Müslüman Olmayan Türkler

Tarih: 21 Temmuz 2012  |   Bölüm: Din  |   Okunma: 2.630  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

müslüman olmayan türklerBazı bölgelere göre, Nevşehir bölgesinde Rumca (Yunanca) konuşulmasını isteyenlerle Türkçe konuşulmasını isteyenler arasında çok şiddetli çekişmeler olmuştur. Yazılı belgelerde Anadolu Hıristiyanlarının anadilinin Yunanca olduğu tezine karşı, 1914 yılı Nevşehir Salnamesi’nde (Bugünkü Türkçe ile) şunları okuyoruz:

“Bu salnameyi bizim Anadolu lisanında (Türkçe) yayınlıyoruz ve kullandığımız Türkçeye karşı ileri sürülen tenkitlere cevap olarak şunu soruyoruz: Yeterince Rumca bilenler ve bilmeyenler arasındaki oran nedir?”

Karamanlılar arasındaki bu Rumluk, Türklük tartışmaları ve “mübadele” ile neticelenen bu gerçek karşısında, “Temaşa-i Dünya ve Cefakâru Cefakeş’i yayına hazırlayan Robert Anhegger’in kitabın sonundaki yorumu şöyledir:

“Sonuç olarak Karamanlılarda bu ikili durum büyüdükçe büyüdü. Bir bakımdan, maddî kültür ve dinî âdetler dışında, gelenekler Türk gelenekleriydi. Diğer bakımdan, din ve uyandırılmak istenen tarih şuuruna gelince, Türkçe konuşan Ortodoksların aslında eski Yunanlıların torunları oldukları tezi ileri sürülüyordu.

Türkçe konuşan Hıristiyanlar gerçekten bir çıkmazda bulunuyordu. Kilise onların Türklüğünü kabul etmediği gibi, Hıristiyan oldukları için Müslüman Türkler de onları benimsemiyordu. İstiklâl savaşında bu Türkçe konuşan Ortodoksların bir bölümü Yunan tarafını, bir bölümü de Türk tarafını tutmuş ya da çekimser kalmışlardır. Sonunda bütün gayretlerine rağmen asıl Rumlar gibi Türkiye’yi terketmek zorunda kaldılar. Bu da Karamanlıların sonu oldu…”

Türk Ortodokslarının kimliği üzerine yaptığımız bu değerlendirmeyi şu sonuca bağlayabiliriz: Türk Ortodoksları, “anadillerini unutmuş eski Anadolu Rumları” değildirler. Çünkü; Rumca basit bir konuşma dili değildir ki kolayca unutulabilsin. Ayrıca Türk Ortodoksları, Anadolu’da Müslüman Türklere nispetle küçük bir azınlık oluşturuyorlarsa bile kendi ana dillerini unutmayacak derecede bir yoğunluğa sahiptirler.

Diğer yandan Türk hâkimiyeti, hiçbir zaman kendi idaresi altındaki milletlerin anadillerini unutturmaya çalışmamıştır. Gözardı edilemeyecek bir başka önemli husus, Anadolu’da yüzyıllardan beri Türk hâkimiyeti altında yaşayan bir takım Ortodokslar vardır ki onların ana dilleri Rumca’dır. Eğer Türk hâkimiyeti Türk Ortodokslarına zor kullanarak anadillerini unuttursaydı, bunların da Rumca bilmemeleri gerekirdi. Halbuki böyle bir uygulama tarihimizde görülmemiştir.

Türk Ortodoksları, Bizans döneminde Anadolu’ya gelip yerleşmiş Bulgar, Avar, Peçenek, Uz ve (Kuman) Kıpçak’ların bakiyeleridir. Tarihî olarak Türk ırkından oldukları isbat edilebilen Türk Ortodokslarının “hissî” olarak ne derece Türkleşip Türkleşmedikleri tartışmaya açıktır.

| « Önceki Sayfa « |

Orkun Kutlu
Okur, yazar, çizer, beğenmeyip siler, tekrar karalar... Hayatı, karmaşık bir ifadeler bütünü olarak algılar ve bunların paylaşıldıkça anlam kazandığını bilir. Bazen ağır abi, bazen yaramaz öğrenci gibidir. Düzensizlikte düzeni, sınırlarda sonsuzluğu yakalamaya çalışır. Biraz manyak, bir o kadar filozof kılıklı, en ilginçlikler üzerine kafa yoran, hayata restini çekebilen, takıntılı; ama duygusallıklarıyla bile barışık bir fenomen. İlkel benliğini kuşlara yedirmiş, süper egosunu denizlere atmış bir insan-ı kâmil. Dahası kalabalıklar içinde bir yalnız kurt, kendi medyasını yöneten bir patron, insanlarla kafa bulan akıllı bir yaratık. Kaleminin ucunda bazen çiçekler açan, bazen kanlar damlayan bir yazar. İşte bu benim, giriş cümlelerim...
   
Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.

*

  Yukarı çık!