Fonksiyonlarına Göre Kent (Şehir) Tipleri

kent tipleri1. Tarım kentleri: Esasen sadece tarımsal faaliyetlere bağlı olarak bir kentin ortaya çıkması mümkün değildir. Ancak Kuzeybatı Avrupa ve Amerika’nın dışındaki bölgelerde çoğunlukla tarımsal sahalarda, küçük merkezler zamanla gelişerek kent hâline gelebilmektedir. Bu kentlerin büyüklüğünü tarımsal alanın genişliği ve verimliliği etkilemektedir. Böyle yerleşim birimleri genellikle, çevredeki kır yerleşmelerinden gelen ihtiyaç fazlası tarımsal ürünlerin pazarlandığı, ham maddelerin basit sanayi tesislerinde yarı işlenmiş ve işlenmiş hâle getirildiği ve çoğunlukla atölye tipi tesislerin yer aldığı (demirci, çeşitli tamirhaneler) kentlerdir. Zamanla tarım ürünlerini işleyen tesislerin kurulması, kente bir ayrı üretim ve sanayi fonksiyonu sağlamaktadır. Bu tip kentler, ülkemizde çok yaygındır. Verimli tarım alanlarına sahip Turgutlu, Tire, Ödemiş vb. bu gruba girmektedir. profil çıkarma

2. Ticaret ve liman kentleri: Çeşitli mal ve ürünlerin toptan pazarlandığı kentlere ticaret ve liman kentleri denilir. Bu kentlerde hem kentte üretilen hem de yakın çevreden gelen çeşitli ürünler pazarlanır. Böyle merkezler genellikle geniş bir hinterlanda sahip olup, karaların iç kısımlarında yolların düğümlendiği yerlerde ve limanlarda kurulmuşlardır. Buna örnek olarak İstanbul, İzmir, İskenderun ve Bandırma verilebilir. Özellikle İzmir’de Ege Bölgesi’nde üretilen sanayi ve tarımsal ürünler yurt içine yurt dışında pazarlanır. Genellikle İstanbul’daki limanlarla kent içi ve yakın çevresinde üretilen ürünler yurt içine ve yurt dışına, yurt dışından gelen ithal malları da hem Anadolu’da hem de İstanbul’da pazarlanır. topoğrafya haritası

ABD’de New York, Asya’da Singapur, Şanghay, Bangkok, Kalküta, Karaçi, Pasifik kıyısında Lima, Guayaquil, Kuzeybatı Avrupa kıyısındaki liman kentlerinin çoğu (Bremen, Hamburg, Amsterdam, Le Havre, Rotterdam vb.), Akdeniz kıyısındaki birçok kent (İskenderiye, Barselona, Tunus, Marsilya, Atina) birer liman ve ticaret şehri hüviyetindedir; bazıları millî, bazıları da uluslararası ihtiyaçlara cevap vermektedir. Örneğin Fransa’nın bir limanı olan Marsilya, aynı zamanda İsviçre’nin de limanıdır. Keza Anvers (Antverpen) sadece Belçika’nın değil Almanya’nın özellikle Ren-Westfalya sanayi bölgesinin bir kapısıdır. Son yıllarda Körfez ülkelerinde Dubai, Abudabi, Küveyt, Dahran gibi ticarete dayanan kentler gelişmektedir. diyagramlar

Birer ticaret merkezi olan limanlar, siyasî-askerî bakımdan da büyük önem taşımaktadır. Örneğin bazı limanlar, deniz üssü olarak da kullanıldığı için stratejik bakımdan önemlidir. araz elses

3. Turizm kentleri: Çok sayıda turistin doğadan faydalanmak, sportif faaliyetler yapmak, dinlenmek ve tarihî eserleri ziyaret etmek amacıyla geldikleri merkezlerdir. Böyle merkezlerde ulaşım, ticaret, bankacılık gibi hizmet sektörlerinin de canlanması ile turizm kentleri ortaya çıkmıştır. Alplerde kış sporlarıma yapıldığı yerler ile tarihî eserler bakımından zengin olan Mısır’ın Luksor kenti, turizm sayesinde gelişme göstermiştir. Antalya; tarihi eserleri, doğa güzellikleri ve uzun bir denize girme dönemi sayesinde gelişen tipik bir turizm kentidir. atmosferin ısınması

4. Sanayi kentleri: Bir ve daha fazla sanayi kolunun (ağır sanayi, madencilik, petrokimya, tekstil vs.) faaliyet gösterdiği ve sanayiye bağlı olarak kurulup gelişen yerleşmelere sanayi kentleri denilir. Bu kentler aynı zamanda işçi nüfusunun fazla olduğu merkezleri de oluşturur.

Örneğin Kuzey Batı Avrupa ve ABD’nin kuzeydoğu kesimindeki kentlerin büyük bir kısmı çeşitli sanayi kollarının bulunduğu kentlerdir. Ülkemizde İzmit (petrokimya ve otomotiv), Karadeniz Ereğlisi ve Karabük (demir-çeük), Karabük (demir-çelik), Batman (petrokimya), Zonguldak (maden kömürü), Aliağa (petrokimya, demir-çelik) birer sanayi şehri olarak dikkate alınabilir.

Sanayi kentlerinin ortaya çıkışı, Sanayi Devrimi’yle sanayi tesislerinde çalışan işçilerin artması ve başta ticaret olmak üzere diğer hizmet sektörleri de gelişme göstermesiyle başlamıştır. Bazı kentlerde başlangıçta ticaret sanayiyi desteklemiş; fakat zamanla artan sanayi ürünleri üretimine bağlı olarak bu kez sanayi ürünleri ticareti ivme kazandırmıştır. Sanayi fonksiyonunun önde olduğu kentleri, madencilik kentleri ve imalât kentleri olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.

a. Madencilik kentleri: Çeşitli madenlerin çıkarıldığı ve işlendiği merkezlerde, madencilik faaliyetlerine bağlı olarak nüfus artmakta ve madenciliğe dayalı fonksiyonlar ağır basmaktadır.

Dünyada kömür, demir ve diğer maden yataklarının bulunduğu sahalarda önemli kentlerin mevcut olduğu görülür. Örneğin, Almanya’da Ruhr kömür havza sındaki Essen, ABD’de Appalaş kömür havzasına kurulmuş kentler, Güney Afrika’da Johannesburg, petrol sahalarında Bakû, Orta Doğu’da Küveyt, Musul, Dubai, Abudabi, Abadan vb. sayılabilir. Çöller kadar, soğuk bölgelerde bulunan maden yatakları da yerleşmeye elverişli olmamasına rağmen küçük ölçüde de olsa kentlerin kurulmasına neden olmuştur. İskandinavya ve Baltık bölgesinin kuzeyinde Kiruna, Labrador’da Schefferville, Kuzey Kutup dairesi ötesindeki Kiruna demir madenleri işletilmesi ile kurulmuştur. Tibet platosunda Golmut, kent olma özelliğini buradan çıkarılan doğal gaza ve tuz üretimine borçludur. Sadece maden çıkarma ve işletmeye dayanan kentler, diğer kentler gibi uzun ömürlü değildir. Maden ocaklarında verim düştüğünde ve kapandığında kent önemini önemli ölçüde kaybetmektedir. Buna örnek olarak Zonguldak verilebilir.

b. Asıl sanayi kentleri: Herhangi bir yerde çok farklı sanayi kollarının faaliyet göstermesi, kentlerin kurulması ve gelişmesinde son derece önemli rol oynamakta ve beraberinde kentçiliğe farklı boyutlar getirmektedir Bu kentleri; demir-çelik, makine, metal, otomotiv, petrokimya, tekstil, gıda maddeleri, taşa toprağa dayanan sanayi gibi çeşitli sanayi kollarının kurulduğu yerler oluşturur. Sanayi kentlerinin büyük bir bölümü de, ham maddenin üretildiği sahalarda merkezileşmiştir. Meselâ ağır demir-çelik sanayi, demir ve kömür yataklarının olduğu yerlerde gelişmiş ve buna bağlı olarak kentler de kurulmuştur. Örneğin ABD’nin Göller Bölgesi’nde, Almanya’da Ruhr, Ukrayna’da Donets ve Doğu Sibirya’da Kuzbas kömür havzalarında sanayi kentleri yer almaktadır. Bilhassa maden yataklarının olduğu sahalarda kurulan çeşitli fabrikalardan dolayı sanayi kentlerinin sayısı ve nüfusları hızla artmıştır. Söz gelimi, Rusya’da Orta Urallarda 1914’te 9 olan kent sayısı 1939’da 43’e, Dombass-Donets’te 1914’te 5 olan kent sayısı 52’ye çıkmıştır.

Ülkemizde yeni kurulan sanayi tesislerine bağlı olarak eskiden köy ve kasaba niteliğinde olan bazı yerleşmeler hızla gelişerek birer sanayi şehri hâline gelmiştir. Bunların başında, petrokimya tesislerinin bulunduğu İzmir Aliağa ve İzmit, demir-çelik sanayinin yer aldığı Karadeniz Ereğlisi ve İskenderun sayılabilir.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!