Güneş’ten Gelen Enerjinin Atmosferdeki Kayıpları, Yansıma

Güneş radyasyonu, atmosferin yoğun olan alt kesimlerinde yayılma ve dağıl­maya uğrayarak 0.4-0.7 mikron arasında uzun dalga boylu görülebilir ışığa dönü­şür. Özellikle Troposfer’de toz parçalarının olduğu yerlerde ışığın dağılması daha mükemmel olarak meydana gelir. Işığın bu dağılma olayına difüz refleksiyon (yansıma) denir. Dağılma ve yayılma sonucunda Güneş’ten gelen enerjinin bir bölümü tekrar uzaya dönerken bir bölümü de dünya yüzeyine ulaşır. Işında mey­dana gelen yansıma bazı renklerin değişmesini de sağlar.

Örneğin açık bir hava­daki mavi gökyüzü ve deniz mavi dalga boyundaki ışıkların yansımasıyla ilgilidir. Bunun yanında kırmızı dalga boylu ve kızılötesi (infrared) ışıklar daha az dağılmaya uğrar. Güneş ışıklarının batarken kırmızı olarak görünmesi, kırmızı ışıkların bir bölümünün doğrudan gelen ışığın saparak yansımasından kaynaklanır.

Bütün kısa dalga boylu ışınların yayılmasının sonucu güneş enerjisinin bir kısmı uzaya doğru geri dönerek kaybolur. Buna karşılık dağılmış olarak gelen kısa dalga boylu enerji ise doğrudan dünya üzerine ulaşır. Işığın yayılması, güneş ışığının doğrudan gelmediği sahalarda aydınlanmayı da sağlar.

Yeryüzünün ısınmasında uzun dalga boylu enerjiyi emen karbondioksit, su buharı, diğer gaz molekülleri ile toz parçala­rının miktarı ve dağılışı son dere­ce önemlidir. Havada tutulan enerji miktarı, kuru hava ve açık gözyüzü şartları altında ortalama % 10’a kadar düşer, bulutlar mevcut olduğunda ise % 30’a kadar yükselir.

Gökyüzü açık olduğunda Güneş’ten gelen enerjinin % 80 kadarı dünya yüzeyine ulaşır. Bu nedenle yeryüzünde sıcaklığın tutulması ve sıcaklığın gün, ay ve mevsim içinde değişmesinde havada bulunan su buharı ve bulutluluk son derece önemlidir. Bulutlar, güneş radyasyonun % 30-60’ını yansıtır; % 5-20’sini tutar. Yoğun bir bulut tabakası, Güneş’ten gelen doğrudan radyasyonun zemine ulaşmasını engeller, ayrıca yüzeyden yansıyan uzun dalga boylu radyasyonun da tutulmasını sağlar.

Bir yüzey üzerinde gelen enerjinin yansıya enerjiye oranına albedo denir. Albedo oranı, güneş enerjisine maruz kalan bir yüzeyin ısınması açısından son derece önemlidir. Yüzeyin ısınması, güneş radyasyonunun geliş açısına ve rengi­ne bağlı olarak önemli ölçüde değişir. Örneğin su üzerinde yansıma radyasyon dik geldiğinde % 2, eğik açıyla geldiğinden % 50’den fazladır. Başka bir anlatımla güneş ışınları ne kadar eğik gelirse su yüzeyinde yansıma o kadar fazla olur, bu nedenle suyun ısınması azalır. Açık renkli cisimlerde albedo fazla koyu renklilerde ise azdır. Örneğin taze kar örtüsünün albedosu % 75-90 arasında değişir.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!