Erkek Çocuklarda Ergenlik

Bu dönemde testisler ve penis belirgin bir büyüme göstererek normal boyutlarına erişir. Hormonal salgılar artar. Gırtlakta tiroid kıkırdağın oluşturduğu bir çıkıntı görülür. Önce kasıklar çevresinde, sonra göğüs üzerinde, kollarda, bacaklarda, koltuk altlarında ve nihayet yüzde tüylenme başlar, sakallar çıkar. Ses değişerek daha kaim ve kuvvetli bir hale gelir.

Daha sonraları da bir gece birdenbire, ya da mastürbasyon esnasında erkek çocuk ilk defa boşalır.

Vücudunu Yaşamakerkeklerde ergenlik

Kontrol edemediği bütün bu değişiklikler erkek çocuğu, gerek kendi kendisi, gerekse etrafıyla çelişkili bir ilişki içine sokar. Büyük coşkunlukları genellikle ruhsal çöküntü dönemleri izler. Bütün bu fi-
zik değişiklikler çok yavaş ve düzensiz olarak seyreder; aralardaki geçiş dönemlerinde sivilceler görülür. Aynanın yansıttığı bu çok sıska ya da şişko olabilecek görüntüsü, çocuğun kendi kafasında çizdiği resme hiç benzemez. Bu tür bozukluklar başka yaşlarda da görülebilir, fakat ergenlik dönemi kişinin özellikle zayıf ve kolay etkilenebilir olduğu bir dönemdir.

• ailelerin şuurlu ya da şuursuz davranışlarıyla istenmediğini hiçbir zaman hissetmemiş olan çocuklar;

• ailelerin kendi çelişkilerini aktarmadıkları çocuklar;

• ailelerin kendi vücutları ve cinsellikle ilgili sorunlarını hissettirmedikleri çocuklar;

• kendisinden hiçbir zaman ısrarla, büyümesi, gelişmesi, ya da yaşıtlarından üstün olması beklenmemiş olan çocuklar, daha dengeli ve emin bir çocukluk devresi yaşamış olduklarından, ergenlik dönemini de rahat geçirirler.

Amerikalı psikiyatr Schonfeld fizik yapıları ve görünümleri üzerinde bozukluklar gösteren 200 kız ve erkek çocuk üzerinde yaptığı incelemelerle bu sonuçlara ulaşmıştır. Çeşitli sosyal şartlanmalar da yetişme yolundaki bu çocukların kendi yapılarını çizmelerinde önemli rol oynarlar: Sinema, televizyon, reklamlar ve karton filmler onların kendilerine model olarak alacakları çağdaş kahramanlarla doludur.

Korku Çağları

Çocuğun korkuları arasında penisin boyu önemli bir yer tutar. Çeşitli korkularla dolu olan ergenlik dönemi, aynı zamanda -seninki benimkinden daha büyük- gibi kıyaslamaların da zamanıdır. Küçük penis saplantısı, iğdiş edilme korkusunu zor bastıran, birçok yetişkin erkekte de görülür. Yeni yetişen çocukta bu kaygı gizli duygulara yol açar, çocukta yaradılıştan gelen utanma hissi aile ve arkadaşlar önünde çıplak görülmekten dehşet duymaya kadar varır.

Ereksiyon şekli ve boşalan sıvı miktarı da aynı türden problemler yaratır. Bunlar sadece kontrol altında bulundurulabilecek mastürbasyon sırasında değil, halk arasında “kirlenme” olarak nitelenen gece rüyaları esnasında da oluştukları için, çocuk ne kadar normal olduklarını bilemez. Ona erkekliğini kanıtlayan bu boşalma beraberinde birçok soru da getirir ve çocuk ancak çevre, eğitim ve sağlam bilgilerle, durumu anlayıp, kabul etmeyi öğrenir. Bazı hallerde içi boşaldığı için öleceği korkusuna kapılsa bile, çocuk yavaş yavaş, henüz belirsiz olan bu zevke kendini alıştırır.

Ses ve Sakal

Her sabah ve hatta günde birkaç kere traş olmak her erkeğe vergidir. Yeni yetişen çocuk için vücudun çeşitli kısımlarında belirmeye başlayan kıllar, erkekliğin önemli göstergeleridir. Ses tonunun değişime uğraması birkaç ay alır, bu arada çıkarılan ince veya kaim tonlar çoğunlukla büyük rahatsızlık verir. Büyüyen gırtlaktaki kıkırdakların oluşturdukları çıkıntı erkeklik yolundaki diğer bir önemli aşamadır. Çocuktaki utangaçlık ve suskunluk devreleri çoğunlukla ses tellerinin ona ihanet edebileceği korkusundan doğar.

Burada bahsedilmesi gereken diğer bir konu bazan tek, çok defa da iki memede görülen reaksiyonlardır. Meme şişer, dokununca acır ve etrafındaki koyu renkli kısım genişler. Ergenlik sırasındaki hormo-nal değişiklikler sonucu ortaya çıkan bu durumu gerçek “jinekomasti” ile karıştırmamak gerekir. Jinekomasti erkekteki meme bezlerinin aşırı gelişmesidir. Ergenlik sırasındaki reaksiyonlar ise tamamiyle normal olup, ne bir tümör, ne de kadınlaşma belirtisidir; bunlar, vücut hormonal dengeyi sağlar sağlamaz kendiliklerinden kaybolur.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!