Mihri Belli

mihri belliMihri Belli, Millî Demokratik Devrim (MDD) önderi olarak tanındı. Kendisinin uzun bir devrimci mücadele ve hapishane hayatı vardır. MDD grubu Osmanlı’yı feodal, Cumhuriyet idaresini de yarı feodal ve emperyalizme bağlı çarpık bir kapitalist düzen olarak niteler. Bu grup, sosyalist ve millî demokratik olmak üzere iki devrim türü kabul eder. Bunun hedefleri de diğerlerinin hedeflerinden farklı değil. MDD grubu, Türkiye’nin henüz sosyalist devrim aşamasına gelmediği kanaatindeler. Çünkü Türkiye millî bağımsızlığına kavuşmamıştır. Dolayısıyla önce tam bağımsız bir toplumun gerçekleşmesi lazım.

Mihri Belli’ye göre, sosyalizm, bir doyma değil, bir hareket kılavuzudur. Sosyalizmde hazır reçeteler (doğmalar) aranmaz, mühim olan onun metodunu benimseyip doğru uygulamaktır. Mihri Belli, Türkiye’nin sömürülmekte olan bir tarım ülkesi olduğunu, toprak mülkiyeti dağılımının adaletsizliğini bir proleter devrimci parti bile olmadığını ifade eder. O, MDD’nin Türkiye’de yerli ortağı olan sermayeye ve onun müttefiki olan tefeci-bezirgan sermayeye karşı yapılacağını savunur. Bu devrimi gerçekleştirecek olanların başında en devrimci ve bilinçli sınıf olan proleterya gelir.

1916 yılında İstanbul’un Silivri ilçesinde doğdu. İstanbul’da Robert Kolej’i bitirdi, İktisat Fakültesi’nde okudu. ABD’de Mississippi Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi (1939). Yurda dönünce İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde asistan oldu (1944). Aynı yıl İlerici Gençlik Birliği kurucularından olarak bir buçuk yıl hapse mahkum oldu. Hapisten sonraki sürgün cezasını çekerken yurtdışına çıktı (1946). Yunanistan’daki İç Savaş’ta (1946-49), gönüllü olarak solcu gerillalarla (Ka, petanioslar) birlikte çarpışmalara katıldı, yaralandı.

1950 yılından sonra Türkiye’ye döndü. Türkiye Komünist Partisi yöneticisi olarak tutuklandı. Yedi yıl hapse mahkum oldu (1951-58). Cezasını tamamladıktan sonra Yeni Yol, Türk Solu, Yön, Aydınlık dergilerinde yazılar yazdı. Yön’de yazdığı yazılarda E. Tüfekçi imzasını kullandı.

“Milli Demokratik Devrim” tezini savundu. 1960, 1968 ve 1969’da verdiği bir konferans ve yazdığı yazılar nedeniyle üç kez tutuklandı, yargılandı. 12 Mart 1971 askeri müdahalesi sırasında tekrar yurtdışına çıktı. 1974 affından sonra döndü ve Türkiye Emekçi Partisi’nin (TEP) kuruluşuna katıldı, genel başkan oldu (1974). İstanbul’da silahlı bir saldırıya uğrayıp ağır yaralandı (1979). TEP 1980’de Anayasa Mahkemesi’nce kapatıldı. 12 Eylül askeri darbesinin ardından yeniden yurtdışına çıktı ve İsveç’te yaşadı. 1992’de ülkeye döndü. Sevim Belli ile evliydi. 16 Ağustos 2011 tarihinde İstanbul’da öldü.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!