir ölçüt gene! doğurganlık onanı olup ham doğum oranının yetersizliğini ortadan kaldırmak için toplam nüfus yerine üretim çağındaki kadın (genellikle 15-45 yaş ya da 15-49 yaş) nüfusu ile 5 yaşın altındaki nüfus kullanılır. qr kodu okutma

Doğurganlık genel olarak çok gelişmiş ülkelerde düşük, az gelişmiş ve/veya gelişmekte olan ülkelerde ise yüksektir. 1000 kişideki en yüksek doğum oranı 40-35’la çok az gelişmiş bölgelerde ve Afrika kıtasındadır. Bu oran gelişmiş bölgelerde ve Batı Avrupa’da 10 dolayındadır (Şekil 1.4, 1.5).

Ölümler

Çağımızda tıbb yönden meydana gelen gelişmenin sonucu olarak ölüm oranı eskiye göre birhayli düşmüş ve bunun sonucu olarak da hızlı nüfus artışı, nüfus patlamaları meydana gelmiştir. dropbox nedir

Doğurganlıkta olduğu gibi, ölümde de “kaba ölüm oranı” bir kriter olarak kullanılmaktadır. Yani;

Kaba ölüm oranı= Toplam ölüm sayısı/ Yıl ortası tahmini nüfus x 100

Bu kriterlere göre nüfusun yapısı ve artışı konusunda tahminler yapmak mümkündür. Nüfus artışı ve nüfusun dinamik özelliği, kıtalara ve ülkelere göre önemli değişme göstermektedir. 2010’da dünya ortalaması itibariyle doğum oranı binde 20, ölüm oranı ise binde 9 dolayındadır. Bu oran gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çok farklıdır (Şekil 1.4). Gelişmekte olan ülkelerin çoğunlukta olduğu Afrika’da kaba doğum oranı binde 36, kaba ölüm oranı ise binde 14’tür. Oysa Avrupa’da kaba doğum oranı binde 10 iken, kaba ölüm oranı binde 11’dir. Bu oranlar Avrupa’da nüfusun azadığını ifade eder. ultrabook nedir

Doğum ve Ölüm Oranları

Nüfus artışının olması için doğum oranının ölüm oranından fazla olması gereklidir. Dünya genelinde, doğal olarak doğum oranı ölüm oranından fazladır. Genel bir değerlendirme yapıldığında 2010 yılı itibariyle dünyada nüfus artışı bir yılda 76.2 milyon, 1 ayda 6.3 milyon, 1 günde 208.8 bin, 1 saattte 8.7 bin, 1 dakikada 145, 1 saniyede 2.4 kişi artmaktadır. türk adının anlamı

Doğum oranları, çok az gelişmiş böige ve ülkelerde yüksektir. Kıtalar itibariyle en yüksek doğum Afrika ve Latin Amerika’dadır. Dünyada en yüksek doğum oranı, Afganistan dışında Afrika ülkelerinde görülür. Bu ülkelerin başında Nijer ve Yemen gelir. Afrika’da doğum oranı kadın başına ortalama 7 dolayındadır. Doğum oranının en düşük olduğu ülkeler ise gelişmiş bölgelerde yer alır (Şekil 1.3).

Kıta itibariyle en düşük doğum oranı Avrupa’dadır. Ermenistan ve Çin hariç, en düşük doğum oranlan Avrupa ülkelerinde görülmektedir. Burada kadın başına doğum oranı 1 ‘e yakındır. Bu nedenle sözü edilen ülkelerde nüfus azalması vardır. Önümüzdeki yıllarda da nüfus azalması devam edecektir.

Önümüzdeki yıllarda nüfus artışının dünya genelinde düşecek, özellikle Avrupa’da dünyanın diğer bölgelerine göre fazla olacak, bunu bazı Afrika ve Karayip ülkeleri izleyecektir. Örneğin 2009’da 732.1 milyon olan Avrupa’nın nüfusu 2050’de 41.1 milyon azalarak 691 milyona düşeceği; Arnavutluk, Fransa, İrlanda, Hollanda, Norveç ve Birleşik Krallık dışındaki tüm ülkelerde nüfusun azalma sürecine gireceği; 2050 itibariyle nüfus azalmasının Japonya’da % 20 (25.5 milyon), Rusya’da % 16.6 (24.8 milyon), Almanya’da % 14 (11.7 milyon), Ukrayna’da % 23 (10.7 milyon), Bulgaristan’da % 23 (2.2 milyon), Beyaz Rusya’da % 24.5 (2.4 milyon), Moldova’da % 24.1 (870 bin) oranında olacağı tahmin edilmektedir.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!