Kömür

kömür nedirKömür, modern sanayinin ana ham maddesi, kısacası vazgeçilmez kaynağıdır. Başka bir ifade ile kömür olmaksızın modern sanayinin kurulması mümkün değildir. Bu nedenle Avrupa’daki Sanayi Devrimi, kömürün demiri ergitilmesiye kullanılması ile mümkün olmuştur. Zira önceleri demirin ergitilmesi kömür sayesinde sağlanmıştır.

Üretim ve Kullanma Alanları

Kömür, bünyesinde bulundurduğu fazla miktardaki karbon bileşikleri sayesinde yandığında uzun süre fazla sıcaklık enerjisi vermektedir. Kömürün ilk defa nerede ve nasıl kullanıldığı hakkında kesin bilgi olmamakla beraber, Çin’in Mançurya bölgesindeki bakırı ergitmek için M.Ö. 1100 yıllarında kullanıldığı ve porselenlerin pişirilmesinde faydalanıldığı belirtilmektedir. Nitekim, kömür cüruflarının İngiltere‘ de Manchester civarında M.S. 100 yılında inşa edilen Roman duvarlarında bulunduğu görülmüştür. Amerika yerlileri de kömürü bilmekte ve az miktarda kullanmaktaydılar. Bu ülkede koloni kuran AvrupalIlar, Doğu Pennsylvania’da kömür yataklarının mevcut olduğunu öğrenmişlerdir.

Avrupa’da ormanların tahribini önlemek amacı ile 12. ve 13. yüzyıllarda maden kömürü kullanılmış ve Ruhr havzasından kömür istihsaline 14. asırda başlanılmıştır.

1750’li yıllarda başlayan Sanayi Devrimi’nde kömür, enerji kaynağı olarak buharlı makinelerin çalıştırılmasında kullanılmıştır. Sanayinin İngiltere’den Amerika’ ya geçmesi ile Amerika’da bulunan kömür yatakları işletilmeye başlanmıştır.

Osmanlı da büyük ilgi göstermiş ve Zonguldak çevresine heyetler göndererek kömürün mevcudiyetini tespit ettirmiştir. Zonguldak kömürleri ilk olarak 1839’da işletilmeye başlanmıştır. Cumhuriyet Dönemi’nde 1936’da Zonguldak maden kömürü işletmesi tamamen millileştirilmiştir. 2. Dünya Savaşı’nın başladığı sırada üretim 2.7 milyon tona, 1969’da ise 7.7 milyon tona ulaşmıştır. Son yıllarda ise 3 milyon tonun altına kadar düşmüştür.

Türkiye 8.3 milyar ton rezervle linyit yönünden son derece zengindir. Başlıca linyit yatakları; Soma, Afşin-Elbistan, Çayırhan (Beypazarı), Yatağan (Muğla), Çeltek (Samsun), Gemerek (Sivas), Soma, Tunçbilek, Değirmisaz (Kütahya) ve llgın’da bulunur. Linyit kömürleri elektrik enerjisi üretimimizin bir bölümünü sağlayan termik santralların çalıştırılmasında ve binaların ısıtılmasında kullanılır.

Kömür, ABD, Çin, Hindistan, Almanya gibi birçok ülkenin ana enerji kaynakları arasındadır. Dünyada kullanılan elektrik enerjisinin bir bölümü de, taş kömürü ve özellikle linyit ile çalışan termik santrallerden sağlanır. Örneğin ülkemizdeki enerjinin dörtte bir kadarı taşkömürü ve linyitten ürünlerinden elde edilir.

Kömürün Oluşumu

Kömür, çoğunlukla kara üzerinde gür bitkilerin, özellikle ormanların yetiştiği yerlerde (otokton) ve buralardan akarsular vasıtasıyla taşınan organik maddelerin göl ve bataklıklarda birikmesi (alokton) sonucunda oluşmuştur. Tortul kütleler içindeki organik artıklar, tortul kütlenin basıncı ve bu basıncın oluşturduğu sıcaklıkla âdeta için için yanarak kömüre dönüşmüştür. Kömür oluşumu, milyonlarca yıl süren uzun bir zaman sürecinde meydana gelmiştir.

Kömür çoğunlukla Birinci Jeolojik Zaman’ın (Paleozoyik) Karbonifer devrinde ve Üçüncü Jeolojik Zaman’da (Tersiye’r) oluşmuştur. Karbonifer’de yeryüzünde şimdiki durumla kıyas edilmeyecek derecede zengin bir orman örtüsü gelişmiş ve günümüzde eğrelti otuna benzeyen dev ağaçlar yetişmiştir. Bu ormanlardaki organik artıklarla taşkömürü-antrasit yatakları oluşmuştur.

Üçüncü Jeolojik Zaman’ın özellikle Miyosen-Pliyosen (Neojen) devrinde zengin orman örtüsünün varlığına bağlı olarak linyit kömürleri teşekkül etmiştir. Örneğin ülkemizde, Soma neojen göl havzası civarında tropikal ormanları andıran gür ve çok yoğun ormandan taşınan ve bataklık ortamlarında yetişen bitki artıklarının göl ortamında birikmesi sonucu, çok zengin ve kaliteli olan Soma linyitleri oluşmuştur.

Kömür; binlerce, milyonlarca yıl süren değişik safhalardan geçerek oluştuğu için farklı organik karbonlar içerir. Örneğin turba kömürü, çamurlu göl ve bataklıklarda çeşitli bitki artıklarının yığılması ile birkaç bin yıl önce oluşmuş kömürdür. Turba depoları, zamanın geçmesine paralel olarak basınç ve sıcaklık şartları altında yavaş yavaş yanarak linyit ya da kahverengi kömüre dönüşmüştür.

Linyit, sıcaklık ve basınç şartlarına uğramasıyla “bitümlü kömür”e dönüşmüştür. Bitümlü kömürde, linyite nazaran karbon miktarı yüksek ve su içeriği ise düşüktür. İçinde uçucu gazların çıktığı ve karbson oranının yüksek olduğu kok kömürü kalitesinde olan kömürler, demir cevherinin ergitilmeslnde kullanılır.

Bazı kömürler de sert, siyah ve yüzeyleri parlak olup bünyelerinde yüksek miktarda tutulmuş (fikse edilmiş) karbon bulunur. Genellikle tozsuz ve dumansız olan bu kömüre taşkömürü ve yeryüzünde rezerv yönünden yetersiz olan fakat taşkömüründen daha kaliteli olan kömüre de antrasit denilir. Bu kömürler Karbonifer döneminde oluşmuştur; yer hareketlerinin oluşturduğu doğal basınç sonucu kömürün bünyesinde bulunan uçucu gazlar uzaklaşmış ve kömüre tutulan karbon miktarı fazlalaşmıştır. Kömürün kalite ve kalorisi, kömürün bünyesindeki CC>2, CH4 ve su miktarına bağlıdır. Kömürden su azaldıkça kömürdeki karbon miktarı artarak kömürün kalitesi yükselir. Bu da zamana bağlı bir olaydır. Bu yüzden Paleozoyik’te oluşan kömürler (taşkömürü), Üçüncü Jeolojik Zaman kömürü olan linyitlere nazaran her yönden daha kalitelidir.

Kalorisi çok yüksek olan bu kömür, önceleri buharlı lokomotiflerde ve evlerin, şehirlerin ısıtılmasında yaygın olarak kullanılmakta idi. Hâlen ağır demir sanayisinin ana maddesi olup, demir cevherinden demir elde edilmesinde ve çelik üretilmesinde kullanılır.

Kömürün Jeolojik ve Coğrafî Lokasyonu

Diğer maden yataklannda da olduğu gibi, kömürün bulunduğu tabakanın kalınlığı, tabakanın yüzeye yakınlığı ve aynca kömürlü tabakanın eğimli, kömür işletmeciliğini ve verimini doğrudan etkiler. Şöyle ki, şekil 4.4 ve 4.5’de görüldüğü gibi, yatay ve kalın tabakalı olan kömürler, eğimli olan ve derinlere doğru uzanan kömür sahalarına göre daha kolay işletilir. Kömürün bulunduğu tabaka kıvrımlı ve yüzeyden derinlere doğru devam ediyorsa işletilmesi zorlaşmaktadır. Kömür işletmeciliği, çok zor ve ileri teknik isteyen bir iş koludur. Aynca kömür ocaklarında grizu denilen yanıcı gaz çıkmaktadır. Bu nedenle kömür ocaklarında dikkatsizlik ve yeterli tebirlerin alınmaması ölümle sonuçlanan kazalara neden olmaktadır.

Dünyadaki Ana Kömür Yatakları ve Üretimi

Dünyanın hemen her tarafında bulunan kömür yataklarının ancak bazıları büyük rezerve sahip kaliteli kömür yataklarını oluşturmaktadır. En büyük kömür yataları, ABD, Çin, Rusya, Kazakistan, Kanada, Almanya, Birleşik Krallık, Polonya ve Güney Afrika’dadır. 2008‘de dünyada 6 milyar tona yakın üretilen kömürün yaklaşık yarısı Çin’e, altıda biri ABD’ye aittir. Önde gelen diğer ülkeler; Hindistan, Avustralya, Endonezya, Güney Afrika, Rusya, Kazakistan, Polonya ve Kolombiya’dır.

ABD: Bu ülke, dünyanın en zengin ve geniş kömür yataklarına sahiptir. Appa-laş dağları boyunca uzanan kömür yatağının büyük kısmı, yüksek graviteli bitümlü kömürdür. İkinci bir kömür yatağı ise iç kısımda Michigan (Mişigan)’dan Texas’a kadar uzanan bölgede bulunan bitümlü kömürler yaygındır. Hâlihazırda ABD’de bol miktarda üretilen kömürler, Göller Bölgesi’nde yer alan ağır sanayide kullanılır.

AVRUPA: Ana kömür yatakları; Birleşik Krallık, Almanya, Belçika, Fransa, Polonya ve Rusya’da bulunur. Küçük ve dağınık yataklar ise Akdeniz’den Baltık Denizi’ne, Atlantik Okyanusu’ndan Ural Dağlar’ına kadar olan sahada yer alır.

Çok zengin kömür yataklarına sahip olan Birleşik Krallık’tan daha birkaç asır kömür üretilebilecektir. Bu ülkedeki ana kömür yatakları Penin (Pennine) Dağları ile Güney Galler arasında uzanır. Diğer önemli yataklar iskoçya’nın merkezi alçak sahalarında bulunur.

Almanya’da ana kömür yatağı, Ruhr vadisindeki VVestfalien Kömür Havzası’dır. 1870’den 1914’e kadar Almanya, Ruhr Kömür Havzası’ndan kömür ve Loren Havzası’ndan demir cevheri çıkararak modern ve ağır sanayinin temelini atmıştır. Fransa-Almanya sınırındaki Saar Havzası ile Avrupa kıtasının kömür yönünden en zengin bölgesini teşkil eden Ruhr havzalarından kömür çıkarmaktadır.

Ukrayna’da kömür yatakları, Donets Havzası ve Azak Denizi’nin kuzeyinde bulunur. Bu kömürlerin bir kısmı kok kalitesindedir, Rusya Federasyonu’nda kömür yatakları Moskova’nın ve Ural Dağlar’ının güney kesimlerinde yer alır.

Belçika ve Fransa, Belçika’nın orta ve Fransa’nın kuzey kesimi arasında uzanan Sambre-Meuse kömür yatağını paylaşır. Daha küçük kömür yatakları, Belçika’nın kuzeydoğusunda ve Fransa’nın birkaç yöresinde özellikle Masif Santral’ın kenarlarında Lorranie (Loren) ve Saar havzalarında bulunur.

ASYA: Kömür yataklarının başında Sibirya, Çin ve Hindistan gelir. Az miktarda kömür ise dağınık hâlde Japonya ve Anadolu’dan üretilir. Rusya’da Trans-Sibirya Demir yolu ana hattının güneyinde ve Sayan Dağlarının eteklerinde Obi Havzası’nın güneydoğu kısmında Kuznetsk (Kuzbas) ve Angara havzalarından da kömür çıkarılır. Diğer önemli kömür havzaları ise Güney Sibirya’da Baykaş Gölü ile Büyük (Pasifik) Okyanusu arasında, Sibirya’nın orta kesiminde ve tundraların kenar bölgelerinde bulunur. Buralardan çıkarılan kömür Rusya’da yeni sanayi tesislerinin kurulmasını sağlamıştır.

Çin’deki önemli kömür yatakları Şansi ve Şensi bölgelerinde, Kuzey Çin Ovası’nm batısında Güney Mançurya’da bulunur.

Hindistan’da kömür yataklarının çoğu Kaiküta’nın batısında, Hint Yarıma-dası’nın en kuzeydoğusunda, güneybatısında ve merkezi kesiminde yer alır. Hindistan’ın sanayi merkezi ise Damodar kömür sahasında kurulmuştur.

GÜNEY YARIM KÜRE: Güney Afrika ve Avustralya’da zengin kömür yatakları vardır. Avustralya’nın kömürü kok yapılan kömür kalitesindedir. Ana kömür sahası bir liman şehri olan Sydney’in kuzeydoğusundaki Newcastle ve Brisbane civarındadır. Avustralya’ daki Newcastle adını, Ingiltere’deki kömür madeni kenti olan New Castle’dan alınmıştır. Güney Afrika’da Natal veTransvai kesiminde kömür üretilir.

Güney Amerika ise kömür yönünden fakir olup, burada kömür sadece orta Şili, Peru ve Kolombiya Andlarından çıkarılır. Brezilya’nın güney kesiminde düşük kaliteli büyük kömür yatakları vardır.

 

>> Enerji Kaynakları'na Geri Dön <<

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!